• Soru sorabilmeniz için KAYIT olmalısınız.

Ritüel Kaynak

kaynak

Yorumlarım resmi kazılar için geçerlidir.
Moderatör
Katılım
17 Kas 2018
Mesajlar
5,233
Beğeni
2,054
Puanları
113
Yaş
50
Kardeş senin tanrinda bu güç varmı. Halbuki bildiğimiz bütün güçlerin sahibi malikulmulk olan Allah CC dur. Şaştım senin tanrın gücüne. Iyisin tanrı çocuğu.
120 sayfayı okudum boş reklâm kokan muhabbet. Boşuna geçen zaman kaybı.
Delinin biri kuyuya bir taş atmış. Akıllı geçinenler anlamaya çıkarmaya çalışıyor. Bu insanlar ne kadar yağcı dalkavuk olmuş.

Madde 1.
Sayfanın adı "ritüel kaynak" bunun ne manaya geldiği bilmediğiniz için google amcadan araştırma yapabilirsiniz.

Madde 2.
Sayfa ve içerikliği; burası bir ürün pazarlama / tanıtma departmanı değildir.

Madde 3.
Ritüel bilgilere ilgilisi olur olmaz saygı duyulur. Zorunlu bir giriş sayfası değildir.

Madde 4.
Bakar incelersiniz istediğiniz bilgiler varsa alırsınız yoksa yoluna devam eder yürürsünüz.
Aklınıza takılan olursa sorarsınız bizde bilgimiz dahilinde yardımcı olmaya çalışırız.
Edinilmiş bilgiler konusunda başkalarını eleştirme hakkını size kimse vermiyor.!

Mademki kendinizi çok akıllı görüyorsunuz o zaman element dizininden bir formül çıkarmayı becerebilirsiniz...

Daha niye konuşuyorsunuz anlamış değilim.
 
Son düzenleme:

BulursamKader25

Yaptigim Yorumlar Resmi Kazilar İcin Gecerlidir.
Yönetici
Co Admin
Katılım
27 Ocak 2016
Mesajlar
9,175
Beğeni
1,746
Puanları
113
Yaş
51
Konum
Konya-Kırıkkale
Kardeş senin tanrinda bu güç varmı. Halbuki bildiğimiz bütün güçlerin sahibi malikulmulk olan Allah CC dur. Şaştım senin tanrın gücüne. Iyisin tanrı çocuğu.
120 sayfayı okudum boş reklâm kokan muhabbet. Boşuna geçen zaman kaybı.
Delinin biri kuyuya bir taş atmış. Akıllı geçinenler anlamaya çıkarmaya çalışıyor. Bu insanlar ne kadar yağcı dalkavuk olmuş.
Hickimse bu sitedeki kardaslarimiza boyle hitap edemez. Site kurallari geregi kendisini 1 hafta uzaklastirmistim. Tekrar okuyunca bu tip bakis acisinda olan birisi siteye geri dondugunde duzelmeyecegini tecrube ettigimden suresiz banladim.
 

odin

Editör
Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
26 Tem 2014
Mesajlar
852
Beğeni
177
Puanları
43
Konum
Her Sey Cok Guzel Olacak...
Kardeş senin tanrinda bu güç varmı. Halbuki bildiğimiz bütün güçlerin sahibi malikulmulk olan Allah CC dur. Şaştım senin tanrın gücüne. Iyisin tanrı çocuğu.
120 sayfayı okudum boş reklâm kokan muhabbet. Boşuna geçen zaman kaybı.
Delinin biri kuyuya bir taş atmış. Akıllı geçinenler anlamaya çıkarmaya çalışıyor. Bu insanlar ne kadar yağcı dalkavuk olmuş.
Tanrinin ne demek oldugunu bilemiyorsan arastirabilirsin. Ben tanrinin bir kuluyumda biz sana ne cocugu diyecegiz madem tanrilarimiz farkli?
 

kaynak

Yorumlarım resmi kazılar için geçerlidir.
Moderatör
Katılım
17 Kas 2018
Mesajlar
5,233
Beğeni
2,054
Puanları
113
Yaş
50
Kutlu Doğum...

Bizleri yoktan var eden varlığından haberdar eden, bizleri İslam nuru ile müşerreflendiren ,bizleri Müslüman bir anadan ve Müslüman bir babadan dünyaya getiren ve bizleri bu mübarek saatte bu mübarek çatı altında toplayan yüce mevlaya hamdü senalar olsun bütün selatü selamlar Efendiler efendisi sevgililer sevgilisi hz. Muhammed (AS) üzerine olsun. İnananlar İçin Eşsiz Bir model ve İdeal Örnek:

وَمَا أَرْسَلْنَاكَ إِلَّا رَحْمَةً لِّلْعَالَمِينَ

Biz seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik. (Enbiya, 21/107)

Din, insanın sadece Allah ile ilişkilerini değil, aynı zamanda hem diğer insanlarla hem de âlem ile ilişkilerini düzenlemek üzere, Allah tarafından konulmuş olan değerler manzûmesidir.

Bu tariften de anlaşılacağı üzere, din, insanın âhlâkileşmesi, bir başka deyişle insanileşmesi içindir.

اَلَّذى خَلَقَ الْمَوْتَ وَالْحَيوةَ لِيَبْلُوَكُمْ اَيُّكُمْ اَحْسَنُ عَمَلًا وَهُوَ الْعَزيزُ الْغَفُورُ

"Allah ölümü ve hayatı, hanginizin daha güzel davranışlarda bulunacağını imtihan etmek için yarattı" (Mülk, 67/2) ayet-i kerimesi, dinin gayesinin insanı ahlâkî olgunluğa ulaştırmak; insanı, "insan-ı kamil" haline getirmek olduğunu gösterir.

Yüce Allah, insan için gerekli olan her şeyi, bir taraftan vahiy ile bildirmiş; diğer taraftan da peygamberler vasıtasıyla, bildirdiklerinin sosyal hayata nasıl geçirileceğinin somut örneğini göstermiştir.

İlk insanın aynı zamanda ilk peygamber olmasının, gözardı edilmemesi gereken bir manâsı vardır. Bu mana insan adı verilen varlığın din olmaksızın, insanlığını tam olarak gerçekleştiremeyeceğidir.

Dinin insana ulaşması ve öğretilmesi konusunda peygamberin önemi son derece büyüktür.

Dini koyan Allah'tır, ama onu eksiksiz bir şekilde insanlığa sunan peygamberdir.

Dini değerleri hayatında yaşantı haline dönüştürebilmesi için de insanın, peygamberin örnekliğine ihtiyacı vardır.

Geçmiş zamanlarda insanların problemleriyle ilgilenen şüphesiz başka insanlar da vardır.

Krallar, komutanlar, topluma yön verme iddiasıyla sistemler kuran filozoflar, fikir adamları, şairler ve daha niceleri gelip geçmişlerdir. Fakat bunların hiçbiri insanlara mutluluk getirme yönünden peygamberlerle mukayese edilemez.

Şüphesiz bunlar arasında insanlara faydalı olanlar da çıkmıştır. Fakat peygamberlerin bıraktığı derin izi, hiç biri bırakamamıştır. Çünkü onlar, topraklara sâhip olma, ülkeleri fethetme, düşmanına galip gelme, insanlara hükmetmenin ötesinde, insanın öz cevherini görememişler, adeta onu hiç hesaba katmamışlardır. Bu sebeple denilebilir ki, tarih boyunca dünyanın her yerinde görülen, hayır, ahlak, vicdan, adalet, merhamet, şefkat tezâhürleri, Allah'ın irşad ve hidayetine, peygamberlerin ilâhi dâvetine dayanır. Çünkü dünya ne kadar geniş olursa olsun, her tarafa o yüce insanların daveti ulaşmış, bütün milletler o ulvi yol göstericilerin hayata mutluluk müjdesi veren seslerini duymuşlardır.

Bu hakikat Kur'an-ı Kerim'de şöyle ifade edilmektedir:

وَاِنْ مِنْ اُمَّةٍ اِلَّا خَلَا فيهَا نَذيرٌ

"Hiçbir millet yoktur ki, içlerinden bir uyarıcı peygamber gelmiş olmasın." (Fâtır, 35/24)

وَلِكُلِّ اُمَّةٍ رَسُولٌ فَاِذَا جَاءَ رَسُولُهُمْ قُضِىَ بَيْنَهُمْ بِالْقِسْطِ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

"Her ümmetin (Allah'ın emirlerine davet eden bir yol gösterici) peygamberi mevcuttur..." (Yûnus, 10/47)

مَّنِ اهْتَدَى فَإِنَّمَا يَهْتَدي لِنَفْسِهِ وَمَن ضَلَّ فَإِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَا وَلاَ تَزِرُ وَازِرَةٌ وِزْرَ أُخْرَى وَمَا كُنَّا مُعَذِّبِينَ حَتَّى نَبْعَثَ رَسُولاً

Kim hidayete gelirse kendisi için hidayete gelmiş olur, kim de saparsa kendi aleyhine sapar. Hiçbir günâhkâr, başkasının günâh yükünü taşımaz. Biz elçi göndermedikçe azâb edecek değiliz. (İsra, 17/15)

Gerçekten peygamberler kalpleri ıslâhla uğraşmışlar, kalplerden hasedin, fesadın, şerrin kökünü kazıyıp atmak için çalışmışlardır.

Gönülleri büyük ihtiraslardan, hudutsuz isteklerden temizleyip kurtarmak için yol göstermişlerdir.

Onların bu asil gayreti olmasaydı, şüphesiz yeryüzü bugünkünden çok daha karanlık, çok daha sıkıntılı; problemler bugünkünden çok daha büyük olurdu. Bu sebeple insanlık, o büyük yol göstericilere çok şey borçludur. İlk peygamber Hz. Adem ile son peygamber Hz. Muhammed arasında binlerce peygamberin gönderildiği rivayet edilir. (Geniş bilgi için bkz. Abdulkâhir el Bağdâdî, Usûlud'din, İst. 1928, s:157)

Kâinat ve beşeriyetin yüzyıllardır yolunu gözlediği o Peygamberler Peygamberi’nin doğum günüdür bugün. Hz. İbrahim’in duası, Hz. İsâ’nın müjdesi ve dedesi Abdülmuttalip ve annesi Âmine’nin rüyasıdır.

Doğduğunda sünnetli ve göbek bağı kesilmiş vaziyetteydi. Sırtında, iki kürek kemiği arasında, tam kalbinin hizasında peygamberlik mührü “Hâtem–i Nübüvvet” vardı.Dedesi Abdülmuttalip adını Muhammed koymuştu. Övülen demekti. Zira onu Allah övmüştü; melekler, insanlar ve cinler de övecekti. Sonra o Nur topunu alarak Kâbe’ye götürdü ve Allah’a duada bulundu: “Bana bu temiz çocuğu ihsan eden Allah’a hamdolsun!” dedi.

Sevgili Peygamberimizin dünyaya teşrif etmelerinden önce tam bir karanlık vardı. Devir cehalet çağını yaşıyordu. Mekkeliler Hz İbrahim’in öğrettiği dinin bozulmuş halini yaşamaya devam ediyorlardı. Hakka batıl bulaştırdıkları için müşrik olmuşlardı. Allah’a inanıyorlar ama putların, Allah ile aralarında aracı olduğuna inanıyorlardı. Meleklere inanıyorlar ama melekleri Allahın kızları olarak görüyorlardı. Peygamberlik mefhumu da vardı, zira Allah, peygamber gönderecek olsaydı bu kavmin ileri gelen efendilerine gönderirdi diyorlardı. Hac vardı, kurban vardı vs.

İnsanlar birbirlerini öldürmekten dolayı şeref duyuyorlar, kız çocukları kendilerinden utanç duyulduğu için toprağa diri diri gömülüyor, kadınlara hak verilmek miras verilmek şöyle dursun kendileri mirasa konu oluyorlar, Ahlaksızlık, alkol tüketimi, kumar ve fuhuş yayılmıştı. Bazen doğan çocukların babası tahmini olarak tespit ediliyordu. haksızlık, kibir, gasp, yağma, kaos almış başını gitmişti. Kabilecilik duygusuyla haram aylar dışında durmadan savaşıyorlardı. Ticaret kervanları soyuluyor, zorba ve zalimlerin yaptıkları yanına kalıyordu.

İnsanlık yeni bir elçiye, yeni bir peygambere muhtaçtı. Günler, ne günlerdi, yâ muhammed,

Hz. Peygamber (s.a.s.)efendimizin dünyaya gelişlerinden önce müjdesi Tevrat’ta ve İncil’de verilmişti. Kuran’ı kerim bu hususu şöyle dile getirmektedir.

وَإِذْ قَالَ عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ يَا بَنِي إِسْرَائِيلَ إِنِّي رَسُولُ اللَّهِ إِلَيْكُم مُّصَدِّقاً لِّمَا بَيْنَ يَدَيَّ مِنَ التَّوْرَاةِ وَمُبَشِّراً بِرَسُولٍ يَأْتِي مِن بَعْدِي اسْمُهُ أَحْمَدُ فَلَمَّا جَاءهُم بِالْبَيِّنَاتِ قَالُوا هَذَا سِحْرٌ مُّبِينٌ

“Hani, Meryem oğlu İsa, “Ey İsrailoğulları! Şüphesiz ben, Allah’ın size, benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek, Ahmed adında bir peygamberi müjdeleyici (olarak gönderdiği) peygamberiyim” demişti.

İslâm târihçileri, Peygamberimiz (s.a.s.)'in doğduğu gece bir takım olağanüstü olayların meydana geldiğini naklederler.

O gece İran Kisrâsı (Hükümdarı)'nın Medâyin şehrindeki sarayının 14 sütûnu yıkılmış, mecûsîlerin İran'da Istahrâbat şehrinde bin yıldır yanmakta olan "ateşgede"leri sönmüş, Sâve (Taberiyye) gölü yere batmış, bin yıldan beri kurumuş olan Semâve deresi'nin suları taşmış, Dönemin önde gelen insanları çok ilginç ruyalar görmüşlerdir. Kâbe'deki putların yüz üstü devrildikleri görülmüştü. Gerçekten Hz. Peygamber (s.a.s.) efendimizin doğması ile bütün dünyada hüküm sürmekte olan cehâlet ve küfür ateşi sönmüş, putperestlik yıkılmış, zulmün baskısı son bulmuştur. Karanlıklar içerisinde kalan insanlık O’nun öğretileriyle aydınlığa kavuşmuş, kız çocuklarına reva görülen diri diri toprağa gömülme O’nun gelişiyle son bulmuş, kadınlara yapılan haksızlıklar O’nun teşrifiyle sona kavuşturulmuş, haksız yere canların kıyılması sona erdirilmiş, zulüm bitmiş ve hayat bütün canlılar için yaşanılabilir bir hayata dönüştürülmüştür.


وَمَا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا رَحْمَةً لِلْعَالَمينَ

İşte böyle bir anda O, Kur'an'ın ifadesiyle, alemlere rahmet olarak gönderilmişti. (Enbiyâ, 21/107)

Bu bakımdan sevgili peygamberimizin doğumu mutlu bir hadisedir.

Peygamberimizin; ona inananlar için eşsiz bir model ve ideal örnek olduğu gayet açıktır. Zaten peygamberlerin en önemli gönderiliş gayelerinden birisi de insanlığa örnek ve model olma konumlarıdır. Allah, Peygamberimize hitaben Kur'an-ı Kerim'de;

وَاِنَّكَ لَعَلى خُلُقٍ عَظيمٍ

"Muhakkak sen çok yüce bir ahlâk üzeresin" (Kalem, 68/4) buyururken, insanlara hitaben de:

لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فى رَسُولِ اللّهِ اُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِمَنْ كَانَ يَرْجُوا اللّهَ وَالْيَوْمَ الْاخِرَ وَذَكَرَ اللّهَ كَثيرًا

"Gerçekten sizin için, Allah'a ve Ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çok zikredenler için Allah'ın Rasülü'nde çok güzel bir örnek vardır." (Ahzab, 33/21) diye buyurmaktadır.

Dolayısıyla Hz. Peygamber'i örnek almak, bir müslüman için öncelikli dini bir görev durumundadır.

Hz. Peygamberin kişiliği kendi döneminde olduğu gibi, kendisinden sonraki dönemlerde de Müslüman toplumların yaşayışı için örnek olmuştur.

Müslüman kişi hangi makam, statü, konum ve mevkide olursa olsun Rasülullah’ı örnek model olarak almalıdır: Bir eğitimci olarak, bir anne-baba olarak, bir lider-yönetici olarak, tüccar olarak vb.

Hz. Peygamberin örnek alınmasını emrederken Allah Teala’nın, onun yaşadığı dönemin ve coğrafyanın şartlarına göre yediği yemekleri, kullandığı eşyaları, giydiği elbiseleri, kısaca onun hayatının şekli yönünü örnek almalarını kastetmiş olmadığı ve böyle bir örnek alma biçimi takdim etmediği açıktır.

Zaten o takdirde Hz. Peygamber’in örnek alınmasının imkansızlığı ortadadır. Esasında örnek alınmadaki temel espri de bu değildir.

Şayet öyle düşünülürse bugün binmek için deve, yemek için hurma, giymek için de Yemen elbisesi aramak gerekecektir. Aynı zamanda, Hz. Peygamber’in hayatının şekli yönünü, mesela kıyafetinin örnek alınması gerektiğini savunmak, İslam’ın evrenselliği ile çelişmektedir.

Sözgelimi hayvan derisi giyen Müslüman bir Eskimo'dan, onun Arabistan sıcağında giydiği kıyafetini örnek almasını istemek gerçeklerle bağdaşmaz. Bu sayılan hususların dinin özüyle alakası yoktur.

Nitekim Hz. Muhammed (s.a.v) peygamberlikten önce ne yiyorsa peygamberlikten sonra da aynı şeyleri yemeye, peygamberlikten önce ne giyiyorsa peygamber olduktan sonra da onu giymeye devam etmiştir. Peygamber olduktan sonra giyim tarzını değiştirdiğine dair kaynaklarda hiçbir kayıt mevcut değildir.

Dolayısıyla Müslümanlar için örnek alınması ve hayata geçirilmesi için gereken şeyler Hz. Muhammed (s.a.v)’in şekli yönüyle ilgili hususlar değildir.

Bilakis “Kur’an’a uyması, Allah’a itaati, Sarsılmaz İman’ı ve Salih amelleri, Allah yolunda mücadelesi, Doğruluğu, Adaleti, İnsanlara sevgi ve saygısı, Güvenilirliği, Müsamahası, Barışa verdiği önem, Yumuşak huyluluğu, Çalışkanlığı, Kanaati, Şefkat ve merhameti, Cömertliği” gibi faziletlerdir

Günümüz insanı, peygamberimizi örnek almayı, onun gibi eş, onun gibi baba, onun gibi komşu, onun gibi vatandaş, kısaca onun gibi insan olmak şeklinde anladığı ve bunu gerçekleştirmeye koyulduğu zaman, gündelik hayatı da dahil, toplum hayatında ne kadar büyük bir değişikliğin ve mânevi zenginliğin meydana geldiğini kendiliğinden fark edecektir.

İslam toplumlarının bugün karşı karşıya bulunduğu problemlerin çözümünde, ifade etmeye çalıştığımız bu örnek almanın çok büyük rolü olacaktır.

Ancak, peygamberimizi örnek alma işinin söylendiği kadar kolay bir iş olmadığı da açıktır.

Ama dindar insandan beklenen, öncelikle bu zora tâlip olması, onu gerçekleştirmek için çaba sarf etmesidir. Bunun gerçekleşmesi, öncelikle onun hayatının iyi öğrenilmesi ve doğru değerlendirilmesiyle mümkün olabilecek bir konudur. Çünkü bir şeyin örneğini, çıkarma işleminde olduğu gibi, bir insanı örnek alma hususunda da, örneği alınacak insanın doğru tanınması ve hakkında yeterli bilgi sahibi olunması zaruridir.

Bu bakımdan sevgili peygamberimizin hayatının; inanan insan için özel bir anlamı vardır, çünkü inanan kişi, dini hükümlerin yaşantı haline dönüştüğünü, ahlaki değerlerin de somutlaştığını görür

O'nu örnek almak demek;

Güvenilir olmak demek, (Emanetlerini O'na veriyorlar, "Emin" diyorlardı.)

Affedici olmak demek, (Mekkelileri toptan affetmişti.)

Merhametli olmak demek, (Ağır tahriklere rağmen beddua etmemiştir. Taif..)

Hoşgörülü olmak demek, (Mescide bevl, zinaya müsaade isteyen genç…)

Sözünde durmak demek, (Hudeybiye günü Ebu Cendel'i geri vermesi.)

Cömert olmak demek, (Ölüm hastalığında yanında bulunan üç dinarı dağıtmak..)

Alçakgönüllü olmak demek, (Ben kurutulmuş et yiyen bir kadının oğluyum…)

Çalışkan olmak demek, (İşlerini kendisi yapmak isterdi, söküğünü dikerdi..)

Dosdoğru olmak demek, (Size bir düşman saldıracak desem bana inanır mısınız?)

Adaletli olmak demek, (Kızım Fatıma dahi çalsa…)

Vefakar olmak demek, (Geceler boyu ayakta durup ibadet etmek.)

PEYGAMBER S.A V Efendimiz;

Her işe besmele ile başlardı…

Herkese selam verirdi…

İlim öğrenenlere destek verirdi

Her konuda güvenilir bir insandı…

Komşu ilişkilerinde çok hassastı…

Ayıpları asla yüze vurmazdı…

İnsanlar arasında hiçbir ayrım yapmazdı…

Evine selam vererek girerdi…

Temizliğe çok önem verirdi…

Çocuklarla şakalaşırdı.

Çocukları çok severdi…

Hep hayrı ve iyiliği tavsiye ederdi…

Hasta ziyaretini ihmal etmezdi…

Misafire ikram etmeyi severdi…

Güler yüzlüydü…

Yemeğin sonunda şükrederdi…

Yoksullara yardım ederdi…

Arkadaşlarının hal ve hatırını sorardı…

Verdiği sözde dururdu…

Merhametliydi… Affetmeyi severdi…

İyi bir eş… Şefkatli bir babaydı…

Emanete ihanet etmezdi…

O bir peygamberdi…ve aynı zamanda bir insandı…

O’na salat ve selam olsun…
 

deli firat

DOĞACI
Süper Moderatör
Katılım
2 Ara 2015
Mesajlar
3,553
Beğeni
985
Puanları
113
Yaş
45
Konum
Türkiye
icin rahatlayacaksa soyleyim bu gorevi tanri vermis. Bilinc altina isledigi ilk gorevde hayatta kalmak. Farkinda olmadan her gun yaptigin sey budur. 1 hafta yemek yemeden duramazsin ama 1 hafta, 1 ay namaz kilma ahiretinden olmazsin. Uzatmadan soylemem gerekirse insanlarinda ilk gorevi hayatta kalmaktir. Tanri bu sekilde yaratmis dunyayi. :rolleyes:
Allah’a şükür içim rahat sana göre tanrı bana göre Allah diğerine göre rab yaradan herşey onu zikir eder tabi kalpler mühürlenmemiş ise
 

eski

Bilgili Üye
Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
25 Ocak 2013
Mesajlar
425
Beğeni
67
Puanları
28
Yaş
53
Konum
İSTANBUL - SAKARYA
Nette okuduğum kadar okulda okusaydım Vali olurdum.
15 . sayfadayım daha 110 sayfa var . 👓

video bende yok , link verirseniz sevinirim
 

kaynak

Yorumlarım resmi kazılar için geçerlidir.
Moderatör
Katılım
17 Kas 2018
Mesajlar
5,233
Beğeni
2,054
Puanları
113
Yaş
50
Nette okuduğum kadar okulda okusaydım Vali olurdum.
15 . sayfadayım daha 110 sayfa var . 👓

video bende yok , link verirseniz sevinirim
:)
Bir niyet olunca böyle oluyor sanrım :)
Videolarda bilginizi geliştirecek konular içermiyordu.
Aklınıza takılan soru olursa bize yöneltin açıklamaya çalışırız inş.
İşaretlere olan bakış açılarını geliştirmeyi amaçladık.
Elimizden geldiğince kavramada sıkıntı olmıyacak şekilde tasarladık.
Bu durum sahada olaydı çok daha makul olurdu fakat siz kardaşlarımıza bu kadar ulaşabiliyoruz.
 

Mushap

Editör
Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
26 Eyl 2018
Mesajlar
717
Beğeni
137
Puanları
43
Hickimse bu sitedeki kardaslarimiza boyle hitap edemez. Site kurallari geregi kendisini 1 hafta uzaklastirmistim. Tekrar okuyunca bu tip bakis acisinda olan birisi siteye geri dondugunde duzelmeyecegini tecrube ettigimden suresiz banladim.
Eline sağlık abi
Gönül isterki herkes saygılı efendi dürüst olsun ancak günümüz şartlarında malrsef pek mümkün görünmüyor .
 

Mushap

Editör
Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
26 Eyl 2018
Mesajlar
717
Beğeni
137
Puanları
43
Arıların yaratılışı ve bilim adamlarının açıklayamadığı onlara göre uçması dahi mümkün olmayan arılara Rabbimin nasıl bal yaptırttığını ve bu nimeti bize zehirli bir sinekten nasıl tattırdığını anlamak için küçük bir kitap tasfiye edeceğim hem kendimiz hem de ilgilerini çekecek ve okurken sıkılmadan keyifle okuyacaklarını düşündüğüm çocuklarımız için inşaallah faydalı olacaktır (tarık uslu şu acayip arılar)

Ve rabbin bal arısına şöyle ilham etti: "Dağlardan, ağaçlardan ve insanların kurdukları çardaklardan kendine yuvalar edin.
Sonra her türlü besleyici ürünlerden ye; rabbinin koyduğu kanunlara boyun eğerek çizdiği yollardan git!" Onların karınlarından, farklı renk ve çeşitlerde şerbet (kıvamından bir sıvı) çıkar ki onda insanlara şifa vardır. İşte bunda da düşünen bir topluluk için açık delil bulunmaktadır. Nahl suresi 68-69
 

Demirdağınkurdu

Editör
Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
25 Eki 2018
Mesajlar
651
Beğeni
84
Puanları
28
Arıların yaratılışı ve bilim adamlarının açıklayamadığı onlara göre uçması dahi mümkün olmayan arılara Rabbimin nasıl bal yaptırttığını ve bu nimeti bize zehirli bir sinekten nasıl tattırdığını anlamak için küçük bir kitap tasfiye edeceğim hem kendimiz hem de ilgilerini çekecek ve okurken sıkılmadan keyifle okuyacaklarını düşündüğüm çocuklarımız için inşaallah faydalı olacaktır (tarık uslu şu acayip arılar)

Ve rabbin bal arısına şöyle ilham etti: "Dağlardan, ağaçlardan ve insanların kurdukları çardaklardan kendine yuvalar edin.
Sonra her türlü besleyici ürünlerden ye; rabbinin koyduğu kanunlara boyun eğerek çizdiği yollardan git!" Onların karınlarından, farklı renk ve çeşitlerde şerbet (kıvamından bir sıvı) çıkar ki onda insanlara şifa vardır. İşte bunda da düşünen bir topluluk için açık delil bulunmaktadır. Nahl suresi 68-69
Allah razı olsun, güzel olmayı seçmiş ne güzel insansın sen
 

Meltun

Editör
Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
4 Şub 2019
Mesajlar
508
Beğeni
278
Puanları
63
Analiziniz doğrudur , geriye kalan sentezleme.
Bize düşen çok az ve eser miktarda olanlarla ilgilenmek
Aşağıda ki toblo alıntıdır.

İnsan Vücudunda Bulunan Elementler ve Yüzdeleri Tablo Şeklinde

İnsan vücudunda bulunan elementlerin sayısının 26'ya kadar çıkabildiğini söyledik. Ancak bazı elementler yok denecek kadar azdır. Aşağıdaki tabloda vücudumuzda bulunan elementleri ve kütlece yüzdelerini görebilirsiniz.

ElementKütlece yüzdesi
Oksijen65
Karbon18
Hidrojen10
Azot3
Kalsiyum1,5
Fosfor1,2
Potasyum0,2
Kükürt0,2
Klor0,2
Sodyum0,1
Magnezyum0,05
Demir, bakır, kobalt, çinko, iyotÇok az
Selenyum, FlorEser miktarda
Görüldüğü gibi insan vücudunun kütlece çok önemli bir kısmı oksijen, karbon ve hidrojenden oluşmaktadır. Bu durum hemen hemen bütün canlılar için geçerlidir.
 

kaynak

Yorumlarım resmi kazılar için geçerlidir.
Moderatör
Katılım
17 Kas 2018
Mesajlar
5,233
Beğeni
2,054
Puanları
113
Yaş
50
Bize düşen çok az ve eser miktarda olanlarla ilgilenmek
Aşağıda ki toblo alıntıdır.

İnsan Vücudunda Bulunan Elementler ve Yüzdeleri Tablo Şeklinde

İnsan vücudunda bulunan elementlerin sayısının 26'ya kadar çıkabildiğini söyledik. Ancak bazı elementler yok denecek kadar azdır. Aşağıdaki tabloda vücudumuzda bulunan elementleri ve kütlece yüzdelerini görebilirsiniz.

ElementKütlece yüzdesi
Oksijen65
Karbon18
Hidrojen10
Azot3
Kalsiyum1,5
Fosfor1,2
Potasyum0,2
Kükürt0,2
Klor0,2
Sodyum0,1
Magnezyum0,05
Demir, bakır, kobalt, çinko, iyotÇok az
Selenyum, FlorEser miktarda
Görüldüğü gibi insan vücudunun kütlece çok önemli bir kısmı oksijen, karbon ve hidrojenden oluşmaktadır. Bu durum hemen hemen bütün canlılar için geçerlidir.
Bu tabloya göre sentezlenmesi gereken element sayısı yaklaşık dokuz tane.
Bir tanesi sıkıntılı lakin diğerlerine oranla zıt yönde hareket edicektir.
Sizin anlayayışınıza göre değerlendirecek olursam tespitinizde olan %6 değilde, bu %9 olarak ortaya çıkmaktadır.
 

Meltun

Editör
Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
4 Şub 2019
Mesajlar
508
Beğeni
278
Puanları
63
Bu tabloya göre sentezlenmesi gereken element sayısı yaklaşık dokuz tane.
Bir tanesi sıkıntılı lakin diğerlerine oranla zıt yönde hareket edicektir.
Sizin anlayayışınıza göre değerlendirecek olursam tespitinizde olan %6 değilde, bu %9 olarak ortaya çıkmaktadır.
Doğru düşünüyorsunuz
Demir, bakır, kobalt, çinko, iyotÇok az
Yaptığım incelemelerde iyottan sonra vs,vs ibareleri konulmuş.Bu vesaire çok su kaldırır
 
 
Üst