1. #1
    DEFHUNTER - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Durumu
    Çevrimdışı

    Mesajlar
    0
    Tecrübe Puanı
    0
    Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: **

    Post Osmanlı Para Birimleri

    Osmanlı Para Birimleri



    Akçe (Akça)

    Osmanlı İmparatorluğunun, ham maddesi gümüş olan temel para birimidir.



    Akçe, kelime kökeni olarak bir târifi içerir. Açılım olarak gümüşün beyaz olan renginden hareket edilerek “Akça” (beyaz para) olarak isimlendirilmiştir.

    Şekil 21- Fâtih dönemi Osmanlı Akçesi, Amasya Darphânesi

    İlk Akçe Bursa'da Osman Gâzî tarafından 1327 yılında bastırılmıştır. Bu para ilk dönemlerinde 900 ayar gümüşten üretilmeye başlanmış fakat geçen zamanla birlikte gümüşün kalitesi 465 ayara dek düşmüştür. Ön yüzünde ülkenin inanç sistemini anmak maksadı ile Kelime-i Şahâdet ve İslâmiyet'in Dört Halîfesi'nin isimleri, arka yüzünde ise dönemin pâdişâhının ismi yer almaktaydı (para üzerinde Osmanlı İmparatorluğunun bunalımlı bir devrine tekâbülen (Fetret Devri) Timur Hân'ın ismi de yer almış, daha sonraları ise Timur'un ismi para üzerinden kaldırılmıştır).


    Bâzı kaynaklara göre 3 Akçe 1 “Para"ya eşitti. 120 Akçe ise 1 Kuruş’a eşitti. Daha sonraları Kuruş Osmanlı ekonomisinde Akçeden daha dikkate değer bir duruma gelmiş ve Akçenin yerini almıştır. 1870'lerde ise Kuruş yerini Liraya bırakmıştır.

    Bu para biriminde ilk dönemlerde üzerine basılı bir târih bulunmamasıyla birlikte, Pâdişah Yıldırım Bayezit ile birlikte Akçeler üzerine târih basılma uygulamasına geçilmiştir.



    Mangır (Mankur)

    Osmanlılarda küçük alışverişler için kullanılan bakırdan bir sikkeydi.



    Mangırlar I. Murat (1362-89) zamânında basılmaya başlanmıştır ama Orhan Gâzî'ye (1324-62) atfedilen bâzı örnekler de mevcuttur. İstanbul, Edirne ve bakır mâdenlerinin bulunduğu bâzı Anadolu şehirlerinde üretilirdi. II. Mehmet zamânında Mangır basan darphâneler Edirne, Bursa, Amasya, Ayasuluk, Ankara, Bolu, Tire, Kastamonu, Karahisar (Afyon) ve Serez idi.

    Şekil 22- I. Murat döneminden bir Mangır


    II. Mehmet zamânında iki farklı mangır tipi vardı. Büyük olanlar 1 dirhem (3,2 g), küçük olanlar 1/3 dirhem ağrılığındaydı. 8 büyük Mangır veya 24 küçük Mangır, 1 Akçe bedelindeydi. XVI. yy.'ın ikinci çeyreğinde sâdece büyük Mangırlar kullanıldı, ikinci yarısında yarım ve çeyrek Mangırlar da tedâvüle girdi.



    Gümüş sikkelerin değeri içerdikleri gümüş miktarına yakın bir değere karşılık gelmekteydi. Buna karşın mangırların değeri kullanılan bakırın değerinden fazla olarak tâyin edilirdi, aradaki fark devlete gelir kalırdı. Bu nedenle mangır üretimi sıkı bir kontrol altındaydı. Bakır sikkelerin darp etme yetkisi genelde yerel zanaatçılara açık arttırmayla verilirdi. Bu mangır ve pullardan çok sayıda basılmasına engel olmak için devlet arada eski mangırları geçersiz îlan eder ve yeni mangırları yürürlüğe sokardı. Ancak belli dönemlerde yeni mangırların tedâvüle girmesi o kadar sık olmaya başlamıştır ki, bunun bir vergilendirme yöntemi olduğu düşünülmektedir.

    Şekil 23- Kânûnî Sultan Süleyman döneminden bir Mangır


    Özel şahıslara devletin para basma yetkisi vermesinin sağladığı kazanç yüzünden zamanla sahte mangırlar da basılmaya başlamıştır. Bir noktada bâzı esnaf mangır kabul etmeyip altın veya gümüş ile ödeme yapılmasını talep etmiştir. Bu sorunların sonucu olarak 1691'de II. Ahmet mangır kullanımını durdurmuştur.

    Mangırın iptal edilmesinden sonra Osmanlı Devleti onun yerine “Kuruş” adı verilen gümüş paralar çıkarmıştır.



    Duka Altını

    Osmanlı altınına eşdeğer kıymettedir. Venedik veya Floransa altını da denmektedir.



    Venedik duka altınları, Avrupa’da en geçerli altınlardan biri idi. Ticâret kanalı ile Yakın Doğu’ya da giren bu sikke Osmanlı Devleti hudutları içinde de geçerli olmuş ve istekle kullanılmıştı. Osmanlı kuruluş döneminde uzun süre altın para basılmamış, Venedik duka altını resmî para gibi işlem görmüştür.

    Şekil 24- Venedik Duka Altını


    Bilinmeyen bir târihten başlayarak, bu duka altınlarının üzerine Osmanlılar tarafından bir damga (c/s) vurulmaya başlandığı izlenmektedir. Bu damga, dâimâ ve düzenli olarak duka altınlarının ön yüzündeki belirli bir yere vurulmaktaydı.



    Sultânî


    İlk kez Fâtih Sultan Mehmet döneminde bastırılmış, yaklaşık 3,45 gram ağırlığında klasik Osmanlı altın parasıdır. Halk arasında “Altın” olarak da bilinmektedir. Osmanlı İmparatorluğunda uzun süre ayarı ve ağırlığı değiştirilmeden II. Mahmut dönemine kadar kullanılmıştır.

    Şekil 25- 1/2 Sultânî, III. Mustafa dönemi, 1772-73, Cezâyir



    Şâhî


    İran kaynaklı bu para birimi, Osmanlı İmparatorluğunun Azerbaycan ve güneyindeki topraklarında tedâvül etti. Akçe karşılığı daha değerli ve îtibârı daha yüksek olduğundan süratle yaygınlaştı. İran'a komşu Bağdat, Basra, Halep, Amid ve Van darphânelerinde de basımına izin verildi. 1513'te gümüş sikke olarak bir miskal 4,608 gr ağırlığında yaklaşık 6,5 Akçe değerindeydi. II. Selim Amid Darphânesi’nde Şâhî’nin yerine “Selimî” adıyla bir sikke kesilmesini emretti ise de Şâhî’nin de basımı sürdü. 1583'te doğu darphânelerinde basılan ayarsız ve bozuk vezinli (ayarlı) Şâhîler toplattırıldı. 1588/89'da İstanbul'da 1 Şâhî'nin değeri 8 Akçe olarak belirlendi.

    Şekil 26- Şâhî 10 Para, III. Ahmet dönemi, 1703-04, Tiflis



    Ordu-yu Hümâyun (Osmanlı Darphânesi)

    Sefer sırasında ordu ile birlikte hareket eden seyyar darphânede para basılırken genelde İstanbul'dan getirilen kalıplar kullanılırdı. Ancak II. Mustafa (1695) döneminde bir istisnâ olarak darp yeri ismi olarak da kullanılmıştır. Çok nâdir bulunan Osmanlı parasıdır.



    Guruş (Kuruş, Piastre, 40 Para)


    Osmanlı Devleti'nde ilk defâ 1687 yılında Sultan II. Süleyman döneminde kullanılmıştır. İçerdiği gümüş ayarı değişmekle birlikte Osmanlı'da imparatorluğunun sonuna kadar kullanılmıştır. Cumhuriyet Dönemi’nde 100 Kuruş, 1 Liradır.

    Şekil 27- 10 Kuruş


    XVII. yüzyıl ortalarına doğru pek çok darphânenin kapatılması, gümüş Akçe basımının durdurulması ve bu yüzden ticârette kullanımının azalması, Osmanlı para sistemini çok kararsız bir hâle getirmiştir. Akçedeki düşüş, Osmanlı yönetimi için ciddî sorunları da berâberinde getirmiştir. Para birimi üzerinde kontrolü olmayan bir yönetimin, ekonomi üzerindeki kontrolünün de çok sınırlı olmasının yanında, dağılan para sistemi, politik olarak ağır etkileri olan yabancı paraya olan bağımlılığını da arttırmıştır.


    XVII. yüzyılın ikinci yarısı boyunca, Osmanlı yönetimi, yeni para birimini oturtmak için çok uğraşır ancak mâlî sorunlar ve sürmekte olan savaşlar nedeniyle başarısız olur.


    İstanbul Darphânesi, uzun bir aradan sonra, ilk olarak 1685’te Akçe, daha sonra 1689’da mangır basmaya başlar. Bu baskı denemelerinin sağladığı gelirleri gören yönetim, para sistemini yenileme çalışmalarına tekrarlayacak gücü kendinde görür. XVI. yüzyılın ortalarından beri Osmanlı piyasasında kullanılan büyük gümüş Avrupa paralarını da temel alırlar.


    İlk büyük gümüş para 1690 yılında, ülkeye Hollandalı tüccarlar tarafından bol miktarda getirilen Polonya parasına (İsolette veya Zolota) benzetilir. Bu paralar Hollanda Talerinden 1/3 oranında daha ufaktır. Ağırlığı, dirhem standardına bağlanır (3,20 gram), ve %60 gümüş, %40 bakırdan darp edilir. Bu emisyonun en büyüğü 6 dirhem, yaklaşık 19,2 gram ağırlığındadır. Daha sonra 1703’te 8 dirhemlik (25-26 gram) para ve onun ufakları da basılmıştır.


    1690’da basılan ilk büyük paraların, Kuruş (Piastre) olarak değil, çok kullanılan Polonya parasıyla karışmaması için Zolata veya Cedit (yeni) Zolata olması amaçlanmıştır. Ancak 1700’lü yılların başında daha büyük boy gümüş paraların basılmasıyla, yeni para sistemi tam anlamıyla yerleşmiştir.


    Yeni Osmanlı Kuruş’u, 120 Akçe veya 40 Para’ya eşitlenir. İlk Kuruş’lar 6,25 dirhem (20 gram) ağırlığında ve yaklaşık %60 gümüşten darp edilir. Zolta (Zolata), Kuruş’un dörtte üçüne, yâni 90 Akçe’ye eşitlenir. Kuruş ve Zolta’nın küçük birimleri de ayrı ayrı darp edilir.


    Savaşlar ve politik karışıklıklar nedeniyle, yeni basılan paraların çoğunluğu olması gerekenden daha düşük gümüş oranıyla basılır, bu durum 1715-16 para reformuna kadar devam eder. Düşük ayarlı, kalitesiz paralar, sahtelerinin de 1720’lere kadar görülmesine neden olur.


    1720’lerde, 1 Kuruş’tan 1 Para’ya ve Küçük Akçe’ye kadar tam takım gümüş paralar piyasada kullanılmaktaydı. Kuruş, Zolta ve 20 Para büyük çaplı ödemeler için kullanılırken, 1, 5 ve 10 Paralar günlük kullanıma hitap etmekteydi. Bu dönemde 1 Akçe 1 Paranın üçte biri değerinde olduğundan, Akçe’nin pek kullanım yeri kalmamış, Osmanlı’nın kuruluşundan beri temel para birimi olan Akçe yerini Para’ya bırakmıştır. Bu dönemde, İstanbul ve bâzı doğu illerinde çok sınırlı sayıda bakır para da basılmıştır.



    Lira

    Sultan Abdülmecit döneminde 5 Ocak 1843'te ''Osmanlı Lirası'' adıyla basıldı. Kâğıt para basılmadan önce kullanılan bu Osmanlı altın parasına ''Sarı Lira'' denirdi. 1 Altın Lira 7,20 gram ağırlığındaydı. 2 Haziran 1854'te çeyrek Lira ve 18 Şubat 1855'te de ikibuçukluk ve beşibiryerdelerin basılmasına başlandı.



    Şekil 28- Sultan V. Mehmet Reşat döneminden Sarı Lira, 1909. Ön yüzünde kenarında defne yaprağından çelenk ve alt birleşme yerinde iki tâne çapraz meşâle; orta kısmında Osmanlı tuğrası ve Sultan V. Mehmet Reşat'ın Arapça harflerle imzâsı bulunmaktadır. Tuğranın alt kısmında kaçıncı yıldönümünde (cülûsu) basıldığını ve Lira altın olduğunu gösteren Arapça sayılar; arka yüzünden de yine Arap harflerle Osmanlıca İstanbul Darphânesi’nde basıldığını belirten yazı bulunur.


    Cumhuriyetin îlânından sonra 12 Ocak 1926'da çıkarılan bir kânunla, piyasada bulunan Osmanlı paralarının yerini almak üzere yeni kâğıt para bastırılması kararlaştırıldı. Londra'da bastırılan 1, 5, 10, 100, 500 ve 1000 TL değerindeki kâğıt paralar, 5 Aralık 1927'den îtibâren eskileriyle değiştirilmeye başlandı. Cumhuriyet döneminde bastırılan paralar üzerinde Latin harfleri 1937'den îtibâren kullanılmaya başlandı. Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar 8 emisyon grubunda 23 farklı değerde, 120 tertip banknot dolaşıma çıkarıldı.



    Şekil 29- 5 Osmanlı Lirası (1912-13)




    Para İle İlgili Terimler



    Kese

    Altın ve gümüş paraların muhâfazasında kullanılan torbaya dendiği gibi ayrıca, belli bir miktar parayı bildiren bir terimdir. Akçe için 'kese" altın için de "sürre" deyimi kullanılmıştır. Fâtih ve II. Bayezit zamânında, 30.000 Akçe veya 10.000 altına “kese” denirdi. Daha sonra Trablus, Tunus ve Cezâyir darphânelerinde basılan "Sultânî” altını keselerinin her biri 1.000’er adetlik olup, 1537'de 100.000, 1660-1661'de 40.000, 1688'den sonra 50.000 Akçe’ye “1 kese” denilmiştir.


    Osmanlıların mâlî konuları dâimâ kese üzerinden yürütülmüştür. 1635'te yapılan ilk bütçe, kese hesâbı ile olmuş, 1876 yılında birinci Meclis-i Mebûsân'a verilen bütçeye kadar bu usul devam etmiştir.


    II. Mahmut döneminde sayılmalarındaki güçlükten dolayı yirmilikten 1.000, onluktan 2.000 adedi bir keseye konulur, bu şekilde 500 Kuruş üzerinden işlem görürdü.


    Osmanlı mâliyesinde üç türlü kese vardı: Kise-i Rum 500 Kuruş, dîvânî kese 416 Kuruş, Mısır kesesi 600 Kuruş (sâdece Mısır'da kullanılırdı).


    Kese terimi, özel alışverişlerde de kullanılmıştır.



    Yük

    2 keseden oluşan 40.000 ile 100.000 Akçe arasında değeri değişen para ölçüsüdür.



    Sikke-i Hasene

    Para yerinde kullanılan bir tâbirdir. Sikke Osmanlılarda biri damga, diğeri nakit yerine olmak üzere iki şekilde kullanılırdı. Doğrudan doğruya para kastedildiği zaman bu tâbir kullanılırdı.



    Dirhem-i Ceyyit

    Osmanlı'da karışık, bozuk olmayan gümüş para anlamında kullanılan bir tâbirdir.



    Firade

    Darphânede kullanılan nizâmî ayardır. Altın için binde 916,666, gümüş için binde 930’du.



    İrsâliye Akçesi

    Mısır'dan her sene gelen pâdişahların cep harçlığıdır. Bu para, XVII. yüzyıl ortalarında 600.000 altın civârındaydı.



    Bürgus

    Suriyeliler tarafından 1 Kuruşluk Osmanlı gümüş parasına verilen isimdir. Arapçada “pire” anlamına gelen bu kelime, paranın küçüklüğü nedeniyle elden kolaylıkla düşmesinden dolayı bu ismi almıştır.



    Akçe-i Büzürg

    İlk olarak 1470 (Hicrî 875) yılında Fâtih Sultan Mehmet döneminde basılmış olan yaklaşık 9 gram ağırlığında ve 10 Akçe değerinde çok nâdir bulunan bir gümüş paradır. “Gümüş-i Sultâniye” olarak da bilinir.



    Ecnebî Kuruş’u

    Riyal yerine kullanılan bir tâbirdir. 1650-1656 târihlerinde 2 Ecnebî Kuruş’u yâni Riyal 1 Altın’a tedâvül ediyordu.



    Cedit Eşrefî (Cedit Zolata)

    Osmanlı dönemindeki gümüş paralardan biridir. III. Ahmet döneminde 90 Akçe’ye tekâbül ederdi.


    İstanbul ve Mısır'da basılan Eşrefî altınlar râyiç olarak eşit tutulmasına rağmen ne ağırlık ne de ayar olarak birbirini tutmuyordu. İstanbul'da basılan yüksek ayarlı altınlar Mısır’a götürülüp burada eritiliyor piyasaya düşük ayarlı Mısır altını olarak sürülüyordu. Bu duruma mâni olmak için bakır ve gümüş ilâve edilen yeni altınlara tuğra basılmış, 300 Akçe’ye karşılık olacağı benimsenen bu yeni paraya Cedit Eşrefî adı verilmiştir. Bu paralar çoğalıncaya kadar diğer altınların Darphâne-i Âmire’ye getirilerek eritilmesi ve yeni tipte tuğralı olarak darp edilmesine karar verilmiştir. Mısır Vâlisi’ne de ferman ile 22 ayarda 100 adedi 115 vezne eşit sikke kesilmesi emredilmiştir.


    İlk olarak 1696 yılında II. Mustafa adına darp edilen bu paralar tuğranın altın üzerinde ilk uygulama olması açısından çok önemli olup, örnek teşkil etmiş, her ne kadar Cedit Eşrefî adı verilmişse de halk arasında Eşrefî veya “Tuğralı Altun” adı ile anılmaya devam etmiştir.



    Cedit İslâmbol

    1715'te basılan altın paralar hakkında kullanılan tâbirdir. Sikke-i Cedîd-i Zer-i İslâmbol da denirdi. 1696 da bastırılan sikkeler para sorununu çözememiş ve pâyitahtta basılan altınlara diğer sikkeler dahi mağşuşiyetten kurtulamamış olduğu için bir yüzüne tuğra diğer yüzüne "duribe fi İslâmbol" olmak üzere yeni sikkeler bastırılmıştı. Bu arada basılan 3’er Kuruşluk altını 1696 da basılan altınlardan ayırmak için bu isim verilmişti.



    Cedit Osmanlı Kuruş’u

    “Tuğralı Kuruş” da denir. III. Ahmet döneminde 120 Akçe’ye tekâbül ederdi.



    Cedit Zincirli (Cedit Zencirikli)

    1725’te III. Ahmet döneminde Tebriz Seraskeri’nin talebi üzerine Tebriz’de bir darphâne kurularak burada 24 ayar altından 100 adedi 110 dirhem ağırlığında 400 Akçe kıymetinde altın olarak basılmış paralardır.


    Bu paralar önce İstanbul altınları ile eş değer tutulmuş, Tiflis ve Revan’da da bu tip darbı gerçekleştirilmiş ancak ayar konusunda tâkip eden günlerde sahtekârlık yapıldığı tespit edilmiş, Tebriz Darphânesi önce uyarılmış sonra İstanbul’da bastırılan örnekler gönderilmiş, yanlışta ısrarın devâmı üzerine bu darphâneler kapatılmıştır.



    Cedit Zer-i Mahbub

    III. Mustafa nâmına 1757 ve 1759 senelerinde bastırılan paralardır.



    Cihâdiye

    Sultan II. Mahmut döneminin üçüncü cülus yılında harp masraflarını çıkartmak maksadı ile tedâvül ettirilen yüksek ayarlı gümüş 5 Kuruş’tur.



    Kara Kuruş

    Mevcut ekonomik sıkıntıyı gidermek için II. Mahmut'un 21. cülus yılında akıl edilen bu dâhiyâne buluş netîcesi, %17-%22 arasında değişen düşük ayarlarda gümüş ile para basılmış, bu paralar halk tarafından kullanıldıkça içeriğindeki yüksek bakır oranı sebebi ile kararmaya başlamış ve bu Kuruş’a Kara Kuruş veya bu tip paralara (5 Kuruş, 100 Para, 40 Para, 20 Para, 10 Para) “Kara Kuruş aksamı” denmeye başlanmıştır.



    Atîk Rûmî

    II. Mahmut zamânında basılan paralardandır. Halk arasında Yazılı Mahmudiye olarak bilinir. Hicrî 1816-1821 arasında dört defâ basılmıştır.



    Cedit Rûmî

    II. Mahmut zamânında basılan altın paralardandır. Halk arasında “Yazılı Mahmudiye” olarak bilinir. 1816-1832 arasında altı defâ basılmıştır.



    Mecidiye

    20 Kuruş değerinde gümüş paradır. Sultan Abdülmecit, 1840’ta para ayarlarının düzenlenmesiyle ilgili fermânıyla eski sikkelerin kaldırılmasını buyurdu. 1840’ta yeni sikkelerin (paraların) basılmasına başlandı. 500 Kuruşluk (beşibirlik), 100 Kuruşluk (yüzlük), 50 Kuruşluk (ellilik) altın Mecidiye, gümüş Mecidiye basıldı. 1848’de 250 Kuruşluk altın Mecidiyeler çıkarıldı.


    Altın ve gümüş Mecidiyelerin bir tarafında pâdişâhın tuğrası ve cülûsunun kaçıncı yılında basıldığını gösteren bir rakam; diğer tarafında da İstanbul’da basıldığını gösteren bir ibâre ile 1255 (1839) rakamı vardır.


    Bakır karışımıyla yapılan altın Mecidiyeler %0,9165 ayarında, 7,2 gr ağırlığındaydı. Gümüş Mecidiyelerse %0,830 ayarındaydı. Mecidiye ve küçükleri olan gümüş sikkeler cumhuriyet devrine kadar tedâvülde kaldı.


    Umûmiyetle Mecidiye denilen gümüş paraya “Sim Mecidiye” veya “Beyaz Mecidiye” de denirdi.



    Kâime-i Mûtebere

    Osmanlı’da ilk kâğıt para imparatorluğun son dönemlerinde bastırıldı.



    Sultan Abdülmecit'in tahta çıktığı sıralarda devlet büyük bir para sıkıntısı içinde bulunuyordu. 1840 yılında, 160 bin Osmanlı Altını karşılığında "Kâime-i Mûtebere" adı verilen kâğıt paralar çıkarıldı. Bunların en büyüğü 500, en küçüğü 10 Kuruşluktu.

    Şekil 30- 50 Kâime, Sultan Abdülmecit dönemi, 1860-61.



    Aynı yıl, 400 bin Osmanlı Altını karşılığında 50, 100 ve 500 Kuruşluk olmak üzere daha küçük boyda paralar basıldı. Bu paraların üzerlerinde tuğra, altlarında Mâliye Nâzırı'nın mührü, arkalarında ise "Nezâret-i Celîle-i Mâliye" damgası vardı.


    Ancak ne var ki, kalpazanlık dünyâda o zamanlarda da vardı. Avrupalı ve Amerikalı kalpazanlar Türkiye'ye sahte kâimeler sokmaya başladılar. Yalnızca Amerika'da basılan Kâimelerin tutarı 12 milyon Kuruş’u geçiyordu. Bununla baş edilemedi ve 1852 yılında kâğıt paraların imhâ edilmesine karar verildi.


    1861 yılı Ağustos ayı sonuna kadar piyasadaki kâğıt paralar değiştirildi. Kâimeler 1863 yılında tedâvülden kaldırıldı. Ancak, halk arasında para için hâlâ "kayme" tâbiri kullanılmaktadır.


  2. #2
    likya - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    likya
    Guest
  3. #3
    PReSCoLD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Member
    Durumu
    Çevrimdışı

    Mesajlar
    48
    Tecrübe Puanı
    13
    Rep Derecesi: **
    Alıntı DEFHUNTER Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Lira

    Sultan Abdülmecit döneminde 5 Ocak 1843'te ''Osmanlı Lirası'' adıyla basıldı. Kâğıt para basılmadan önce kullanılan bu Osmanlı altın parasına ''Sarı Lira'' denirdi. 1 Altın Lira 7,20 gram ağırlığındaydı. 2 Haziran 1854'te çeyrek Lira ve 18 Şubat 1855'te de ikibuçukluk ve beşibiryerdelerin basılmasına başlandı.



    Şekil 28- Sultan V. Mehmet Reşat döneminden Sarı Lira, 1909. Ön yüzünde kenarında defne yaprağından çelenk ve alt birleşme yerinde iki tâne çapraz meşâle; orta kısmında Osmanlı tuğrası ve Sultan V. Mehmet Reşat'ın Arapça harflerle imzâsı bulunmaktadır. Tuğranın alt kısmında kaçıncı yıldönümünde (cülûsu) basıldığını ve Lira altın olduğunu gösteren Arapça sayılar; arka yüzünden de yine Arap harflerle Osmanlıca İstanbul Darphânesi’nde basıldığını belirten yazı bulunur.


    Arkadaşlar yukarıda belirtilen "Lira" ların ederini bilen var mı? 13 adet mevcut

  4. #4
    remuss - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    remuss
    Guest
  5. #5
    PReSCoLD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Member
    Durumu
    Çevrimdışı

    Mesajlar
    48
    Tecrübe Puanı
    13
    Rep Derecesi: **
    Alıntı remuss Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    7.20 ile altın gr fiyatını Carp
    fiyati o dur
    alımı satımı serbesttir tarihi eser değildir
    bu arada bu konu sahibi emeğine sağlık çıktı alip saklanması gereken bir paylaşım olmuş . eyv
    Kuyumcu alır mı hocam bu konu hakkında bilgin var mı?

  6. #6
    remuss - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    remuss
    Guest
  7. #7
    Sbn48 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Member
    Durumu
    Çevrimdışı

    Mesajlar
    74
    Tecrübe Puanı
    12
    Rep Derecesi: **
    PresCold kardeşim son 4 padişah a kadar olan paraları kuyumcu ya satabilirsin.
    PReSCoLD Bunu beğendi

  8. #8
    Asil - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Bilgili Üye
    Durumu
    Çevrimdışı

    Mesajlar
    371
    Tecrübe Puanı
    15
    Rep Derecesi: **
    Saol eline sağlık. Gördüğüm en güzel paylaşımlardan.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş