Tabae Bölgesi sikkeleri
Tarihi Coğrafya bakımından Tabae; Kayra Bölgesinde yaklaşık aynı yükseklikte kurulmuş, Tabae ovasının batısında dağların batıya doğru olan geçidi üzerinde, yüksekçe bir yakalık üzerindedir. Antik dönemde Mobolla (Muğla) tarafından gelen yolun üzerinde ve bu yolun Apollonia (Medet) Heracleia (Vakıf Köyü), Sebantoplis (Kızılca), Aphrodisas (Geyre) kentlerine ulaşımı olup bu kentlerle yakın ilişkiler içinde idi. Bu yakınlaşma güneyde Kidrama ve Kibyra vadesinde Kuzeyde Laodikyanın bulunduğu Lykos Vadisinde (Denizli Ovası) görmek mümkündür. Batıda Mobella’dan (Muğla) sonra Ege Denizi kıyısında olan Caunos’tan (Köyceğiz) Halikarnassos’a (Bodrum’a) kadar Tabae’nin ticari bağının olduğu araştırmacılara tarafından tespit edilmiş durumdadır.
Tabae’a komşu olan, Apollania (Medet), Mobolla (Muğla), Kidrama (Yorga), Aphrodisiaks (Geyre), Heracieia (Vakıf) kentleri arasında yalnız bir kent değildir. Kuşkusuz ona bağlı köy niteliğinde birçok yerleşimler bulunmaktaydı. Bugündü Hırka köyünün bulunduğu yerde; Adamharmanıköyü sınırları içinde Kalan Asar Tepesinde, Çiftlik köyünde Yeniköy ile Özlüce köyleri arasında kalan Tabakhane deresinde Varalı Çayı Vadisinde köy niteliğinde antik dönem izleri veren yerleşimlere rastlanmaktadır. Bu yerleşimler Tabae kentine bağlı idi.
Tabae Ovası (Tabenorum Çampus) kentin ziraat yaptığı özellikle atlarının ve sığırlarının barındığı bir düzlüktür. Tarım ve Hayvancılığa elverişlidir. Bu nedenle Tabae’lılar öküz ve at figürünün sikke sanatında çok kullanılmıştır.
Kentin güney ve batı bölgeleri dağlıktır. Geniş orman bölgesine sahip olup, bu bölge antik dönemde küçükbaş hayvanlarının barınağıdurumundadır.
Tabae’nin kuruluşunun, büyük İskender’den sonra Anadolu’da kurulan antik kentlerin kuruluş dönemlerinde olduğunu son araştırmalar göstermiştir. Yüzeydeki kalıntıları ve özellikle sikkeler de bunu kanıtlamaktadır. Bilindiği gibi Büyük İskender’den sonra kurulan Helenistik Krallıklar Anadolu’da birçok kent devleti kurmuştur. Kent kurma siyasetiİskender ile başlamış, daha sonra Helenistik Dönem Krallıkları bu geleneği devam ettirmişlerdir.
Basılan sikkeler ilk dönemde gümüş olup daha sonralarıbronzları da görülür. Gerek gümüş, gerek bronz olsun tüm sikkelerin ön yüzlerinde tarımsal başlar yani Dionysos, Athena, Zeuz, Herakles, Apollon, Poseidon ve benzerleridir. Bu tanrısal betimler Helenistik çağda genel olarak tüm kentlerin ortak karakteridir. Sikkelerin arka yüzünde ise tabae kentini kendi tip ve karakterini gösteren seriler rastlanır. Ok ve Sadak geriye doğru bakan ayakta öküz figürü, bereket boynuzu, dioscures başlıkları, sunak, geyik, panter gibi figürleri kullanmışlardır. Sikkelerin arka yüzünde olan bu figürlerin yanında, tabae kentine ait olduğunu vurgulayan Tabenon (Tebenn) yazısı ve yönetici adları yer alır. (TABEN N, Tabae’lıların anlamındadır.) Bu sikkeler yarı otonom (özerk) olarak bilinen İ.Ö.3. ve 2. yüzyıllarda görülür.
Batı Anadolu’nun Roma’ya bağlanmasıyla (İ.Ö.133) Tabae kenti de bir roma kenti durumundadır. Kent Roma döneminde de sikke basmıştır. Roma sikkeleri bronz ve bakır sikkeler olup; bu sikkelerde daha çok imparatorun kendi adını rastlanır. İ.S.3. yüzyıldan itibaren tüm kentlerde olduğu gibi Tabae de sikke basımını bırakır.