1. #1
    kızılelma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderator
    Durumu
    Çevrimdışı

    Mesajlar
    396
    Tecrübe Puanı
    13
    Rep Derecesi: **

    tarihte taş işçiliği ve teknikleri (yunan)

    Plinius sütun gövdelerinin, Samos Adası’ndaki ilk taş Heraion Tapınağı’nın
    mimarlarından Theodoros tarafından icat edilmiş bir teknik olan çark üzerinde döndürüldüğünden bahseder
    Bu yöntem, özellikle Dor Düzeni’nde MÖ 6. yy’dasıkça dile getirilen daha geç tapınaklarda ise daha az rastlanan, sütun gövdesine belirli bir şişkinlik kazandırma (sütun karnı-entasis) işlemiyle birlikte dikkate alındığında sütunu gerekli ölçüde kesmenin görece kolay bir yöntemiydi.
    -sutun-tornalama-tezgahijpg
    sütun tornolama tezgahı

    Sütunlar bir çok silindirik tamburdan yapılmaya başlanınca, ocaktan da çoğunlukla dairesel tambur biçiminde çıkarılmaya başlanmışlardır (Sounion’daki Poseidon Tapınağı’nın mermerlerinin çıkarıldığı ocakta, yarı kesilmiş silindirik sütun
    parçası örnekleri bulunmaktadır).
    İnşaat sırasında taşlar daha incelikle işlenmekte, fakat taş atölyesinde sadece diğer bloklarla doğrudan temas edecek yada nihai biçim için nirengi noktası olacak yüzeyler bütünüyle düzeltilmekteydi; işlenmemişse inşaat sırasında olabilecek kazalardan kaçınmak için olduğu gibi bırakılmaktaydı. Temas edecek yüzeyler asgari düzeyde tutulmaktaydı. Blokların, doğrudan bir teması engellemek için, çoğunlukla uç kısımlarında içleri oyulmakta ve yüzeyler taşçı keskisiyle düzeltilmekteydi.
    M.Ö.6.yy yapılarında taş işleme tekniklerinde belirli bir gelişme görülebilmektedir.
    Başlangıçta taş ustaları blok üzerinde bir dizi paralel küçük izler bırakan sadece düz ağızlı bir keski kullanmışlardır. Daha sonraları özellikle düz ağızlı keskinin etkisiyle kırılabilen mermer için, ağız kısmı dişli taşçı kalemi geliştirilmiştir. Delphoi’de dişli taşçı kaleminin kullanımının, M.Ö.525 dolaylarında Naksos Adası’ndan gelen mermer blokları üzerinde çalışan, yine bu adadan taş ustalarınca başlatıldığı sanılmaktadır. Yapı tamamlandıktan sonra yüzeyler ovularak ve cilalanarak hazırlanmaktaydı. Taş bloklar palanga ve halatlar yardımıyla kaldırılıp, son konumlarına yakın bir yere konuluyor ve manivelalar yardımıyla nihai yerlerine yerleştirilmekteydi.
    -yassi-disli-ve-dissiz-tasci-kalemijpg
    yassı taşcı dişli ve dişsiz traş kalemi

    Taşçı kalemlerinden başka çekiç, keser, tokmak gibi saplı aletler de kullanılırdı.Makine sayılabilecek aletler ise testere, matkap ve tornalardır. Saplı olan aletlerin iki ucu kesici, bir ucu kesici, bir ucu sivri gibi pek çok çeşidi
    bulunmaktadır. Bunlardan külünk iki ucu sivri sert vuruşlar için; madırga (çekiç) murç,
    keski gibi aletleri çekiçlemek amacıyla, kesme ve küçük bloklara şekil vermek amacıyla da taşçı baltası denen ağır, geniş bıçaklı aletler kullanılmaktadır. Taşçı keserinin ağzının bir tarafı sapa dik diğer tarafı sapa paraleldir. Bu alet iki elle çalışmaya olanak vermekte olup genelde yumuşak taşların kesilmesinde kullanılır. Saplı aletlere ek olarak taş yüzeyin düzeltilmesinde iki taraflı dişli saplı tarak, sapsız aletler içinde ise dişli taşçı kaleminden başka, murç, keski, eğe, rende, raspa sayılabilir.
    -ege-orneklerijpg
    eğe örnekleri

    Makine olarak sayabileceğimiz matkap delik açma işleri için kullanılıyordu.
    Başlangıçta kemikten sonraları ise metalden yapılan matkaplarla beraber delik açma
    aşamasında su ve kumdan da yararlanılıyordu.

    -matkapjpg

    Özellikle yumuşak blokların kesilmesinde kullanılan testere yanında yine su ve
    kumdan faydalanılıyordu. Özellikle ileri geri hareket ettirilerek kullanılan testerenin
    Roma Dönemi’nde kullanımı yaygındı.Önemli yapılarda bloklar birbirlerine sabitleniyordu. Mısır mimarisinde bu iş için ahşap kelepçeler kullanılıyordu ve benzer kelepçeler MÖ.6. yy Yunan yapılarında da bulunmuştur. Sonraki Yunanlı mimarlar demir kelepçelerin, eritilmiş kurşun yardımıyla blokların üst yüzeylerine sabitlenen daha kalıcı biçimleri geliştirdiler. Daha da ilginç olanı blokları yerine mıhlamak için kullanılan zıvana çivileriydi.Tekne ahşaplarını tutturmakta kullanılan benzer ahşap zıvana tekniği, mimari biçimlerin taş yapılara uyarlanması gibi, ahşap işleme tekniğinin de taşa uyarlandığı anlamına gelebilmektedir.
    İleriki bölümlerde inceleyeceğimiz anathyrosis uygulamasında birbiri üzerine
    oturacak yüzeylerin çok düzgün işlenmesi gerekiyordu. Buna yardımcı olarak da mıstar (mastar) denilen bir çözüm üretilmişti. Mıstar yada şablon denebilecek bu gereci de taşişçiliğinde kullanılan aletler içine dahil edebiliriz. Mıstarın uygulaması ise şöyleyapılıyordu: düzlem mıstarının yüzeyi boyanır, düzeltilecek yüzeyin üzerine sürtülür veyüzeyde kalan boya izlerinin kaldığı yerler iz giderilene kadar tıraşlanırdı.

    -duzlem-mistatrijpg
    düzlem mıstarı

    Konu kızılelma tarafından (01.07.17 Saat 10:17 ) değiştirilmiştir.
    Kızıl Elma,Tüm Cihandır!

  2. #2
    Kullanıcı - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderator
    Durumu
    Çevrimdışı

    Mesajlar
    1.611
    Tecrübe Puanı
    29
    Rep Derecesi: **
    Emeğine sağlık ustam. Güzel paylaşım. Sevgiler.
    kızılelma Bunu beğendi

  3. #3
    kızılelma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderator
    Durumu
    Çevrimdışı

    Mesajlar
    396
    Tecrübe Puanı
    13
    Rep Derecesi: **
    Alıntı Kullanıcı Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Emeğine sağlık ustam. Güzel paylaşım. Sevgiler.
    teşekkürler klasik arkeoloji ilr ilgili bilgilendirme yapmaya devam edecem inşallah önce yunan sonra roma
    Kızıl Elma,Tüm Cihandır!
    GUNEY GUN, Kullanıcı Bunu beğendi

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş