1. #1
    KOTYORA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    KOTYORA
    Guest
  2. #2
    MendereS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Uzman
    Durumu
    Çevrimdışı

    Mesajlar
    8.542
    Tecrübe Puanı
    126
    Rep Derecesi: Rep Derecesi: **
    Buda benden kotyora

    Klasik çağ

    ERKEN KLASİK DÖNEM: (M.Ö 500-450):

    Bu safhaya aynı zamanda geçiş devri de denilir. Ancak eserlerin gösterdiği sert ve ciddi ifadeden dolayı ciddi stil demek daha doğru olur. Bu stildeki başlıca eserler;
    Aigina Aphai Tapınağı alınlıkları,Harpy ağabeydes,Berlinli oturan tanrıça,Kritios oğlanı,Tyran öldürenler,Delphili arabacı
    Olgun Klasik (M.Ö 450–400):

    Dönemin başlıca heykeltıraşları ve eserleri bu safhanın özelliklerini oluşturur.

    Heykeltıraş Myron’un eserleri:Disköobol,Athena Marsyas
    Heykeltıraş Pheidias eserleri: Olympia Zeus heykeli,Athena parthenos,Athena Lemnia,Kassel Apollonu

    Bu dönem Parthenon tapınağının içinde bulunan altın, fildişi Athena heykelini yapan heykeltıraş Fidyas ile en parlak çağına ulaşmıştır. Bu heykel kaybolmuştur. Günümüze kalan ise zamanında Romalıların yaptığı kopyadır. Sanatçı en çok tanrı heykelleri yapmıştır.
    Parthenon tapınağı bu dönemin e önemli eserlerinin olduğu yerdir. Tapınağın her iki alınlığı üzerinde heykeller yer almaktadır. Heykeller tam plastiktir ve arka yüzeyleri de işlenmiştir. Bu, ya sanatsal bütünlüğü sağlamak amacıyla yapılmıştır .Her figür alınlığa uyacak bir şekilde tasarlanmıştır. Batı alınlıkta ortada iki tabrının, Athena ve Poseidon'un can alıcı karşılaşması yer alır. Tanrılar birbirinden uzaklaşmakta, aynı zamanda bakışları, düşmanlıkları ve silahlarının yönü ile aralarındaki yakın bağ vurgulanmaktadır. Doğu alınlıkta ise Zeus'un kafasından doğan Athena, babasının yanında durmaktadır. Parthenon'da mimari ve heykeltıraşlık birbirlerine diğer Yunan tapınaklarında olduğundan çok daha ustaca yerleştirilmiştir.
    Geç Klasik (M.Ö 400–390/330):

    Dönemin heykeltıraşları Alkamenes,Agorakritos ve Paionios’dur. Yunan sanat tarihinde ‘’sert üslup’’dönemi olarak adlandırılmakta ve bu üslubun meydana gelişinde 6.y.y. sonlarında belirmeye başlayan ve Pers harpleri zamanında daha kuvvetli olarak ortaya çıkar. Heykeller ‘’frontalite’’dışına çıkmakta, vücudun ağırlığını bir bacağa yüklemek ve serbest kalan bacağı hafifçe bükmek dolayısıyla heykelin ana ekseninde dikey hatlardan ayrılmak ve hafifçe bir tarafa döndürmek süratiyle dimdik ayakta duran ve dosdoğru öne bakan arkaik heykellere kıyasla daha doğal şekiller almış bulunmaktadır. M.Ö.480 yılından sonra Atina sanatçıları Akropol’de bulunan bazı kadın ve erkek heykellerinin gösterdiği gibi İon etkilerinden kurtulmakta, bağımsız olarak çalışmaya başlamaktadır. Bu dönemin en tanınmış tunç heykeltıraşları arasında Kritios ve Nesiotes tir. Tanrı heykellerini ele almakta bu heykellerde vücut ile elbise arasındaki ilişkilere, vücudun çeşitli kısımları arasındaki oranlara ve çeşitli bir çehre ifadesine önem vermekte ve güzelliği bozabilecek herhangi bir şekil ya da hareketten kaçınmaktadırlar. Bu zamanın sanat merkezleri arasında Atina tabii olarak birinci yeri almakta ve bu şehir birinci sınıf heykeltıraş ve ressamlarla dolup taşan bir ekol haline gelmiş bulunmaktadır. Demokrasinin kuruluşu Antenor'un "Tiran Katilleri" anıtında işlenmiştir. İnsan vücudunun değer ve sağlamlığı, ölçü ve kanonları önem kazanır. Optik doğa yapısı ele alınıp, uyumlu bir durgunluk dikkati çeker. İnsan vücudu rahat, kendine egemen bir duruşta ve ruh haliyle mükemmel bir uyum içinde gösterilir. Tüm unsurlar insan iradesini yansıtır. İrade ve iç niyet, hareketlerde, sakin ve sağlıklı vücutla kendini gösterir.
    Laocoon ve Oğulları
    sarıkayalar, Türk, ULUTURHAN Bunu beğendi

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş