Orta İtalya halkı değiş tokuş sisteminden ve bakır külçelerin kullanımından sonraki aşamada aes signatum adı verilen dökme bronz çubukları değişim aracı olarak kullanmıştır. Eskiden aes signatumların, aes ride ile sikke arasındaki geçiş döneminde kullanılmış olduğu kabul ediliyordu. Ancak ağır bakır sikkelerle birlikte ele geçmesi sikke kullanımının başladığı dönemde de değişim aracı olarak kullanılmaya devam ettiğini göstermektedir. Bazı araştırmacılara göre bunlar zafer ile sonuçlanan savaşlardan sonra askerlere armağan olarak verilmekteydi. Örneğin fil-yabandomuzu tipli aes signatum’un M.Ö. 275’teki Beneventum Savaşı’nda, Roma’nın Pyrrhos’a karşı kazandığı zaferle ilgili olduğu düşünülmektedir. Her iki yüzünde betim bulunan bu metal çubuklarda görülen betimlerden bazıları:
Şimşek demeti üzerinde kartal-Pegasus
Trident-kerykerion
Çıpa-üçayaklı kazan
Boğa-boğa
Kalkan-kalkan
Kılıç-kılıç kını[/align]

[align=center]
Resim 84 olarak küçültüldü. Gerçek boyutları [ 591 x 214 ]

Aes Signatum[/align]

[align=justify]Roma sikkelerinin başlangıç tarihi tartışmalı olmakla birlikte genel olarak M.Ö. 300 başlangıç tarihi olarak kabul edilir. Bazı yayınlarda M.Ö. 338’e kadar da götürülmektedir. M.Ö. 326’dan sonraya ait az sayıda örnek vardır. Bu bronz sikkelerin ön yüzünde Apollo başı, arka yüzünde insan başlı boğa protomu ile ROMANION yazısı yer alır.

M.Ö. III. yy.da yapılmaya başlanan bakır sikkeler aes grave (ağır bakır), dökme tekniğinde yapılıyordu. Bunlarda ana birim “as” olup ağırlıkları yaklaşık 325 gr.dır. Asların ön yüzünde Ianus başı, arka yüzde gemi prorası vardır. Asın katları seyrek olarak görülür. Bunlar üzerinde de Bunlar üzerinde de Latin sayıları ve değer işaretleri vardır. Asın katlarında ön yüzde miğferli Roma başı, Diana başı gibi betimler ve her iki yüzde de değer işaretleri görülür. Parçaları ise S (semis) işareti taşır. Bunlar üzerinde Jüpiter başı (semis), Minerva başı (triens), Hercules başı (quadrans), Mercurius başı (sextans), Bellona başı (uncia) gibi tipler yer alır. Aes graveler Roma dışında Etruria, Umbria, Picenum ve Apulia bölgelerinde de yapılmıştır. M.Ö. 218 yılında yapılmaya başlanan II. Kartaca Savaşı’nın yarattığı kriz sonrasında asların ağırlığı giderek düşmüş ve aes grave darbı M.S. 80 yıllarında sona ermiştir.

[align=center]
Resim 71 olarak küçültüldü. Gerçek boyutları [ 700 x 356 ]
This image has been resized. Click this bar to view the full image. The original image is sized 700x356 and weights 49KB.

Aes Grave, As[/align]

Roma’da gümüş sikke darbı ise M.Ö. 290 yıllarında başlamış olmalıdır. Bunlar didrahmidir. Ağırlıkları 7.25 gr. olup I. Kartaca Savaşı sırasında 6.55 gr.a kadar düşmüştür. Bu sistem II. Kartaca Savaşı’na (M.Ö. 218–201) kadar sürmüştür. İlk gümüş sikkeler olasılıkla savaş alanlarında komutanlar tarafından darbettiriliyordu. Başlıca tipler:
Mars başı- at başı
Apollo başı-at
Hercules başı- Roma dişi kurdu ve ikizler
Roma başı-Victoria
Arka yüzlerdeki yazı ROMA ya da ROMANO biçimindedir.

Bu sikkelerle aynı zamanda ve benzer tiplerle bronz sikkeler de darp edilmiştir.

M.Ö. 235 yıllarında quadrigatus olarak bilinen bir tip gümüş sikke darp edilmeye başlar. Bunların birimleri drahmi ve didrahmi idi. Bunlar olasılıkla Sicilya’da Syrakusai kentinde kullanılan aynı tip sikkelerden esinlenerek yapılmıştır. Quadrigatusların ön yüzünde Ianus’un doğuya ve batıya bakar durumdaki çift yüzlü başı, arka yüzde ise quadriga süren Jüpiter tasviri yer almaktadır ki bu tip sikkeler adını buradan almaktadır. Ianus, Roma için önemli bir simgedir. Çünkü Ianus Tapınağı’nın kapılarının açılması Roma’nın dünya ile savaşa başlaması anlamına geliyordu.[/align]

[align=center]

Resim 83 olarak küçültüldü. Gerçek boyutları [ 600 x 292 ]

Quadrigatus[/align]

[align=justify]II. Kartaca Savaşı’nın başlamasından sonra quadrigatusların ağırlığı 5 gr.ın altına düşmüştür. M.Ö. 211 yılında savaşın Roma’nın lehine dönmesinin ardından Roma egemenliği altındaki yerlerde gümüş sikke darbı yasaklanmış, Roma gümüşleri geçerli kılınmış ancak yerel bakır darpları imparatorluğun başlangıcına kadar sürmüştür.

Roma didrahmilerinin giderek ağırlıklarını yitirmesinin ardından Romalılar yeni bir gümüş sikke olan victoriatus darbına başlamıştır. Bu sikkelerin ön yüzünde Victoria’nın taçlandırdığı ganimet, Victoria tarafından kullanılan biga veya quadriga yer alır.[/align]

[align=center]

Victoriatus[/align]

[align=justify]Bu sikkelerle aynı yıllarda kullanıma çıkan Roma’nın esas gümüş sikkesi denar 10 as değerinde olup denarius adı buradan gelmektedir. Ancak zamanla denar 16 as değerinde olmuş, oran değişikliğine karşın eski değer korunmuştur. 10 aslık denar asker ücretlerinin ödenmesinde kullanılmıştır. Bu çifte değer sistemi M.Ö. I. yy. sonlarına kadar sürmüştür.

Denarlardaki tip Roma başı- Dioskurlar. Bunlarda başın arkasında değer işareti X, arka yüzde ise ROMA yazısı yer alır. Uzun süre aynı tiplerde darp edilmiş M.Ö. II. yy. başında arka yüz tiplerinde değişiklik olmuş iki atlı araba (biga) içinde başka tanrılar da görülmüştür. Tanrıların yanı sıra sikke memurlarının aileleri ile ilgili betimler, sembol ve monogramlar da görülmeye başlamıştır. İlerleyen dönemlerde aile ismi açıkça yazılmıştır. Aile betimleri özellikle geç Cumhuriyet sikkelerinde görülür.

Altın sikke darbı Caesar ile başlamıştır. Caesar’ın en erken sikkeleri M.Ö. 50 yıllarına tarihlenmektedir. M.Ö. 48 yılında darp edilmiş bir sikke üzerinde Caesar’ın Gallia’da kazandığı zafer konu edilmiştir. Caesar, öldürülmesinden iki ay önce senato kararıyla üzerinde kendi portresi bulunan sikke darp ettirme hakkını elde etmiştir. Cumhuriyet Dönemi kurallarına aykırı olan bu hak Caesar’ın ölümünden sonra onun katilleri tarafından da kullanılmıştır. Caesar portresi ile darp edilen ilk sikkede Venus Victrix elinde asa ve Victoria ile görülmektedir.

Roma’da sikke basma hakkı senatonundur. M.Ö. 209 yılından sonra sikke basımıyla ilgili üçlü komisyon (triumviri monetalis) çalışmaya başlamıştır. Sikke basımında sorumlu olan memurlar M.Ö. II. yy.da önce sembol ve monogram kullanmış, daha sonra da adlarını açıkça sikkeler üzerine yazdırmışlardır. Bazen de senato tarafından görevlendirilen bir consul veya quaestorun adı sikkenin üzerine yazılarak basım tarihi belli edilmiştir. III VIR (triumvir) unvanı M.Ö. 72 yılından sonra kullanılmıştır.

Roma’da ilk darphane M.Ö. 289’da Kapitol’de Iuno Moneta Tapınağı’nın yanında açılmış olup M.Ö. 46 yılında basılan bir sikke üzerinde tanrıça Moneta başı ve MONETA yazısı görülür. Bu yüzden “Haber veren, uyaran” anlamına gelen Moneta kelimesi anlam olarak sikke ile hiçbir ilişkisi olmamasına karşın bugün batı dillerinde “para” anlamında kullanılmaktadır ( İngilizcede “money”, Almancada “münze”, Fransızcada “monnaie”)