1. #1
    kızılelma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderator
    Durumu
    Çevrimdışı

    Mesajlar
    395
    Tecrübe Puanı
    12
    Rep Derecesi: **

    Tarihte taşıma yöntemleri (yunan)

    TAŞIMA TEKNİKLERİ VE YÖNTEMLERİ

    büyük sütunlar tonluk lahitler zamanında nasıl taşınırdı diye merak edenler buraya

    Yunan yapı stilinde destekleyici yapı malzemeleri başarıyla kullanılmış ve inşaat sahalarına ulaştırılmıştır. Taşları çıkarmak ve taşımak için ustaca metotlar tasarlamışlardır. Bir Yunan taş ocağında taşlar üç safhada kesilirdi. Taşın altı açılan
    deliklerle gevşetilir ve bu deliklere ahşap yerleştirilirdi. Daha sonra ahşap, suyla iyice ıslatılırdı. Su ahşabın genleşmesine sebep olur ve kaya alt taraftan kırılırdı. Kaya yatağında serbest kalır ve taşımaya hazır olurdu Taşımayı yatay ve düşey taşıma olarak ikiye ayırmak mümkündür. Yunanlılar yatay taşıma için, dört tekerlekli öküzlerin çektiği yük arabalarını tercih ediyorlardı. Bu tarz normal bir yük arabası büyük bloklar söz konusu olduğunda, yol yüzeyi büyük basınçlara maruz kalıyordu. Bir araba altı veya sekiz tekerlekli olunca, yük her bir dingile dağılıyor ve bu dezavantaj ortadan kalkıyordu. Bazen de büyük kızaklar kullanılıyordu. M.Ö. IV. yy’da Eleusis’de daha başka özel taşıtların kullanıldığı görülmektedir, ancak nasıl bir forma sahip olduğu bilinmemektedir.
    İsim:  taşıma tekniği2.jpg
Görüntüleme: 297
Büyüklük:  81.3 KB (Kilobyte)

    Özellikle küçük bloklar için kullanılan kızaklar önceleri halatlar yardımıyla yol yüzeyine sürtünerek çekilirken, daha sonra kızakların altına kütükler konmuş ve kütükler üzerinde hareket eden kızağın yol ile sürtünmesi engellenmiştir Küçükbloklar için taşıma, yükseltme, kaydırma veya döndürme gibi gereksinimlerde en çok kullanılan aletlerin başında kaldıraç gelmektedir. Kaldıraç ile yapılan her hamle sonucunda alta yerleştirilen ahşaplarla taşın istenilen seviyeye yükseltilmesi mümkün olmaktadır. Kaldıraç benzeri bir görev gören beşik ile de aynı işlemleri yapmak mümkündü. Taş beşiğin üzerine konuyor ve iki kişi tarafından sallanıyordu. Beşiğin her hareketi sonrasında altına konulan ahşaplarla, kaldıraçta olduğu gibi, malzeme yükseltiliyordu.
    İsim:  taşıma tekniği.jpg
Görüntüleme: 359
Büyüklük:  69.4 KB (Kilobyte)

    Fakat ünlü Yunan yapılarında genellikle büyük bloklar kullanılıyordu. Büyük blokların nakliyesi için başka metotlar tasarlanmıştır. Uzak yerlere taşınan kayalar için genelde merdaneler kullanılmıştır. Sütun silindirleri ve sütun başlıklarının taşınmasında kullanılan birkaç yöntem vardır.Taş ocağında kabaca şekil verilmiş bir sütunun uçlarına yuva açılıp, içine demir dökülüyordu. Sütunun çevresine tahta bir çerçeve yapılıyor ve uçlarındaki kısa demir çubuklar, tahta çerçeveye yerleştirilen yataklar içinde, bir grup öküz tarafından çekiliyordu. Bu yöntem, Ephesos Artemis Tapınağı’nın mimarı Khersiphron tarafından bulunmuştur.
    İsim:  taşıma tekniği3.jpg
Görüntüleme: 279
Büyüklük:  35.3 KB (Kilobyte)

    Khersiphron’un oğlu Metegenes ise başka bir yöntem geliştirdi Oldukça ağır olan sütun baştabanları kare veya dikdörtgen kesitli olduğu için yuvarlanarak taşınamıyordu. Bunun için geniş enli ve sağlam çubuklara sahip, yaklaşık 3,5 m. çapında iki tekerlek yapılmıştır. Enlerinin geniş olması sayesinde, tekerlekler toprağa kolayca saplanmıyordu. Sütun silindirlerinde (tambur) olduğu gibi, sütun başlıklarına da tahta çerçeveye yerleştirilen yataklar içinde dönen demir çubuklar takılıyordu.Tekerleklerin sağlıklı bir biçimde dönebilmesi için, çubukların doğrultusunun, taşınan malzemenin ağırlık merkeziyle aynı hizada olması gerekiyordu. Vitruvius Metegenes ve Khersiphron’un yöntemlerini kullanılmasının, taş ocaklarının inşaat sahasından çok uzak olmaması (11-13 km.) ve aralarındaki arazinin engebesiz ve eğimsiz olması sayesinde mümkün olduğunu söylemektedi Belli ki mesafe arttıkça taşların hasara uğrama riski artmaktadır.
    İsim:  taşıma tekniği4.jpg
Görüntüleme: 348
Büyüklük:  31.8 KB (Kilobyte)

    Bazı taşlarda, manivelanın nerden yerleştirildiği taş üzerindeki çentik izlerinden görülebilir. Taş bloklar yapı sahasına ulaştığında oyulur,şekillendirilir ve yapı için uygun hale getirilirdi. Yapılar iç ve dış payandalar yoluyla desteklenirdi. Büyük taşlar
    halat ve palangalardan (makara) oluşan kompleks bir sistem yoluyla yapıdaki yerine kaldırılırdı. Yukarı-aşağı hareket eden makaralar tekerlek, halat ve zincirden oluşurdu. Plinius Khersiphron’un Artemis Tapınağı’nun arşitrav bloklarını yerlerine koymak için, bir düşey taşıma yöntemi geliştirdiğini söyler.Kum torbalarından bir rampa inşa edilir, bloklar bu rampadan yukarı çekilir ve sonra alttaki kum torbalarının
    boşaltılmasıyla yavaş yavaş yerine indirilirdi. Büyük blokların kaldırıldığı rampalar Mısır ve Asurlular tarafından kullanılmıştır. Yunanlıların anıtsal mimaride kimi teknikleri onlardan öğrenmiş olmaları olasıdır. Bazı bloklar çok ağırdı ve VI.yy’da bu blokların basit bir vinçle kaldırılmaları mümkün değildi. Bu yüzden rampa kullanmış olmaları normaldir. Plinius Khersiphron’dan yaklaşık 600 yıl sonra yaşamıştır ve Arkaik Dönem'de kullanılan yöntemleri kesin olarak bilmesi zor görünmektedir. Bununla beraber, Khersiphron’un geliştirmiş olduğu bu yöntemin özgünlüğü, açık
    toprak yerine kum torbaları kullanmış olmasıdır Blokların halatlarla veya metal gereçlerle kaldırılması esnasında insan ve malzeme güvenliği açısından, malzeme üzerinde yardımcı öğeler olması gerekiyordu. Bu öğeler çoğunlukla kalıcı olup, daha sonra kapanacak ve görünmeyecek yüzlerde yer alıyorlardı Bunlar; mahmuzlar, üst U kanallar, yan ve alt oluklar ve yan U oluklar (nadiren de V oluk kullanılıyordu)__Folarak dört grupta toplanabilir
    Mahmuzların dört taraftan kaldırılacak biçimde olmaları sadece sütun tamburlarında mümkündü. Bloklarda yan yana gelmelerini engellememek için iki yüzeyde mahmuz uygulanmıştır. Oluk ve kanal sistemlerinde ise bloklar yerlerine oturtulduktan sonra halat bir taraftan çekilip alınıyordu.
    İsim:  taşıma tekniği5.jpg
Görüntüleme: 363
Büyüklük:  54.5 KB (Kilobyte)

    Taşıma ve kaldırmada zamanla halatın yerini metal gereçler almış ve halat bu gereçlere takılan ikincil bir öğe olmuştur. Bunlardan biri kurt ağzı (lewis cıvatası denilen gereç olup, blok üzerindeki yuvaya takılıp yukarı çekildiğinde genişleyerek yuvadan çıkmayacak özelliktedir. Bir çok çeşidi bulunan kurt ağzı genelde bir pim ve yan yana geçirilen iki, üç metal parçadan oluşur. Kurt yuvaları ise kurt ağzına uygun olup altları düz ve bir yada iki tarafı yukarı doğru daralan formlara sahiptir. Ephesos’da bazı kurt ağzı yuvalarında kurşun kalıntılarına rastlanmış olup kurt ağzının kurşun dökülerek yuvaya perçinlendiği anlaşılmaktadır Roma Dönemi’nde ise yuva kenarlarının patlamaması için kurt ağzı ve taş arasına kurşun şeritler sıkıştırılıyordu. Kurt ağzının vinç kullanımına en uygun gereç olmasından dolayı,bu iki aracın ortaya çıkmalarının M.Ö. 515’ler olduğu ileri sürülmektedir. Diğer metal gereç olan kavraç ise, blokların iki tarafındaki yuvalara takılıp halatın yukarı çekilmesiyle makas gibi çalışarak taşı sıkmaktadır. M.Ö. VI. yy’ın sonlarında Delphi, Olympia ve Klasik Dönem yapılarında Atina’da kullanılmıştır.

    İsim:  taşıma tekniği6.jpg
Görüntüleme: 266
Büyüklük:  42.3 KB (Kilobyte)

    Kızıl Elma,Tüm Cihandır!
    cinahmet, findicak, ragıp Bunu beğendi

  2. #2
    ragıp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Super Moderator
    Durumu
    Çevrimdışı

    Mesajlar
    5.282
    Tecrübe Puanı
    97
    Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: **
    @kızılelma

    emeğine sağlık usta
    kızılelma Bunu beğendi

  3. #3
    kızılelma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Moderator
    Durumu
    Çevrimdışı

    Mesajlar
    395
    Tecrübe Puanı
    12
    Rep Derecesi: **
    Alıntı ragıp Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    @kızılelma

    emeğine sağlık usta
    teşekkür ederim
    Kızıl Elma,Tüm Cihandır!

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş