1. #1

    Tümülüsler, Mimari Yapısı, Kazı, Tehlikeler, Tümülüs Girişleri

    Kral ve kral ailesi için, önce zemin üzerine inşa edilen mezar odası, sonra üstüne yığılan toprak veya taşlardan oluşturulan yapay tepe tipi anıt mezarlardır. Bu mezarlar günün mimarları tarafından inşa edilmişlerdir. Dış görüntüsü höyüğü andırmakta olan tümülüsler, yığma tepesi altında planlı bir mimariyi barındırırlar. Kral ya da kral ailesinden ölen fertler kullandıkları muhtelif eşyaları ve hediye edilen eşyaları ile birlikte, inşa edilen taş ya da ahşap oda içine ceset ile birlikte konulmuştur. Tümülüsün boyu, mimari estetiği ölen kişinin zenginliği, değeri ölçüsünde değişmektedir. Boyu daha yüksek olanlar daha zengin krallar için yapılmıştır. Bu yapılar her zaman 9 metrenin katları olan 9,18,27,36... metre gibi yükseltilere sahiptir.


    Tümülüs ve höyükler birbirleri ile karşılaştırılsada birbirlerinden farklıdır, Höyükler tepe üzerindeki yerlerşim yerinin terk ediilip tahrip olduktan sonra üzerine yeni yerleşim yapılması geçen zaman diliminde bu yapınında tahrip edilerek üzerine tekrardan yenisinin yapılması sonucu oluşan tepelerdir. Tümülüs ise kral, kraliçe, prenses gibi statü yüksek kimselere yapılan mezarların üzeri toprakla doldurularak oluşturulmuş tepelerdir.

    Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  tümülüs.jpg
Görüntüleme: 20516
Büyüklüğü:  74.6 KB (Kilobyte)
ID:	177693


    Bir tepenin tümülüs olup olmadığına aşağıdaki genel bilgiler kullanılarak
    kesin karar verilmelidir.


    1- Yakınında su kaynağı varsa


    2- Hakim bir tepe, vadiye bakan yamaç yüzeyinde yada düz yerde her taraftan rahat
    gözüküyorsa.


    3- Yakın mesafe içerisinde yerleşim yeri ya da ibadet edilen mekan varsa.


    4- Yüzeyinde küp, çanak, çömlek, kül, kiremit ve tuğla gibi malzemeler yoksa.


    5- Huni şeklinde tepe açısı dar ise.


    Bu beş koşulu taşıyan yapay tepecikler tümülüs yapılardır.


    Tümülüsler yapay tepelerdir. Höyük ile aynı olmalarına rağmen bazı özelliklerinden dolayı höyüklerden ayrılırlar. En belirgin özelliği huni şeklinde olması, tepe açıcının dar olması, yapının yüzeyinde kiremit, tuğla, küp ve kül gibi malzemelerin olmamasıdır. Tümülüs yapılara uzaktan ve yakında bakıldığından yapay olduğu her zaman gözü ısırır ve net belirgindir. Tümülüs iç ve dış mimarisi başta ölenin değerine ve coğrafik yapıya göre değişir. Belli bir standardı yoktur. Birden fazla mezar odası olanlarda dramoz dediğimiz moloz taşlardan hiç bir mimari özelliği bulunmayan ve mezar odasına geçit veren tüneller bulunmakta olup, Frig Tümülüslerinde hiç bir zaman dramoz bulunmamaktadır. Yine Frig Tümülüsleri hariç toprağın kaymaması için alt yerleşmede krepiz dediğimiz moloz iri taşlardan örülü duvar bulunur.


    Definecinin beklediği gibi içinde çil çil altın bulunmaz, sade mezar hediyeleri bulunur. Bu hediyelerin çoğunluğu kişiye özgü olduğundan sanat ve tarih bakımında tek örneği teşkil etmektedir.


    Tümülüsler soyguna karşı yapı içinde alınan muhtelif tedbirle birlikte uzaktan net gözükebilecek bir yerde inşa edilmelerine özen gösterilirdi.


    TÜMÜLÜSLERİN TARİHİ SEYRİ


    Anadolu'da inşa edilen Tümülüslerin asıl kökeni Avrupa yani Makedonyadır. Bu geleneği Anadolu'ya taşıyan medeniyet Frigler dir. Tümülüs geleneğinden önce, insanlar kral veya kral ailesine ait ölüleri DOLMEN tipi denilen mezarlara gömerlerdi.


    Dolmen tipi mezarlar, üstüne muhtelif toprak taş ve sair malzemeler konularak yapay tepecik halini alırlardı.


    Friglerden başlayan bu gelenek devam eden medeniyetlerce geliştirilerek Roma ve Bizans dönemlerinde modern bir yapıya ulaştılar.


    Frig tipi tümülüslere tiplere klasik tip diyoruz. Mezar odası ahşap, diğer unsurlar tamamen topraktır. Bu tip Tümülüslerde yerleşim çerçevesini kaplayan krepiz duvar ile mezar odasına geçit veren dramoz tünel bulunmamaktadır.


    Grek tipi tümülüsler Friglerden sonra geliştirilen Tümülüslerdir. Taban etrafını çevreleyen krapiz duvar vardır. Tümülüs birden fazla oda içeriyorsa dışarıda odalara geçit veren dramoz tünel bulunur. Mezar odaları taş örülüdür. Bu tipleri Anadolu'nun Pers istilası sırasında Pers Satrapları da kullanılmıştır. Her Grek tipi Tümülüste dramoz tünel yoktur. Bunu anlayabilmek için bir kaç püf noktası vardır.


    Öncelikle Doğu Romanın devamı olan Bizanslılar Tümülüs geleneğinde bir değişiklik yapmadan direkt Romalılardan esinlenmişlerdir. Bu nedenle Tümülüs odasındaki mezar hediyeleri analiz edilmeden o tümülüsün Roma'mı Bizans mı olduğu kesinlik kazanamaz. Tamamı taştan inşa edilmiş tek odalı modern Tümülüslerdir. Bu Tümülüslerde bol miktarda kaya tuzu kullanılmıştır.


    TÜMÜLÜS ANIT MEZARLARIN İÇ YAPISI


    Tümülüslerde belli bir standart yoktur. Tümülüsün yerleşimi coğrafi durumu ve ölenin unvanı ile alakalı olarak değişir. Toprağın altı karmaşık bir olaydır. Burada üç yöntem kullanılır.


    1- Daha önceki çalışmalardan örnekleme yapılır.


    2- Toprak katmanları okunur.


    3- Mezar odasını tespit edecek yüksek teknolojiyi kullanmaktır.

    Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  tümülüsün girişi ve  içi.jpg
Görüntüleme: 15529
Büyüklüğü:  125.8 KB (Kilobyte)
ID:	177694


    Tümülüs yapıları birer mimari yapılardır, bu nedenle bu tür yapıları basit algılamak başarısızlığı getirir ve çözümü yine bir mimari bilgi ile olacaktır. Sonuçta kas gücüyle yapılan yapılar yine kas gücü ile çözüme kavuşturulmalıdır. Bu güne kadar dünyada tecrübe edilmiş, arkeolojide kullanılan Tümülüs kazı sistemi vardır. Buradan yola çıkarak tecrübeler ışığında başarı yakalanmalıdır.


    Tümülüs Yapılarda Kazı Sistemi :
    Tümülüs yapılarda bilimsel olarak iki sistem kullanılmaktadır.


    1- Çeyrek dilim sistemi. Bu sistem küçük boy Tümülüslerde uygulanır. tümülüs 4 eşit dilime bölünerek güney-batı cephesindeki dilim alınırak temizlenir.
    2- Tünel açma sistemi. Bu sistem büyük boy Tümülüslere uygulanır batı yönünde başlanır. dikkat edilmesi gereken şey merkeze doğru giderken yön kaybetmemek. Önce dar , merkeze yaklaşıldığından genişletilmesi gerekir


    Tümülüs yapılarda kepçe gibi kazıcı iş makineleri kullanmak bir katliamdır. Bundan sakınınız.


    Tümülüs Oda Mimarisi


    Tümülüslerden aranan yapı unsuru odadır. Sanıldığı gibi bu tepeciklerin içinde 9 kulplu kazan bulunmaz. Bu nedenle, Tümülüslerde mezar için inşa edilen odalar birer mimari özelliktedir. Basite birer yapı değildirler. Bu yapı tüm doğal afetler dikkate alınarak günün mimarları tarafında inşa edilir. İnşasında her türlü hesaplamalar yapılır. Buraya gömülecek olan şahıs sıradan bir şahıs değildir. Kral yada kral ailesine ait bir mezar hem mimari yönden mükemmel olacak. Hem gösterişli olacak hem de afetlere ve soygunlara karşı dayanıklı olacaktır. Deprem gibi afetler bu odaları kolay kolay yıkamaz. Yapılan araştırmalarda mezar odasının dış köşe pabuçlarına kum doldurulduğu görülmüştür. Bunun nedeni deprem sarsıntılarına karşı dayanıklılığı sağlamaktır. Bugün Japonya da kullanılan teknolojiye benzer bir ilkel yapı. İlkel de olsa, antik dönem insanlarının depreme karşı nasıl bir tedbir alacaklarını çok iyi bildiklerine dair bir göstergedir.


    Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  iç mimari yapısı.jpg
Görüntüleme: 24380
Büyüklüğü:  64.1 KB (Kilobyte)
ID:	177695


    Tümülüs oda yapılarında işlenmiş taş veya ardıç ağaçları kullanılmıştır. İç yüzeyide muhtelif figürlü mozaik yada sıva üzerine işlenmiş bir takım motifler yer alır. Bu figürler birer tarihi belge niteliğindedir. Bunları bilinçsizce tahrip etmek bu tür bir tarihi kaynağında beraberinde yok edilmesi etmektir.


    Tümülüs mezar odasına ait iç kısmı 2 ile 6 metre kare şeklinde değişmektedir. Bir kısım Tümülüslerde 1 den fazla oda yer alır. Bunlar aile tipi olarak bilinir. Mezar odaları yan yana olanlarda bir birine geçit veren girişleri bulunur. Üst üste olanlarda ise bu tür geçitler bulunmamaktadır.


    Grek tipi bir mezar odası, bu yapı harçsız kesme taşlarla örülüdür. Mimari bakımında harikadır. Bazıları içten sıvanır ve sıva üstünde muhtelif süsleme motifleri yer almaktadır. Bazıları sıvasız sadece duvar yüzeyine boya ile motifler yapılanları da bulunmaktadır. Bu tip odalarda çürüyen ve paslanan muhtelif maddelerin çıkardığı gaz dışarıya sızmaz ve hep içeride kalır.


    Bu tür odalar ancak cesedin konulduğu nokta bulunarak açılabilir, aksi halde kazma kürek manile gibi malzemelerle açılması imkansızdır. Diğer yönlerden açılması imkansız. Bu tip açılımları kolaylaştırmak, işçilik yönünden kazanç sağlamak için Batı, ve Güney-Batı yönünden işe başlamak daha avantajlı olacaktır.

    Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  oda ve girişiş.jpg
Görüntüleme: 15213
Büyüklüğü:  27.0 KB (Kilobyte)
ID:	177696


    Frig tipi Ahşap Tümülüs oda, Anadolu'da ilk inşa edilen Tümülüs mezar odasıdır. Bu yapıda lifli ardıç ağaçları kullanılmıştır. Ardıç ağaçlarının özelliği asırlarca çürümeden dayanaklı olmasıdır. Ardıç ağaçlara kelebek dişler açılarak (bir ters bir düz şeklinde) üst üstüne bindirilmiştir. Bu nedenle Tümülüs odası kolay açılmamaktadır. İşin püf noktası son konulan ağacın bulunması. Burada dikkat edilmesi gereken unsur, ağaçları daha erken sökmek için sakın elektronik kesiciler yada elle çalışan kesiciler kullanmayınız, ısınma sonucu içerideki gazın patlama tehlikesi çok yüksekti


    TÜMÜLÜS İÇ MİMARİSİ


    Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  tümülüs planı.jpg
Görüntüleme: 25104
Büyüklüğü:  36.2 KB (Kilobyte)
ID:	177697


    Bu tüneller yani giriş koridorları basit yapılar olarak yapıldığından zaman içinde çökmeler oluşturmaktadır. Zaten amacı da bu olmalı şeklinde yorumlanabilir. Bu çökmeler sonucunda Tümülüs yüzeyinde konikleşme meydana gelir ve Tümülüsün girişini ele verir. Bunu tespit etmek için Tümülüs'ün batı yönlerinde orijinal yüzeyin bozulmamış olması gerekmektedir. Burada yeniden hatırlatalım Frig tipi Tümülüslerde dramoz tünel bulunmamaktadır frig tiplerini diğer tiplerden ayıran en önemli yüzey özelliği, çevresinde krepiz duvar bulunmasıdır.


    Toprak Tipi Tümülüs Katmanları :


    Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  tümülüs katmanları.jpg
Görüntüleme: 15282
Büyüklüğü:  46.6 KB (Kilobyte)
ID:	177699


    Dıştan içe doğru sıralayalım:


    1- Tümülüsün inşasından günümüze kadar oluşan katman, bu katmanın derinliği fazla değildir.


    2- Hediye katman krala bağlı yerleşim birimlerinde getirilen muhtelif topraklardır. muhtelif bölgelerden gelen bu toprak çamur ile sıvanmıştır. Renk renk bir katman oluşturur.


    3- Ana katman, bölgeden elde edilen toprak yığmasıdır.


    4- Taş katman ana koruma katmanıdır. Çatı şeklinde Tümülüs'ü korumaya alır.


    5- Kil katman mezar odasını sulardan korur. Bazen kurutulmuş kil konulur ki bu kilde çok serttir.


    6. Bu katman Tümülüs mezar odasıdır.

    Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  katmanlar.jpg
Görüntüleme: 15168
Büyüklüğü:  46.9 KB (Kilobyte)
ID:	177698


    Taş Tümülülerdeki Yapı:


    Oda yapısı altıgen yapılıdır. Odanın üstünü bir şemsiye gibi kaplayan taş kilit tabaka bulunur. Bu tabaka temel drok taşlarından beslenerek yukarıya doğru bir ters bir düz olmak üzere harçla örülür ve üstüne kaya tuzu basılırdı. Bu şekilde mezar odasını bir şemsiye gibi soygunlara karşı korurdu. Ondan sonra çevreden muhtelif büyüklükte taşlar toplanılarak yapay bir tepe oluşturulur.

    Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  taş tümülüs planı.jpg
Görüntüleme: 15097
Büyüklüğü:  42.3 KB (Kilobyte)
ID:	177700


    Katmanları dıştan işe doğru sıralayacak olursak. Bunlar;


    · Çevrede toplanmış taş katmanı


    · Koruma tabakayı bağlayan drok taşlar ( Bu taşlar iri ve moloz taşlardır.)


    · Koruma taş kilidi


    · Mezar odası


    · Temel


    TÜMÜLÜS DIŞ MİMARİSİ


    Tümülüsler bilindiği üzere toprak yığma yada taş yığma şeklinde inşa edilmiştir. Bu kadar malzemenin üst üste taşınmasının nedeni; görkemli bir yapı ve soygunlara karşı bir koruma oluşturmaktır. Bu tür malzemeler iki kısımda incelenilir.

    Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  mimarisi.jpg
Görüntüleme: 14544
Büyüklüğü:  11.9 KB (Kilobyte)
ID:	177701


    1- Hediye katmanları; bölgede hüküm süren bir kral ölmüş ise, bu krala bağlı şehir ve yerleşim yerlerinden halk tarafında getirilen topraklar önce çamur hale getirip yoğrulur ve mezar yapının üstü bununla sıvanır, taş ise yine aynı şekilde taşınarak sadece olduğu gibi ana katmanın üstüne bırakılırdı. Dış görüntüsü bir huniyi andırır.


    2- Ana katman; Temel, sunak ve mezar odasını kaplayan muhtelif soygunlara karşı koruma tabakaları yer alır. Biz bunları iç yapıda anlatmaya çalışacağız.

    Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  oda.jpg
Görüntüleme: 15048
Büyüklüğü:  47.5 KB (Kilobyte)
ID:	177702


    Frig Tipi Tümülüslerde dış kısım tamamen dışarıdan getirilen muhtelif toprağın çamur haline evrilerek ana tabaka üzerine sıvanmasında oluşmuştur.


    Burada çamur derken; Toprak uzaklardan taşınma imkanına sahip, ancak suyun uzaklardan taşınması mümkün olmadığından, Tümülüsler bol su kaynaklarına yakın yerlerde inşa edilmiştir. Bu unsur çok önemlidir.
    Bizanslılara Tümülüs örneğinde yüzey kısmı tamamen dışarıdan taşınan moloz taşlardan oluşmuştur. Romanın devamı olan Bizans kültüründe Tümülüsler Roma döneminden esinlenerek inşa edilmiş ve Roma ile neredeyse aynı özelikleri taşır. Bu tiplerin aynı zamanda toprak tipleri de mevcuttur
    Grek( Yunan) Tipi bir Tümülüs dış yüzeyi tamamen dışarıdan getirilen hediye topraktan yapılan çamurdan oluşmuştur. Tümülüs yerleşim tabanı moloz taşlardan oluşan krepiz duvar bulunmaktadır. Bu duvarın amacı tümülüste kullanılan toprak malzemenin dışarıya yayılmasını önlemektir.
    Pers Tipi : Yüzeyi dışarıdan getirilen muhtelif taş ve topraktan oluşmuştur. Perslerde yüzeye fazla itina gösterilmediği gözlemlenmektedir. Pers tipleri Grek tiplerinden esinlenerek inşa edildiğinden taban kısmında krepiz duvar yer alır, zamanla bu duvar toprak altında kalmış şu an gözükmeyebilir 50-100 cm kadar kazıldığında gözükmeye başlar.
    Roma tipi : tamamen taşıma moloz taşlardan inşa edilmiş, günün modern Tümülüs yapılarıdır.


    TÜMÜLÜS NASIL İNŞA EDİLDİ ?


    Kral ve kral ailesi öldüğünde cesedin gömüleceği yer, öncede jeofizik olarak keşfedilir. Burada iki önemli konuya dikkat edilir. Soygun ve muhtelif doğal afetlere karşı muazzam bir koruma oluşturmak. Antik dönemlerde insanlar inançları gereği kullandıkları ve sahip oldukları muhtelif eşyaları ile birlikte defin edilirdi. Mezar soygunlarını göz önünde bulundurmak zorundaydılar.


    Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  yığma içindeki oda.jpg
Görüntüleme: 15550
Büyüklüğü:  16.4 KB (Kilobyte)
ID:	177703


    Tümülüs inşasında ilk işlem tümülüsün inşa edileceği yer seçimidir;


    1- İnşa yeri kullanılacak suya yakın olmalı. (Tümülüslerde kullanılan malzemenin 2-3 katı kadar su kullanılmıştır. Antik dönemde su taşıma kolay olmadığından Tümülüsler suya yakın bir yer seçimi yapmak zorundaydılar).


    2- Deprem, heyelan ve erozyona karşı dayanaklı olmalı. Zemin etüdü yapılırdı.


    3-Soygunlara karşı Tümülüs başka yerleşim noktasından izlenir durumda olmalıydı. Bu jeofizik işlemler bittikten sonra inşa edilmeye başlanır.


    a- Önce temel atılır, temel moloz taşlardan oluşur ve bir kolon gibi üstte gelecek yapıyı koruyacak şekilde sağlam inşa edilirdi.


    b- Yeteri miktarda taşlar kesilir, bölgeye taşınır ve cesedin konulacağı yer açık bırakılmak üzere, üzerine gelecek binlerce tonluk ağırlığı taşıyacak ve çökmeyecek şeklide bir hesaplama yapılır, bütün yük yan duvarlara verilmek üzere inşa edilirdi.


    c-Girişe muhtelif hediye ve inançları gereği kurban sunmak için sunak inşa edilir. Sunak yapısı bir düzlem taş yapıdır.


    d- Yukarıdaki işlemler bittikten sonra, ceset ve hediyeler oda içine bırakılarak, oda kapatılır, Mezar odası yağmur ve kar sularından etkilenmemek üzere üstü önce kille sıvanır, yanlarına kum bırakılır esnek bir durum oluşturulur, bunun üstü muhtelif moloz taşlarla örülür ölen insanın değerine göre bu katmanın kalınlığı artar.


    e- Başka bölgeden topraklar taşınır. Bu toprak çamur yapılarak taş koruma tabaka sıvanır, (Tümülüslerde kullanılan malzemenin 2-3 katı kadar su kullanılmıştır, Antik dönemde su taşıma kolay olmadığından Tümülüsler suya yakın bir yer seçimi yapmak zorundaydılar,)


    f- Krala bağlı yerleşim yerlerinden hediye toprak getirilir. Bu topraklar da aynı şekilde çamur yapılarak sıvanırdı. Bu katman farklı renklerden oluşur.


    g- Tümülüs taşlardan oluşacak ise yine oda inşasından sonra, koruma tabakası oluşturulurdu. Bu tabaka kelebek kilidi şeklinde olurdu. Bir düz bir ters taş koymak suretiyle örülür. Harç sertleşsin diye kaya tuzu kullanılırdı.


    h- Huniyi andıran bir tepe şeklinde tüm işlemler biter.


    ı- dıştan içe doğru sıralayacak olursak. Tümülüs katmanları;


    · Hediye katmanı


    · Bölgede elde edilen toprak katmanı (inşa katmanı)


    · Taş koruma katmanı


    · Kil katmanı


    · Mezar odası


    · Temel


    TÜMÜLÜS TEHLİKELERİ


    Tümülüs yapılarda beklenen tehlikelerin başında zehirlenme olayı gelir. Mezar odası o kadar sağlam ki içeride yanan metal, çürüyen cesette ait gazlar kendiliğinden temizlenmez ve oda içinde kalır. Açarken buna dikkat edilmediği zaman ölümle sonuçlanabilecek kadar tehlikelidir. Oda açılırken mutlaka kazla karşılaşılacağı unutulmamalı, gaz maskesi kullanılmalı gaz bir aralık açılınca hemen o alanda hızlıca uzaklaşmalıdır. Odada birken gaz çeşitli yöntemlerle temizlenebilir. Nasıl bir yöntem kullanırsanız kullanınız gaz maskesi, plastik eldiven olmadan mezar odasında objeler toplanmamalıdır.

    Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  genel görünüm.jpg
Görüntüleme: 14931
Büyüklüğü:  19.2 KB (Kilobyte)
ID:	177704


    Frig Tümülüslerinde su tuzakları vardır. Yamaç yüzeyine inşa edilen Tümülüslerde buna dikkat edilmelidir. Su gözü çıkma ihtimaline karşı bir çok yöntem kullanılır. Bunlardan biri tanesi kazı tümülüsün boyuna göre dik yapılmasıdır.


    Tümülüslerdeki objeler mutlaka ama mutlaka plastik eldiven kullanılarak toplanmalı, aksi halde zamanla tedavisi mümkün olmayan hastalıklara yol açmaktadır.


    Tümülüslerde açılan tünelin çökme tehlikesine karşı, şu tedbirler uygulanmalıdır; tünel açılacaksa çökme tehlikesini aza indirmek üzere taban geniş tavan tabana göre dar olmalı örneğin: temel 2 metre ise tavanı 1.5 metre olmalı yüksekliği bir insanın içinde rahat edebilecek kadar geniş olmalı gerektiğinde ağaç dayanaklar kullanılmalıdır.


    TÜMÜLÜSLERDE KAZI SİSTEMİ


    1- Çeyrek Dilim Sistemi : Bu sistem küçük boy tümülüslerde uygulanır. Tümülüs 4 eşit dilime bölünerek güney-batı cephesindeki dilim alınarak temizlenir.


    2- Tünel Açma Sistemi : Bu sistem büyük boy tümülüslere uygulanır batı yönünde başlanır. Dikkat edilmesi gereken şey merkeze doğru giderken yön kaybetmemek. Önce dar, merkeze yaklaşıldığından genişletilmesi gerekir


    3- Derin ve geniş Yarma Sistemi : Bu sistem küçük boy tümülüslerde batı-doğu eksenine derin yarma, büyük boy tümülüslerde ise yine çeyrek dilime yakın güney-batı cephesini kucaklayan geniş yarma .


    Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  tümülüz kazısı (1).jpg
Görüntüleme: 14809
Büyüklüğü:  68.4 KB (Kilobyte)
ID:	177705

    Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  tümülüz kazısı (2).jpg
Görüntüleme: 14910
Büyüklüğü:  110.3 KB (Kilobyte)
ID:	177706

    Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  tümülüz kazısı (3).jpg
Görüntüleme: 14759
Büyüklüğü:  83.7 KB (Kilobyte)
ID:	177707

    Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  tümülüz kazısı (4).jpg
Görüntüleme: 15402
Büyüklüğü:  193.0 KB (Kilobyte)
ID:	177708

    Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  tümülüz kazısı (5).jpg
Görüntüleme: 15000
Büyüklüğü:  227.3 KB (Kilobyte)
ID:	177709

    Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  tümülüz kazısı (6).jpg
Görüntüleme: 15794
Büyüklüğü:  165.8 KB (Kilobyte)
ID:	177710

    Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  tümülüz kazısı (7).jpg
Görüntüleme: 15141
Büyüklüğü:  156.7 KB (Kilobyte)
ID:	177711

    Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  tümülüz kazısı (8).jpg
Görüntüleme: 15098
Büyüklüğü:  75.9 KB (Kilobyte)
ID:	177712




    KISA BİLGİ


    Tümülüs Latince bir sözcük olup (çoğulu tümüli), bir mezar ya da mezarlık içeren, toprak yığılarak oluşturulmuş tepeciklere verilen addır. Höyük ve kurgan (Orta-Asya'da) da denilen tümülüs yapma geleneğine sahip ulusların sayısı fazla değildir. Bunlara en çok Anadolu’da, Trakya’da , Orta Asya’da, Rusya’da ve Meksika’da rastlanır.


    Traklar'ın mezarları bu şekildedir. Trakya'nın en görsel anıtları tümülüslerdir. Trakya'nın tek düze doğal yapısını süsleyen ve ona bir hareketlilik getiren tümülüslerin tam bir envanteri çıkartılmamıştır. Genel olarak mezarın üzerine yapılan her türlü yükselti tümülüs olarak adlandırılsa da, yapıldıkları döneme, tepenin ve mezar odasının biçimine, niteliğine, ölünün gömülüş şekline göre mezar tepelerinin değişen geniş bir çeşitlenmesi vardır.


    Mezarın yerini bir tepe ile belirleme geleneğinin bilinen ilk örnekleri Avrasya steplerinde, MÖ 4. bin yılın başlarına aittir; kurgan olarak da adlandırılan bu mezar tepelerinin altında, ölü basit bir çukur ya da ahşap bir odaya yerleştirilmiştir. Bu geleneğin, steplerden gelen etki ile, Trakya'ya ilk olarak MÖ 3. bin yıl içinde girdiği bilinmektedir. Trakya'nın Tunç çağ mezar tepeleri, daha sonraki dönemlerin tümülüslerine göre daha basık ve yayvan, çoğu kez de 2-3 m yüksekliğindeki tepeciklerdir; ancak Bulgaristan' da ender olarak yüksekliği 7 metreyi bulanlar da vardır. Tepelerin dolgu¬lanm toprak değil taş oluşturduğundan, bunlan "Taşlıtepe" olarak tanımlamaktayız. Bu tür mezar tepelerinde ölü, tepenin altındaki bir çukura, ve çoğu kez uzun olarak yatırılarak gömülmüştür. Tepenin değişik kesimlerinde münferit mezarlara da rastlanır. Taşlıtepeler tek olabilecekleri gibi, bazen tümülüs mezarlığı gibi, sayıları 30'u bulan topluluklar da oluşturabilir.


    İlk Demir çağ' dan itibaren mezar tepeleri daha sivri ve konik bir biçim almış, dolgularında taş ile birlikte killi toprak da kullanılmıştır. Demir Çağı'nın ilk kısmına tarihlenen mezar tepelerinde gene ayrı bir mezar odası yoktur; ölü toprağa açılmış ve ahşap ile kaplanmış bir odanın içine yatırılmıştır. Orta Demir Çağı'ndan itibaren mezar odası ya da taş lahidi olan gerçek tümülüsler görülmeye başlar. Bu tür tümülüsler için genellikle uzaktan görülebilen sırt ve yamaçlar tercih edilmiştir İkili ya da üçlü tümülüsler yaygın olmakla birlikte, tümülüs mezarlığı şeklinde sayıları dokuz ile otuzaltı arasında değişen gruplara da rastlanmaktadır. toplu tümülüs mezarlıklarının, daha eski bir kutsal alanın üzerinde yer aldığı görülmektedir.


    Bintepe’deki Alyattes’in tümülüsü ile Nemrut Dağı’ndaki tümülüs Anadolu’nun bilinen en büyük tümülüsleri arasında yer alır. Frigyalılara ait tümülüsler de olmakla birlikte tümülüs yapımı daha çok Lidyalılar’da önem kazanmıştır. Aynı bölgede 100 Lidya tümülüsüne rastlanmıştır. Anadolu’nun en büyük tümülüsü olan Alyattes’inkinde 16 tonluk taş bloklar kullanılmıştır. Şamanist Türk ve Moğol boylarında ayrıca, Dünya Dağı’nı temsilen, “oba” adı verilen, taş yığınlarından kurgan (yapay tepe) oluşturma geleneği çok yaygındır.
    bunlara bağlı olarak anadolunun birçok yerinde bu yığma tepeler bulunmaktadır.


    bu yığma tepelerin bir kısmı taş yığma ve diğer bir kısmıda toprak yığma tepeler olarak 2.ye ayrılabilir


    tümülüs çeşit olarak şeklen birçok değişik şekilleride mevcudtur bazılarını doğal tepelerden ayırmakda oldukça zordur.




    TÜMÜLÜS KURTARMA




    Bu konuda adı geçen Tümülüs’ün çapı yaklaşık 30 m. yol kotundan tepe noktasına olan yüksekliği ise 5 metre olarak belirlenmiştir. Aşağıda 1 ve 2. resimde görebilirsiniz. Maki örtüsü ile kaplı bulunan tümülüs yüzeyinde yer yer seramik parçalarına da rastlanmıştır. Tümülüsün üzerinde define avcıları tarafından kaçak kazılar yapılmış üç çukur açılmış ancak mezarlara ulaşılamamıştır.

    Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  tümülüs iç pilanı.jpg
Görüntüleme: 15238
Büyüklüğü:  38.2 KB (Kilobyte)
ID:	177713


    Öncelikle etrafındaki maki temizlenerek belirgin bir şekilde ortaya çıkarılan tümülüste kazı çalışmaları, T-I, T-III, T-II ve T-IV açma alanı sıralamasında sürdürülmüş ve her bir açma, ortadan geçen bir radyanla bölünerek basamak şeklinde, kademeli olarak açılmıştır (Resim: 3). Kırmızı ve gri renkli irili ufaklı traverten taşlarından oluşan ve tümülüsü meydana getiren moloz yığınında seviye inme çalışmalarına T-I açmasının batı sınırından başlanmıştır. Kuzeydoğu’daki son kazılan çeyrek daire diliminde yer alan T-IV açmasında sürdürülen seviye inme çalışmaları sırasında, doğu-batı doğ- rultusunda yan yana sıralanmış insitu 3 adet lahit tipi mezar açığa çıkarılmış 4. resme bakarsanız görürsünüz, ve M-1, M-2 ve M-3 olarak numaralandırılmıştır.

    Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  tümülüs dışardan görünüş.jpg
Görüntüleme: 14690
Büyüklüğü:  67.7 KB (Kilobyte)
ID:	177714


    AÇILAN TÜMÜLÜSTEKİ MEZARLARIN YAPISI


    Lahit tipi mezarlar, monolit olmayıp, yine tümülüs dolgusunda olduğu gibi traverten taşlarından, irili ufaklı molozlarla ve çakıl taşı katkılı kireç-kum karışımı harçla örülerek yapılmıştır. Dikdörtgen tekne ve buna oturtulmuş beşik çatılı, akroterli üst örtüden oluşan lahit tipi mezarların üzerleri sıvalıdır. Doğu dar cephelerinde apsidal birer niş yer almaktadır. (6.Resim) Lahit teknesinde kabaca işlenmiş ve kısmen düzleştirilmiş 3-4 sıra yassı traverten molozlar kullanılmıştır. Köşeleri oluşturan taşlar 90 derece açı yapacak şekilde düzgün olarak tıraşlanmıştır. Beşik çatılı, akroterli üst örtünün yapımında ise oldukça büyük yassı ve kabaca iş- lenmiş traverten taşlar kullanılmıştır. Bunlar üçgen şeklinde birbirine yaslanmak suretiyle iç çatıyı oluşturur. Beşik çatının dış yüzeyinde ise yine çakıl taşı katkılı kireç-kum karşımı harçla tutturulmuş büyük yassı traverten taşlar ya balık sırtı şeklinde birbiri üzerine bindirilerek ya da aralarındaki boşluklar küçük moloz taşlar ve harçla doldurulmak suretiyle inşa edilmiştir. Mezarların üst yüzeyi harçla ikinci kez sıvanarak düzleştirilmiş, böylelikle mezar monolit bir görünüme kavuşmuştur.



    İlk mezar 3 mezarın en kuzeyindedir. 2.85 metre. uzunluğunda, 130 cm. genişliğinde ve 120 cm. yüksekliğindedir. Doğu dar cephesinde yer alan apsidal niş, 20 cm. genişliğinde ve 14 cm. yüksekliğindedir. Köşe ve alınlık akroterleri ele geçirilmemiştir.


    Mezara girebilmek için teknenin bitiminden 80 cm. kadar inilerek, kuzey uzun kenarı önünde oval bir giriş kapısı açılmış, buradan alt kısmında yer alan dolgu toprak boşaltılarak, -1.38 m. seviyesindeki gömüye ulaşılmıştır. Gömü, batı–doğu doğrultusunda iki tarafı ana kayanın şekillendirilmesiyle oluşturulmuş mezar çukurunda sırt üstü yatar vaziyettedir. Başı hafif güneye dönüktür. Sol kol, gövdeye paralel olarak ayaklara doğru uzatılmış, sağ kol ise dirsekten bükülü vaziyette karın hizasındadır. Ayaklar birbirine paralel olarak doğu doğrultusunda uzanmıştır. İskeletin bütününe yakını korunmuş vaziyettedir. Buluntu olarak, duvar diplerinde ve gömünün etrafına belirli aralıklarla yerleştirilmiş 11 adet demir çivi ele geçirilmiştir. (Resim: 7, Çizim: 1) Yapılan incelemelerin sonuçlarına göre, iskeletin 33-45 yaşlarında bir erkek bireye ait olduğu tespit edilmiştir.


    2. Mezar 1. mezarın yaklaşık 19 cm. güneyindedir. Sıvası ve alınlık akroterleri ile güneybatı köşe akroteri korunmuş vaziyettedir. Kopmuş olarak ele geçirilen kuzeybatı köşe akroteri ise restorasyon çalışmaları
    sırasında yerine konulmuştur. 2. mezar, aynı zamanda üst sıvası en iyi korunmuş olan mezardır. Doğu-batı doğrultusunda uzanan mezarın uzunluğu 2.82 metre, doğu dar cephesinin taban genişliği 1.41 metre, köşe akroteri dahil yüksekliği ise 108 cm. dir. Doğu dar yüzde yer alan nişin üst kısmı apsidaldir.


    Mezara batı cephe önünde –130 cm. derinliğinde bir koridor açılarak girilmiştir. – 2.15 metre derinliğinde ulaşılan gömü, batı–doğu doğrultusunda iki yanı ana kayanın şekillendirilmesiyle oluşturulan mezarda sırt üstü yatar vaziyettedir. Kafatasının üst kısmı ezildiği için dağılmış durumdadır. Kol ve bacak kemikleri, iki yanda birbirine paralel olarak uzanmıştır. (Resim: 8, Çizim: 2) 25-35 yaşlarında genç erişkin erkek birey olduğu tespit edilen gömü, M-1 mezarındaki bireye göre daha kısadır. Kafatasının üzerinde ölüm sonrası oluşmuş deformasyon mevcuttur. Duvar diplerinde ve gömünün etrafında belirli aralıklarla yerleş-
    tirilmiş 14 adet demir çivi ele geçirilmiştir.


    3. Mezar 2. mezarın 78 cm. güneyindedir. Doğu-batı doğrultusunda uzanan mezarın uzunluğu 2.84 m.dir. Doğu dar cephesinde, yine üst kısmı apsidal bir niş bulunmaktadır. Mezarın köşe akroterleri korunmamıştır. Mezara batı dar cephesi önünde açılan – 120 cm. derinliğindeki bir koridorla girilmiştir. -1.92 m. derinliğinde ulaşılan gömü, batı–doğu doğrultusunda iki yanı ana kayanın şekillendirilmesiyle oluşturulmuş mezara sırt üstü olarak yatırılmıştır. İskeletin bütününe yakını korunmuştur. Kol ve bacaklar birbirine paralel olarak doğuya doğru uzanmaktadır. (9 Resim, 3. Çizim) Bireyin 33-45 yaşlarında genç erkek erişkine ait olduğu tespit edilmiştir.


    Duvar diplerinde ve gömünün etrafında belirli aralıklarla 14 adet demir çivi ele geçirilmiştir. Kafatasının kuzeyinde, mezarın kuzeybatı köşesinde 1 adet açık yeşilimsi-gri renkte cam şişe, parçalı olarak açığa çıkmış ve restore edilmiştir. 3. mezarın 50 cm. güneyinde, öbek halinde hayvan kemiklerine rastlanmıştır. At olduğu anlaşılan çene, diş ve kürek kemiği, belgeleme çalışmalarının ardından kaldırılmıştır.


    4. Mezar 1. mezarın 120 cm. kuzeydoğusunda yer alan ve yüzeyde belirgin olarak seçilen, yan yana sıralanmış ikisi büyük, biri küçük toplam 3 adet traverten taş sırası önünde 70 cm. x 180 cm. ebatlarında bir sondaj çukuru açılmıştır. -1.90 m. seviyesinde kafatası açığa çıkmış ve kazı çalışmaları bu seviyede batıdan doğuya doğru kafatasına ait iskeletin belirginleştirilmesi şeklinde sürdürülmüştür. İskelet batı- doğu doğrultusunda tabandan + 35 cm. yükseklikteki mezar içerisine sırt üstü olarak yatırılmıştır. Bir çocuğa ait olduğu düşünülen iskeletin önemli bir kısmı korunmuş olup boyu 1.30 m. dir. Kollar gövdenin iki yanında, bacaklar ise birbirine paralel şekilde doğuya doğru uzatılmıştır. (Çizim: 4) Buluntu olarak, duvar diplerinde ve gömünün etrafına belirli aralıklarla yerleş- tirilmiş 12 adet demir çivi ile birlikte ayrıca dolgu toprak içerisinden korozyona uğramış 1 adet bronz sikke ele geçirilmiştir.


    Ulaşılan mezarlardaki ahşap katkılı demir çiviler, gömülerin mezar içerisine ahşap taşıyıcılar üzerinde taşınarak mezara bırakıldığını düşündürmektedir. Roma Döneminde yaygın olarak karşımıza çıkan, mezarlara mezar hediyesi ve sikke bırakma geleneğinin aksine, sadece tek bir mezarda, mezar hediyesi olarak bırakılmış olabilecek bir tek buluntuya rastlanması, artık paganizmin son dönemlerinin yaşanmakta olduğuna işaret etmektedir. kısacası boş çıkan tümülüste olabilir bunuda definecilerin bilmesi gereklidir. şu var tümülüsten çıkan her bir lahit ortalama 10 milyon dolar civarlarındadır tabi bu duyduğumuz rakam gerçekte lahit fiyatı şudur demek zor. Değerli defineci arkadaşlarım, Tümülüs yapılar birinci derecede sit alanıdır. Verdiğim bilgiler sadece paylaşım, bilgi ve tanıtım amaçlıdır. Lütfen kaçak kazı yapmayın.

    Tümülüs Hediyeleri

    Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  tümülüs buluntuları.jpg
Görüntüleme: 14765
Büyüklüğü:  218.9 KB (Kilobyte)
ID:	177715

    Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  tümülüs hediyeleri.jpg
Görüntüleme: 14670
Büyüklüğü:  163.7 KB (Kilobyte)
ID:	177716

    Resmi gerçek boyutunda görmek için tıklayın.

Resmin ismi:  tümülüs hediyeleri1.jpg
Görüntüleme: 14463
Büyüklüğü:  59.6 KB (Kilobyte)
ID:	177717


  2. #2
    ragıp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Tecrübe Puanı
    92
    Mesajlar
    4.646
    çok güzel, ayrıntılı olmuş
    emeğine sağlık
    İzinsiz kazı, Gayri Yasaldır.
    Bilgi, paylaşıldıkça güzeldir, çoğalır.
    dadas_25, GERMO, Koray Kor, Suboxone Bunu beğendi

  3. #3
    Usdat emeğine sağlık değerli bilgiler için. ...
    dadas_25, Koray Kor Bunu beğendi

  4. #4
    Usta çok teşekkür ederim,emeğine sağlık
    Koray Kor, timur964 Bunu beğendi

  5. #5
    Kullanıcıların çok işine yarar saygilR
    timur964 Bunu beğendi

  6. #6
    Bu ayrıntılı anlatım için emeği geçenlere teşekkür ederim. Bilgiyi paylaşmak ve çoğaltmak gerekir.

 

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş