1. #1
    conservationist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    DogacıyıZ
    Durumu
    Çevrimdışı

    Mesajlar
    610
    Tecrübe Puanı
    24
    Rep Derecesi: **

    Paskalya Adasındaki Heykellerin Sırrı

    Tarihin derinliklerinde gizemli bir dönem daha ve sırrı çözülemeyen Paskalya heykelleri… Sayısı 974 olarak belirlenen bu heykeller denizciler tarafından keşfedildi ve tarihçiler tarafından araştırmaya başlandı. Heykellerin boyutları ve ağırlığı gerçekten muazzam, 220 metre uzunluk ve 150 tona kadar ağırlıklarıyla gerçekten ilgi çekici. Heykellerin tamamı yerinde bulunmuyor bazıları taşınma sırasında bazıları ise işçilerin hataları sonucu parçalanmıştır. Yeşil bir alan ancak neredeyse hiç ağacın bulunmadığı bir bölge olan Paskalya adası ilk keşfedildiği an Paskalya gününe denk gelmiştir ve bu isimle anılmıştır. Birçok medeniyete sahiplik yapan bu alanın ilk misafirleri Güney Amerikalılar ancak bunu yalanlayanlar da yok değil.
    Heykellerin üzerinde yapılan araştırmalar bu heykellerin sırrını çözmeye yetmedi, üzerlerinde ne bir sembol ya da ne bir yazılı eser bulunuyor ancak tek nokta heykellerin surat ifadeleri hepsinin yüzünde gururlu bir gülümseme mevcut fakat bu araştırmalar için yeterli görülmüyor. Bir başka bilgi ise heykellerin bazıları yarım bırakılmış ve heykellerin karaya nasıl taşındığı bilinmiyor. Ağırlıkları konusunda tonlarca ağırlıkta olan bu heykellerin kim tarafından yapıldığı da bilinmiyor çünkü buna dair hiçbir iz yok…

    Efsaneler Adası
    Efsaneye göre; heykellerin yapımı savaş sonrasına dayanıyordu. Polinezya kökenli kavimler buraya yerleşti ve hüküm sürmeye başladı ancak savaşlar ve saldırılar onları yıldırdı ve sonunda pes ettiler ancak buraya veda etmeden önce bu heykelleri bıraktılar. Heykeller gülümsüyor ve bir boşluğa bakıyor gururlu bir şekilde onlar giden eser sahiplerini bekliyor ve onların yeniden geleceği işaretini veriyor. Bazı heykellerin surat ifadelerinde kaygılı bir bekleyiş olduğu da söyleniyor. Yazının başında da belirttiğim gibi eserler hakkında detaylı araştırmalar yapılamıyor ne yazılı bir belge ne de bir işaret var sadece heykellerin yüz ifadeleri ve gülümsemeleri tarihçiler için çok da yeterli değil.
    PASKALYA ADASI'NDAKİ HEYKELLER

    Tarih: 1000-1700
    Yer: Güneydoğu Büyük Okyanus'ta Paskalya Adası


    İnsanlar size "bilmeceyi çözdünüz mü" diye sorarlarsa, bunu yaptığımızı iddia edemeyeceğimizi ama çok daha yeni ve ilginç bir şey bulduğunuzu söyleyebilirsiniz. KATHERINE ROUTLEDGE, 1915

    Paskalya Adası'nın (Rafa Nui ya da Rapanui) coğrafyası, jeolojisi ve ekolojisi oraya birinci binyılda belirsiz bir tarihte yerleşen Polinezyalılar'ın kaderini biçimlendirmiştir. Adanın ıssız sular ortasında olması ile 1722'de Avrupalı seyyahların gördükleri kurak manzara birleşince, görkemli moai'leri (taş heykeller) dikmek için çok uygun çıplak bir sahne olduğu ortaya çıkıyor.

    Doğa ile kültür arasındaki bu mesafe Batı bilimini kuşaklar boyunca şaşırtmıştır. Ancak yakın zamanlarda yapılan araştırmalar Rapa Nui arkeolojik veri tabanını zenginleştirmiş ve ekolojik bağlamı biraz daha açıklığa kavuşturmuştur.

    Dilbilimciler ve antropologlar da Polinezya'nın kökenlerinin ve Polinezyalılar'ın dağılmalarının yeni modellerini yaratmışlardır. 1913-15'te Paskalya Adası'na yapılan Mana Keşif Seferi'nin liderlerinden biri olan Katherine Routledge'in sözleriyle "yeni ve ilginç" pek çok şey ortaya çıkmaktadır.


    (Solda) 1786'da Paskalya Adası'na giden Fransız heyetindeki ressam Duche de Vancy'nin çizdiği resmin taşbaskısı. Heyet üyelerinden biri, hâlâ kaidesi üzerinde duran heykeli ölçüyor. (Sağda) Rapa Nui taş moai'leri, saygın ve belki de tanrılaştırılmış ataların onuruna dikilirdi. Bunların kutsal anlamları vardı ve gözlerinden doğaya iletilirdi.

    ADA

    Hapa Nui, güney yarıküresinde Büyük Okyanus'un güneydoğusunda, Nazca Sahanlığı üzerinde, dinamik bir jeolojik gerilim ve sismik istikrarsızlık odak noktasında bulunmaktadır. Üç denizaltı volkanının lâvlarından oluşan üçgen biçimli, bazalt bir kütledir.

    163 kilometrekare olup, küçük bir adaysa da, Büyük Okyanus'taki yaşanabilir adaların en küçüğü değildir. Paskalya Adası'na ulaşan ilk Avrupalı, Hollandalı Amiral Jacob Roggaven olmuştur. Roggaven, adaya Paskalya günü ayak bastığı için, buraya Pas-kalya Adası adını vermiştir.

    Coğrafi olarak tecrit edilmiş bir durumda olması-M rağmen kültürel açıdan Polinezya'nın geri kalanına bağlıdır, yağış ve ısı bakımından tropik-altı bir yerdir. Bu marjinal ekoloji sistemi, kısıtlı doğal kaynaklar ve bitkilerin yavaş büyümesini doğurur. Ancak, bir zamanlar adada, yoğun bir palmiye örtüsü de vardı.

    Rapa Nui kültürünün keşif öncesi döneminde volkanik bir oluşum olan Rano Raraku önemli rol oynamıştır. En azından 500 yıllık bir süre içinde bu kusursuz heykel malzemesi, topraktan çıkarılmış ve adanın bilinen 883 heykelinin yüzde 95'i bu malzemeyle yapılmıştır.

    Rano Raraku heykellerinin hepsi dört tipten birine girer ve tasarım özelliklerinin oransal ilişkileri sabittir. Bu da estetik sürekliliğin, kesintisiz toplumsal modellerin ve kuşaklar boyu süren siyasi istikrarın kanıtlarım ortaya koyar. 16. yüzyılın sonuna gelindiğinde bilinen moailer'in üçte biri ahu adı verilen tören platformlarına başarıyla nakledilmiş ve dikilmişti.

    Rapa Nui kıyılarında belli başlı ahu mekânları çok sayıda heykeli taşıyacak süslü taş duvarları olan yapılara dönüştürülmüştür. Bu kıyı ahularının çoğu ve moai'lerin bazıları Puna Pau adındaki tek bir volkanik kaynaktan çıkarılan kızıl taşlarla süslenmiştir.


    Anakena'daki Ahu Nannau, Rapa Nui efsanelerinde adadaki toplumun kurucu atası Hotu Matu'a ile ilişkilendirilir.

    KÖKENLER VE TECRİT EDİLMİŞLİK

    Polinezyalılar uzun yolculuklara dayanacak çok büyük yelkenli sallar ve çifte gövdeli kanolar inşa ederlerdi. Teknelerinin özelliği sağlam yapıları, esnek ama sıkıca birleştirilmiş ek yerleri ve denize dayanaklılıktı. Kimi zaman en büyük moai'nin üç katı boyunda ağır kütükler başarıyla kaldırılıp en engebeli arazi üzerinden taşınırdı. Becerikli denizciler rotayı rüzgâr yönüne göre saptarlar, rüzgâr değişimlerini, kuş ve balıkların doğal hareketlerini hesaba katarlardı.

    İS birinci binyılda Büyük Okyanus'un doğusunda, Polinezyalılar'ın yolculukları başlamıştı. Rapa Nui 300 ile 400 yılları arasında keşfedilmiş olabilirse de, 800 yılında burasının artık bilindiği kesindir. Mangareva, Pitcairn (Rapa Nui'nin en yakın komşusu) ve Henderson 800 ile 1600 yılları arasında zaman zaman ama tekrarlanan ticari ilişkiler içindeydi.

    Rapa Nui yerleşimine hangi adadan başlanıldığı bilinmemekle birlikte Cook Adaları'ndan Mangareva ve Mangaia'ya bazı arkeolojik benzerlikler vardır. Kızıl taşlardan yapılma anıt heykeller Rapa Nui'yi Pitcairn ile belki de Austral Adaları'ndaki Raivavae'ye bağlamaktadır.

    Polinezyalılar'ın Doğu Pasifik'teki stratejik yolculuklarının arkeolojik, dil ve etnografik kanıtları, P. V. Krich'in sözleriyle, "Thor Heyerdahl'ın Polinezyalılar'ın Amerikan kökenli oldukları kuramını altüst etmiştir."

    Polinezya gezginlerinin Güney Amerika kıyılarına eriştikleri ve buradan, belki de takas yoluyla, ehlileştirilmiş tatlı patates (Ipomoea batatus) ve Lagenaria asmakabağı elde ettikleri giderek daha inandırıcı olan bir varsayımdır. Daha sonra Polinezya'ya sokulan tatlı patates buraların paha biçilmez besin maddesi olmuştur. Tatlı patates Rapa Nui'de büyük plantasyonlarda ve ev bahçelerinde yetiştirildi. Dev taş anıt projelerini bu besin beslemiş ve dini önemi diğer maddeleri kat kat aşmıştır.




    (Solda) Austral Adaları'nda Raivavae'deki gibi kırmızı taştan yontulma heykeller hem Paskalya Adası'nda hem Doğu Polinezya'nın diğer yerlerinde bulunur. (Sağda) Paskalya Adası'nda toplam 883 heykel sayılmıştır ve hepsi de dört beden tipinden birine uyar. En uzunu olan dördüncü tip, en önemlisidir.










  2. #2
    conservationist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    DogacıyıZ
    Durumu
    Çevrimdışı

    Mesajlar
    610
    Tecrübe Puanı
    24
    Rep Derecesi: **
    DEVAMI..

    MEGALİTLER VE DENİZCİLER: BİR NAKLİYE PROJESİ

    Paskalya Adalılar dev heykelleri nasıl nakledip dikmişlerdir? Moai üretiminin üç aşaması vardır: Taşın çıkarılması, nakli ve dikilmesi. Bunlardan her biri özel uzmanlık, alet ve eşgüdümlü çalışan işçi grupları gerektirir. Benzer heykellerle yapılmış deneyler gerekli ve çok değerliydi.

    Bir heykelin yontulması için gereken zaman ve el emeği değişirse de, 1913-15'te Paskalya Adası'na yapılan Mana Seferinin eş başkanı William Scoresbury Routledge bunu hesaplamıştır. Ona göre taş aletler kullanan bir usta yontucu ile 54 işçi 10 metre yüksekliğinde bir taş heykeli 15,5 günde yontabilirlerdi. Ancak daha yakınlarda yapılan araştırmalarda bu sürenin, hesaplarının iki katı tutabileceği ortaya çıkmıştır.

    Routledge bir heykelin bir taş omurga üzerinde dengeli bir dikdörtgen olarak yontulup sonra kesilerek çıkarıldığım göstermiştir. Rano Raraku'nun yamaçlarındaki dev heykeller gerçekten şaşırtıcı ise de, ahu'lara nakledilen moai'lerin yüzde 95'ten fazlası 6 metreden küçüktür.

    Routledge'in hesaplarına uyan yalnızca bir tane 10 metrelik heykel, bir ahu'ya başarıyla dikilmiştir. Aslında adanın istatistik ortalaması 4 metre yükseklik ve 8 ila 10 ton ağırlıktır. Rapa Nui halkı tarafından başarılan taş yontma işi etkileyiciyse de, bunların çoğu Polinezya kano yapımı yeteneği içindedir.

    Heykellerin taşınması konusunda pek çok nakliye yöntemi ortaya atılmıştır. Bunlardan karmaşık bir üçayak sistemi içereni önerilmiş ama daha sonra uygulanamaz bulunup denenmemiştir. Dik taşıma yöntemlerinden ikisi düz arazi üzerinde denenmiştir.

    Her ikisi de engebeli arazide mümkün ama tehlikeli bulunmuştur. Ortalama bir heykel için en mantıklı nakliye yöntemi yatay durumda sürüklemek, yokuş aşağı ya da yukarı inip çıkarken direkler ve halatlar kullanmaktır. Kıyı ahu'ların çoğunda heykeli havaya dikmek için yatay konumda olması gereklidir.

    Polinezyalılar ağır kanoları sudan çıkarıp karada taşımakta ustaydılar. Bunlardan bazıları taşınır, bazıları kütükler üzerinde yuvarlanır ya da bir kanonun üzerinde kayabileceği bir yüzey oluşturan birer metre aralıklı yatay "basamaklardan" oluşan bir "kano merdiveni" üzerinde çekilirlerdi. Dik arazide basamaklar iplerle birbirlerine tutturularak bir "ip merdiven" olurdu.

    Kano teknolojisine dayanan bir nakliye varsayımı yakınlarda Rapa Nui'de denenmiştir. İstatistik bakımından ortalama bir moai'nin beton kopyası, Polinezya kano gövdesi biçiminde bir kızağa oturtulmuştu. Kütükler, manivelalar ve "kano merdiveni" kullanılan üç deneme yapıldı.

    Kütükler başarılı olmadı ama "kano merdiveni"ni kullanarak kopya moai, düz arazide kolaylıkla 100 metre çekilip sonra bir rampadan bir ahu kopyasına çıkarıldı. Kızak aynı zamanda heykeli koruyacak ve kaldıracak bir vinç gibi de kullanılmıştı.



    (Solda) İstatistik bakımdan ortalama bir moai, Ahu Akivi'de bulunmuştur. (Sağda) Rano Raraku'daki bu taşocağındaki yatay heykel adadakilerin en büyüğüdür.

    NAKLİYE DENKLEMİNDE İNSAN

    Ortalama bir moai'yi bir kızakla düz arazide çekmek için kırk kişi gerekmektedir. Yirmi uzman, aynı heykeli üç günde ayağa kaldırabilir. Bir moai'yi yontacak, nakledecek ve ayağa kaldıracak ortalama bir Rapa Nui reisliğinin 8,7 geniş aileden, yani 395-435 kişiden oluşması gerektiği hesaplanmıştır. 20 hektar araziden gelen tatlı patates ve diğer ürünler bunları beslemeye yeterliydi.

    Ancak Rapa Nui gelenekleri usta yontucuların ton balığı ve ıstakoz gibi özel yiyeceklere de ihtiyaçları olduğunu belirtir. Çevre koşulları uygun oldukça Rapa Nui toplumsal ve politik yapısı bozulmamıştır. Ancak ortalamadan büyük moai'ler daha büyük kaynak yatırımı gerektirmiştir.

    Böylece kaynakların tükenmesine ve yenilerinin yetişmesinin yavaşlığına bağlı olan ekonomik bir gerileme başlamıştır. Kuraklık ya da soğuk uzun süreli olduğu takdirde, yoğun bir stres saldırganlığa dönüşmüş olabilir.

    Rapa Nui toplumunda moai hem tanrısal hem de laik bir rol oynuyordu. Bunlar eski Polinezya ruhsal gücü olan mana içerirlerdi ama aynı zamanda başarının, ortak yiyecek üretiminin, sergilenmesinin ve dağıtımının güçlü belirtileriydi. Günümüzde bir zamanlar devrilmiş olan pek çok moai yeniden ayağa kaldırılmıştır. Restore edilmiş ahu'ların üzerinde duran moai'ler Rapa Nui atalarının geleceğe bakan ve bize geçmişi hatırlatan "canlı yüzlerini" temsil ederler.



    (Solda) Bir heykel kopyası başarıyla dik duruma getirilmek üzere. Nakliye kızağının heykelin korunmasında ve kaldırılmasında büyük önemi vardı. (Sağda) Solda Fotogrammetrik analiz ve lazer taraması, deneylerde kullanılmak üzere tam bir üç boyutlu model yaratmıştır.
    bradhan, çınar, fatsali, SelçuK Bunu beğendi

  3. #3
    SelçuK - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    DogacıyıZ
    Durumu
    Çevrimdışı

    Mesajlar
    9.081
    Tecrübe Puanı
    155
    Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: **
    Emeğine sağlık
    conservationist, çınar Bunu beğendi

  4. #4
    çınar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kıdemli Üye
    Durumu
    Çevrimdışı

    Mesajlar
    111
    Tecrübe Puanı
    20
    Rep Derecesi: **
    Ustam eline emegine saglık...bilgi için teşekkürler...
    conservationist Bunu beğendi

  5. #5
    conservationist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    DogacıyıZ
    Durumu
    Çevrimdışı

    Mesajlar
    610
    Tecrübe Puanı
    24
    Rep Derecesi: **
    Alıntı MustyanG1383 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bi paskalya mı yapsak bi ara ciuvvv die
    neden olmasın yaparız.
    biz insan oglu istedikten sonra herşey yaparız
    çınar Bunu beğendi

  6. #6
    conservationist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    DogacıyıZ
    Durumu
    Çevrimdışı

    Mesajlar
    610
    Tecrübe Puanı
    24
    Rep Derecesi: **
    Alıntı MustyanG1383 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Zeki insanları severim ciuvvv ama ayağıma koluma bişey olmasın yaw
    anladım ben anladım
    sana demiştim hatırlamazsan bir yerlerine birşey olacak
    sende çok zeki olmasaydın anlamazdın.
    zeki oldugundan ayagına ne oldu anlayabiliyorsun
    çınar Bunu beğendi

  7. #7
    çınar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kıdemli Üye
    Durumu
    Çevrimdışı

    Mesajlar
    111
    Tecrübe Puanı
    20
    Rep Derecesi: **
    Alıntı MustyanG1383 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    @çınar bildiğin gibi değil kendi başıma bişey yapim dedim puff
    Sahap çıhmadılar baaa anla işte.???güvendik emme daha benimsemediler anlaşılan
    Anladım usta lütfen dikkat uçuşlarda.............biletler ücretsizdir.....
    conservationist Bunu beğendi

  8. #8
    çınar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Kıdemli Üye
    Durumu
    Çevrimdışı

    Mesajlar
    111
    Tecrübe Puanı
    20
    Rep Derecesi: **
    İstikamet pasgalya diye düşünüyom ozaman..???.......
    conservationist, radraga Bunu beğendi

  9. #9
    radraga - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Member
    Durumu
    Çevrimdışı

    Mesajlar
    30
    Tecrübe Puanı
    19
    Rep Derecesi: **
    şu tarih bambaşka bir duygu veriyor insana ne için yapılmış nasıl yapılmış insanı cezbediyor elıne sağlık usta
    conservationist, çınar, fatsali Bunu beğendi

  10. #10
    fatsali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Operatör
    Durumu
    Çevrimdışı

    Mesajlar
    1.678
    Tecrübe Puanı
    37
    Rep Derecesi: **
    Alıntı radraga Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    şu tarih bambaşka bir duygu veriyor insana ne için yapılmış nasıl yapılmış insanı cezbediyor elıne sağlık usta
    Her kelimesini tasdikliyorum.
    Nasıl yaptılar o sartlarda hayret...
    conservationist, radraga Bunu beğendi

  11. #11
    deniz_efe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    deniz_efe
    Guest
  12. #12
    DaRtAnYaN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Bilgili Üye
    Durumu
    Çevrimdışı

    Mesajlar
    919
    Tecrübe Puanı
    29
    Rep Derecesi: **
    emeğine sağlık, ilgi çekici bir konu olmuş
    conservationist Bunu beğendi

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş