Sayfa 1/2 12 Son
  1. #1
    _Mithra_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Operatör
    Durumu
    Çevrimiçi

    Mesajlar
    1.809
    Tecrübe Puanı
    78
    Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: **

    Kutna Hora’da Sızlayan Bir Yapı: Kemik Kilisesi

    Kutna Hora’da Sızlayan Bir Yapı: Kemik Kilisesi

    İsim:  1.jpg
Görüntüleme: 41
Büyüklük:  43.9 KB (Kilobyte)

    Çek Cumhuriyeti’nin ikinci büyük şehri olan Kutna Hora, Prag’ın 70 kilometre doğusunda bulunan küçük bir şehir.


    1995 yılında tarihi merkezi, St. Barbara Katedrali ve Virgin Mary Kilisesi UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alınmış olan bu bölge, tüyler ürperten bir geçmişe sahip. Seldec Kostnice, Çek Cumhuriyeti’nin başkenti Prag yakınlarında, geniş bir mezarlığın ortasından yükselen, duvarları kurukafa yığınlarıyla bezenmiş bir Katolik kilisesi. Kilisenin görüntüsü kadar öyküsü de şaşırtıcı.

    İsim:  2.jpg
Görüntüleme: 40
Büyüklük:  92.7 KB (Kilobyte)

    Hikâye, 13. yüzyılın ikinci yarısında Anton isimli bir keşişin bölgede gümüş yatakları bulması ile başlıyor. Kutna Hora madencilikle uğraşan bir kasaba olarak kuruluyor ve kısa zamanda bölgenin ikinci büyük kenti oluyor. Şehirde bir darphane kuruluyor ve burada basılan Prag Groschen’i denilen gümüş sikke bütün Avrupa’da geçerli hale geliyor. Kutna Hora’daki Azize Barbara Katedralinin yapımına Prag’taki Aziz Vitus Katedralinin de mimarı olan Peter Parler 1380 yılında başlıyor. Daha sonraki yıllarda da çeşitli eklemeler yapılıyor. Bohemya Gotik tarzının önemli bir örneği olarak kabul görülüyor.

    İsim:  3.jpg
Görüntüleme: 41
Büyüklük:  380.9 KB (Kilobyte)
    Seldec Kilisesi, dünyanın en çok turist çeken kiliselerinden biri.

    KUTSAL TOPRAK


    Efsaneye göre Sedlec Manastırı Başrahibi Heinrich, Çek Kralı II. Otakor tarafından 1278’de kutsal topraklara, Filistin’e, elçi olarak gönderilir. Görevini tamamlayan Heinrich, Kudüs’ten ayrılırken, İsa’ın çarmıha gerildiği Golgotha’dan bir avuç toprak alır. Seldec’e dönüşte toprağı Kunta Hora’daki kilisenin mezarlığına serper. Böylece mezarlığın kutsal toprakların bir parçası olduğu inancı doğar. O yıldan sonra, mezarlık büyük bir üne kavuşur. Önce çevresindeki kasabalardan, sonra uzak kentlerden, komşu ülkelerden pek çok kişi buraya gömülmek ister. 14. yüzyılda veba salgını başladığında, mezar sayısı giderek çoğalır. Sadece bu salgında 40 bin kişi ölür. Ardından 1421’deki Husit Savaşları başlar. Husitler, kiliseyi basıp 500 keşişi öldürüp yapıyı tahrip eder. Tüm savaş kayıpları Kunta Hora’ya defnedilir. Mezarlık alanı 35 hektara çıkar.


    İsim:  4.jpg
Görüntüleme: 40
Büyüklük:  185.8 KB (Kilobyte)

    TÜRK’ÜN GÖZÜNÜ OYAN KARGA


    Savaşın ardından yıkık binanın onarımını Schwarzenberg Ailesi üstlenir. Hem yapıyı onarmak hem de mezar sorununa çözüm bulmak gerekmektedir. Hıristiyan geleneğinde yüzyıllardır uygulanan yönteme başvurulur. Mezarlardan çıkarılan iskeletler için bir şapel yapılır. Bu gelenek Anadolu’daki Rum kiliselerinde de uygulanıyor. Kemiklerin saklandığı salona osteofilakio adı verilir.

    İsim:  5.jpg
Görüntüleme: 40
Büyüklük:  173.5 KB (Kilobyte)

    13. yüzyılda Avrupa’daki Hristiyanların gömülmek için çok rağbet ettiği bu mezarlık, gelen talebe cevap veremeyecek duruma gelmiştir. Üstüne bir de şehirdeki veba salgını nedeniyle yaşanan toplu ölümler eklenince mezarlıktaki kemikler ara ara kilisenin içine, bahçesine, şapeline yığılır. 16. yüzyılda çılgın mimar Santini tarafından kullanılmaya başlayan kemikler, kiliseye bugünkü halini vermek üzere dekore edilmiştir. Hatta kemiğe öyle fazla ihtiyaç duyulmuş ki, başka mezarların açılıp kemiklerin buraya getirildiği söylenir.

    İsim:  6.jpg
Görüntüleme: 40
Büyüklük:  99.3 KB (Kilobyte)

    19’uncu yüzyılda kilisenin bir kez daha restorasyonu gündeme gelir. Bu kez oyma ustası Frantısek Rınt, çok farklı bir yöntem önerir. Schwarzenberg Ailesi’nden onay alınca, hayal gücünü kullanıp mezardan çıkardığı 40 bin iskeleti temizler, birbirinden ilginç tasarımlar oluşturur. 1870’de, Seldec Kostnice, yani Seldec’in kemik kilisesi açılır.


    Kilisenin içinde, Schwarzenberg Ailesi’nin kemiklerden yapılmış bir arması bulunuyor. Armanın sağ alt kısmında bir kafatası yerleştirilmiş. Yanı başındaki karga iskeletinin gagası, kafatasının gözünün içinde. Bu figür, Schwarzenberg Ailesi’nin 1591’deki Raab Savaşı’nda Türklere karşı kazandığı zaferin simgesi. Avusturya, Eflak seferine çıkan Osmanlı ordusu, 1594’te Raab Kalesi’ni ele geçirir. Satırcı Mehmed Paşa, dört yıllık mücadele sonucu Avusturya ile barış anlaşması yapmaya çalışırken, 1598’de Raab Kalesi’ni kaybeder. Osmanlı’dan bir kalenin bile geri alınması önemli olduğundan, Schwarzenberg Ailesi kendisini kahraman ilan eder. Başarısı kargayla sembolize edilir.

    İsim:  7.jpg
Görüntüleme: 40
Büyüklük:  143.7 KB (Kilobyte)
    ‘Türk’ün gözünü oyan karga’

    İsim:  8.jpg
Görüntüleme: 41
Büyüklük:  514.6 KB (Kilobyte)

    Kemikli kilise, merdiveninden avizesine, mihrabından kapı tokmağına kadar her türlü süslemenin, dekorasyonun, inşaat malzemesi yerine insan kemiğinin kullanıldığı bir kilise. Kemikten yapılan bu yapının ürkütücü olduğu kadar üzücü hikâyesinin dışında, görünürde estetik ve hayal sınırlarını zorlayan etkisi oldukça şaşırtıcı.

    İsim:  9.jpg
Görüntüleme: 41
Büyüklük:  214.0 KB (Kilobyte)
    Tüm bu kemikler dezenfekte edilip ilaçlandığı için herhangi bir bakteri vs. barındırmıyor.

    İsim:  10.jpg
Görüntüleme: 40
Büyüklük:  156.9 KB (Kilobyte)
    Bu kilise hala Schwarzenberg Ailesi’ne ait.


    NOT: https://sanatkaravani.com/kutna-hora...emik-kilisesi/ alıntıdır.


  2. #2
    _Mithra_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Operatör
    Durumu
    Çevrimiçi

    Mesajlar
    1.809
    Tecrübe Puanı
    78
    Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: **
    İsim:  11.jpg
Görüntüleme: 38
Büyüklük:  250.3 KB (Kilobyte)
    Dev avizesi kulak, uyluk, leğen kemiklerinden yapılmış.

    İsim:  12.jpg
Görüntüleme: 37
Büyüklük:  96.4 KB (Kilobyte)

    İsim:  13.jpg
Görüntüleme: 37
Büyüklük:  57.3 KB (Kilobyte)

    İsim:  14.jpg
Görüntüleme: 37
Büyüklük:  213.7 KB (Kilobyte)

    İsim:  15.jpg
Görüntüleme: 37
Büyüklük:  544.0 KB (Kilobyte)

  3. #3
    Gönül_Eri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Editör
    Durumu
    Çevrimdışı

    Mesajlar
    1.187
    Tecrübe Puanı
    14
    Rep Derecesi: **
    Alıntı _Mithra_ Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Kutna Hora’da Sızlayan Bir Yapı: Kemik Kilisesi

    İsim:  1.jpg
Görüntüleme: 41
Büyüklük:  43.9 KB (Kilobyte)

    Çek Cumhuriyeti’nin ikinci büyük şehri olan Kutna Hora, Prag’ın 70 kilometre doğusunda bulunan küçük bir şehir.


    1995 yılında tarihi merkezi, St. Barbara Katedrali ve Virgin Mary Kilisesi UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alınmış olan bu bölge, tüyler ürperten bir geçmişe sahip. Seldec Kostnice, Çek Cumhuriyeti’nin başkenti Prag yakınlarında, geniş bir mezarlığın ortasından yükselen, duvarları kurukafa yığınlarıyla bezenmiş bir Katolik kilisesi. Kilisenin görüntüsü kadar öyküsü de şaşırtıcı.

    İsim:  2.jpg
Görüntüleme: 40
Büyüklük:  92.7 KB (Kilobyte)

    Hikâye, 13. yüzyılın ikinci yarısında Anton isimli bir keşişin bölgede gümüş yatakları bulması ile başlıyor. Kutna Hora madencilikle uğraşan bir kasaba olarak kuruluyor ve kısa zamanda bölgenin ikinci büyük kenti oluyor. Şehirde bir darphane kuruluyor ve burada basılan Prag Groschen’i denilen gümüş sikke bütün Avrupa’da geçerli hale geliyor. Kutna Hora’daki Azize Barbara Katedralinin yapımına Prag’taki Aziz Vitus Katedralinin de mimarı olan Peter Parler 1380 yılında başlıyor. Daha sonraki yıllarda da çeşitli eklemeler yapılıyor. Bohemya Gotik tarzının önemli bir örneği olarak kabul görülüyor.

    İsim:  3.jpg
Görüntüleme: 41
Büyüklük:  380.9 KB (Kilobyte)
    Seldec Kilisesi, dünyanın en çok turist çeken kiliselerinden biri.

    KUTSAL TOPRAK


    Efsaneye göre Sedlec Manastırı Başrahibi Heinrich, Çek Kralı II. Otakor tarafından 1278’de kutsal topraklara, Filistin’e, elçi olarak gönderilir. Görevini tamamlayan Heinrich, Kudüs’ten ayrılırken, İsa’ın çarmıha gerildiği Golgotha’dan bir avuç toprak alır. Seldec’e dönüşte toprağı Kunta Hora’daki kilisenin mezarlığına serper. Böylece mezarlığın kutsal toprakların bir parçası olduğu inancı doğar. O yıldan sonra, mezarlık büyük bir üne kavuşur. Önce çevresindeki kasabalardan, sonra uzak kentlerden, komşu ülkelerden pek çok kişi buraya gömülmek ister. 14. yüzyılda veba salgını başladığında, mezar sayısı giderek çoğalır. Sadece bu salgında 40 bin kişi ölür. Ardından 1421’deki Husit Savaşları başlar. Husitler, kiliseyi basıp 500 keşişi öldürüp yapıyı tahrip eder. Tüm savaş kayıpları Kunta Hora’ya defnedilir. Mezarlık alanı 35 hektara çıkar.


    İsim:  4.jpg
Görüntüleme: 40
Büyüklük:  185.8 KB (Kilobyte)

    TÜRK’ÜN GÖZÜNÜ OYAN KARGA


    Savaşın ardından yıkık binanın onarımını Schwarzenberg Ailesi üstlenir. Hem yapıyı onarmak hem de mezar sorununa çözüm bulmak gerekmektedir. Hıristiyan geleneğinde yüzyıllardır uygulanan yönteme başvurulur. Mezarlardan çıkarılan iskeletler için bir şapel yapılır. Bu gelenek Anadolu’daki Rum kiliselerinde de uygulanıyor. Kemiklerin saklandığı salona osteofilakio adı verilir.

    İsim:  5.jpg
Görüntüleme: 40
Büyüklük:  173.5 KB (Kilobyte)

    13. yüzyılda Avrupa’daki Hristiyanların gömülmek için çok rağbet ettiği bu mezarlık, gelen talebe cevap veremeyecek duruma gelmiştir. Üstüne bir de şehirdeki veba salgını nedeniyle yaşanan toplu ölümler eklenince mezarlıktaki kemikler ara ara kilisenin içine, bahçesine, şapeline yığılır. 16. yüzyılda çılgın mimar Santini tarafından kullanılmaya başlayan kemikler, kiliseye bugünkü halini vermek üzere dekore edilmiştir. Hatta kemiğe öyle fazla ihtiyaç duyulmuş ki, başka mezarların açılıp kemiklerin buraya getirildiği söylenir.

    İsim:  6.jpg
Görüntüleme: 40
Büyüklük:  99.3 KB (Kilobyte)

    19’uncu yüzyılda kilisenin bir kez daha restorasyonu gündeme gelir. Bu kez oyma ustası Frantısek Rınt, çok farklı bir yöntem önerir. Schwarzenberg Ailesi’nden onay alınca, hayal gücünü kullanıp mezardan çıkardığı 40 bin iskeleti temizler, birbirinden ilginç tasarımlar oluşturur. 1870’de, Seldec Kostnice, yani Seldec’in kemik kilisesi açılır.


    Kilisenin içinde, Schwarzenberg Ailesi’nin kemiklerden yapılmış bir arması bulunuyor. Armanın sağ alt kısmında bir kafatası yerleştirilmiş. Yanı başındaki karga iskeletinin gagası, kafatasının gözünün içinde. Bu figür, Schwarzenberg Ailesi’nin 1591’deki Raab Savaşı’nda Türklere karşı kazandığı zaferin simgesi. Avusturya, Eflak seferine çıkan Osmanlı ordusu, 1594’te Raab Kalesi’ni ele geçirir. Satırcı Mehmed Paşa, dört yıllık mücadele sonucu Avusturya ile barış anlaşması yapmaya çalışırken, 1598’de Raab Kalesi’ni kaybeder. Osmanlı’dan bir kalenin bile geri alınması önemli olduğundan, Schwarzenberg Ailesi kendisini kahraman ilan eder. Başarısı kargayla sembolize edilir.

    İsim:  7.jpg
Görüntüleme: 40
Büyüklük:  143.7 KB (Kilobyte)
    ‘Türk’ün gözünü oyan karga’

    İsim:  8.jpg
Görüntüleme: 41
Büyüklük:  514.6 KB (Kilobyte)

    Kemikli kilise, merdiveninden avizesine, mihrabından kapı tokmağına kadar her türlü süslemenin, dekorasyonun, inşaat malzemesi yerine insan kemiğinin kullanıldığı bir kilise. Kemikten yapılan bu yapının ürkütücü olduğu kadar üzücü hikâyesinin dışında, görünürde estetik ve hayal sınırlarını zorlayan etkisi oldukça şaşırtıcı.

    İsim:  9.jpg
Görüntüleme: 41
Büyüklük:  214.0 KB (Kilobyte)
    Tüm bu kemikler dezenfekte edilip ilaçlandığı için herhangi bir bakteri vs. barındırmıyor.

    İsim:  10.jpg
Görüntüleme: 40
Büyüklük:  156.9 KB (Kilobyte)
    Bu kilise hala Schwarzenberg Ailesi’ne ait.


    NOT: https://sanatkaravani.com/kutna-hora...emik-kilisesi/ alıntıdır.
    Ustam teşekkür ederim bilgi için. İçimiz açıldı gece gece
    szihoprenic, _Mithra_ Bunu beğendi

  4. #4
    Mal bulanındır - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Operatör
    Durumu
    Çevrimiçi

    Mesajlar
    4.771
    Tecrübe Puanı
    77
    Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: **
    ustam tesekkurler. boyle saherserleri insaa eden medeniyetlerin.pesinden gidip kalintilarini ve kiymetlilerini zor tespit etmemiz..olagan sonuctur...O donemlerdeki kamu binalarini bile kalite yapanlarr.tabiki paha bicilmez eserlerini gizledikleri yerleri onkat daha titizce yapmislardirr..
    Gönül_Eri, szihoprenic, _Mithra_ Bunu beğendi

  5. #5
    _Mithra_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Operatör
    Durumu
    Çevrimiçi

    Mesajlar
    1.809
    Tecrübe Puanı
    78
    Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: **
    Alıntı Gönül_Eri Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Ustam teşekkür ederim bilgi için. İçimiz açıldı gece gece
    estağfirullah
    bu gün facebookta bir define grubunda bu kiliseyle ilgili asparagas bir haber vardı o yüzden konu açayım dedim
    güya haçlı seferleri sırasında öldürülen Türklerin kemiklerinden yapıldığı yazıyordu orada
    evet çok şehitler verdik haçlı seferlerinde ama bu kilisedeki kemiklerin bizim şehitlerimizle ilgisi yok

  6. #6
    szihoprenic - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Uzman
    Durumu
    Çevrimdışı

    Mesajlar
    515
    Tecrübe Puanı
    15
    Rep Derecesi: **
    Avrupaya baksan barbar olan biziz.
    Adamlar dünde türk düşmanı bugunde kafa ayni kafa zihniyette gecmiste ne ise bugünde aynı

  7. #7
    _Mithra_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Operatör
    Durumu
    Çevrimiçi

    Mesajlar
    1.809
    Tecrübe Puanı
    78
    Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: **
    Alıntı szihoprenic Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Avrupaya baksan barbar olan biziz.
    Adamlar dünde türk düşmanı bugunde kafa ayni kafa zihniyette gecmiste ne ise bugünde aynı
    evet malesef Türkün gözünü oyan kargayı bile kutsamışlar zavallılar
    düşmanlık bir yere kadar anlarım da bu ne kindir arkadaş

  8. #8
    Gönül_Eri - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Editör
    Durumu
    Çevrimdışı

    Mesajlar
    1.187
    Tecrübe Puanı
    14
    Rep Derecesi: **
    Alıntı _Mithra_ Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    estağfirullah
    bu gün facebookta bir define grubunda bu kiliseyle ilgili asparagas bir haber vardı o yüzden konu açayım dedim
    güya haçlı seferleri sırasında öldürülen Türklerin kemiklerinden yapıldığı yazıyordu orada
    evet çok şehitler verdik haçlı seferlerinde ama bu kilisedeki kemiklerin bizim şehitlerimizle ilgisi yok
    Katılıyorum size ustam o çok ayrı bi konu. Zamanında haçlılar filistinde büyük katliamlar yaptılar özellikle tapınak şövalyeleri denilen zorba ateist kontrolsüz gurup şuanki ilimunaticilerin ataları. Lakin burayla sizinde dediğiniz gibi ilgisi yok Bugün hadis metinleri dersi çalışırken Peygamberimizin hayvanlar ve bitkiler ile alakalı söylediği mübarek sözlere denk geldim orda bi hususa parantez açılmış danimarkada fokların kanadada boğazlarından kesilmek sureti ile yunusların katliamına değinmiş yazar. Hakkaten kim zalim ? Kim zorba ? İyi düşünüp irdelemek gerek. Daha nice örnekler var ama uzar gider

  9. #9
    szihoprenic - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Uzman
    Durumu
    Çevrimdışı

    Mesajlar
    515
    Tecrübe Puanı
    15
    Rep Derecesi: **
    Alıntı _Mithra_ Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    evet malesef Türkün gözünü oyan kargayı bile kutsamışlar zavallılar
    düşmanlık bir yere kadar anlarım da bu ne kindir arkadaş
    Ustam
    Adamlar gercekten okuyorlar tarihlerini cok iyi biliyorlar bizim aksimize bu kin olayını nesilden nesile aktariyorlar ki geçmişte yasadigimiz sıkıntıları tekrar yasamayalim diye
    Bizde oturdugumuz yerden gobegimizi kasiya kasiya gecmiste 3 kitaya hukmetmisiz nidalari atariz iste
    Gönül_Eri, _Mithra_ Bunu beğendi

  10. #10
    _Mithra_ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Operatör
    Durumu
    Çevrimiçi

    Mesajlar
    1.809
    Tecrübe Puanı
    78
    Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: **
    Alıntı Gönül_Eri Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Katılıyorum size ustam o çok ayrı bi konu. Zamanında haçlılar filistinde büyük katliamlar yaptılar özellikle tapınak şövalyeleri denilen zorba ateist kontrolsüz gurup şuanki ilimunaticilerin ataları. Lakin burayla sizinde dediğiniz gibi ilgisi yok Bugün hadis metinleri dersi çalışırken Peygamberimizin hayvanlar ve bitkiler ile alakalı söylediği mübarek sözlere denk geldim orda bi hususa parantez açılmış danimarkada fokların kanadada boğazlarından kesilmek sureti ile yunusların katliamına değinmiş yazar. Hakkaten kim zalim ? Kim zorba ? İyi düşünüp irdelemek gerek. Daha nice örnekler var ama uzar gider
    tamamen haklısın ustam
    onlar sözde medenidir ama her haltı yemekten de geri durmazlar
    nerede petrol nerede zengin yeraltı kaynakları var ilk onlar gider ve yerli halkı katletmekten geri kalmazlar
    yeniçağla beraber coğrafi keşiflerle başladı bu katliamlar emperyalizmle durmaksızın devam ediyor maalesef
    biz bir olmazsak iri olmazsak diri olmazsak bizi de sofraya koymaları an meselesi
    Gönül_Eri, szihoprenic Bunu beğendi

Sayfa 1/2 12 Son

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •