1. #1
    bozoklu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Super Moderator
    Durumu
    Çevrimiçi

    Mesajlar
    3.496
    Tecrübe Puanı
    44
    Rep Derecesi: **

    Tılsım (Büyü) nedir? ,kökeni ve bugünü

    Bazıları inanmasada büyü gerçektir ve kuran dahil incil ve Tevrat ta da bu konudan bahsetmektedir. Peki büyücülük ne zaman ve nasıl başlamıştır?
    Hârut ve Mârut, Süleyman Aleyhisselam döneminde Babil’de insan şeklinde ortaya çıkan, kötülük için kullanmamaları şartıyla insanlara sihir ilmini öğreten ve insanlar için imtihan vesilesi olan iki melektir. Bu ilmi kötülük ve küfür yolunda kullanan fâsıkların aksine, Hârut ve Mârut, “Biz imtihan vesilesiyiz; biz hem kaybettiririz, hem de kazandırırız; bu öğreteceğimiz şeyler fitneye müsaittir ve kötüye kullanılması da küfürdür; aklınızı başınıza alın ve bu imtihanı kaybetmeyin.” demedikçe hiç kimseye hiçbir şey öğretmiyor ve muhataplarını suistimale karşı uyarıyorlardı. Haddizatında, Merhum Hamdi Yazır’ın da dediği gibi, bu iki meleğin öğrettiği bilgiler bizatihi sihir değildi, ancak o bilgiler sihir yapmaya ve suistimal neticesinde küfre düşmeye de açıktı. Nitekim, Bakara 2-102 ayette “o iki meleğe indirilen şey” hakkında açıkça sihir tabiri kullanılmamış, o “şey” sihre atfedilmiştir.
    Eski Mısır, Babil ve Asurda büyücüler, çeşitli ilaçlar, zehirler, mutluluk, mutsuzluk ve aşk iksirleri satarlardı. Krallar, hükümdarlar bile zamanın büyücülerine önem verirler, onların düşüncesini almadan hiçbir işe girişmek istemezlerdi. Hatta savaşa girmeden önce, özel kahin-büyücülerine danışıp aldıkları yorumlara göre hareket ederlerdi.
    Eski İbraniler de büyücülüğe inanırlardı. Tevrat’taki, “Büyücüleri aranızda yaşatmayın!” sözleri, Avrupa ve Amerika’da korkunç bir büyücü avının başlamasına neden olarak binlerce kişinin öldürülmesine yol açmıştı.
    Eski Yunan büyücüleri, ay ve ölüm tanrıçası olarak tanıdıkları HECATE ‘nin kendilerine kuvvet verdiğini sanırlardı. Bu büyücüler, güya büyük bir sihirbazlık hüneriyle hortlakları ayaklarına çağırırlar; insanları deli ederler; çeşitli otlardan tehlikeli zehirler yapar ve ölü eti yerlerdi. Bu gibi, tehlikeli büyücüler, Yunanistan’ın en çok “Tesalya” bölgesinde bulunurdu.
    Yunanlıların kötü büyücüleri olduğu gibi iyi büyücüleri de vardı. Bunlar tarlalardaki ürünlere bereket getirirler, savaşlarda düşmanı yenik düşürürlerdi. Bazıları, gemicilere “Rüzgar Torbaları” satarlardı! Denizlerde ansızın rüzgar kesildiği zaman yelkenli gemilerin hareket etmelerine olanak olmadığından, en iyi çare, büyücülerin kuvvetine inanmaktı!
    Eski Romalılar da iyi olsun, kötü olsun, tüm büyücülerden korkarlardı. Bazı Romalı hükümdarlar ülkedeki tüm büyücüleri sınır dışı etmişlerdi. Zaman zaman, büyücülük yaptığı sanılan kuşkulu kimseler, uçurumlardan aşağı atılarak öldürülüyorlardı
    Peki günümüzde büyücüler var mıdır?
    Evet bu eski öğretiyi nesilden nesile aktaran hristiyan ve yahudi din adamları vardır. Peygamber efendimiz Hz Muhammed (s.a.v) doğduğu gün gerçekleşen mucizelerden biriside şeytan ve cinlerin gökten haber almaları son bulmuştur. Yani büyücüler bazı birtakım iksirler, tılsımlar yapabilseler de irtibattaki oldukları ruhani varlıkların onlara gelecekten haber verme şansı yoktur. Kabbala öğretisi ya da kabalacılar olarak bilinen tarikat; Hz Süleyman dan başlayıp günümüze kadar devam eden büyüyü en iyi bilen ve kullanan hiyerarşik sırasına göre 3, 13, 33, ve 300 büyük üstadı vardır. Bunların dışında Hristiyan ve yahudi din adamlarında da büyücü olanları da mevcuttur. Allah (c.c) kesin bir şekilde büyücüylükle uğraşanları lanetlemiştir.” Allah in izni olmadıkça onunla hiçbir kimseye zarar verici değillerdir. Onlar ise kendilerini zarara sokacak onlara faide vermeyecek seyleri öğreniyorlardı. And olsun onlar muhakkak biliyorlardı ki o nu (sihri) satin alan (o na revaç veren) KIMSE NIN AHIRETTEN HIÇBIR NASIBI YOKTUR. ONLARIN KENDILERINI CIDDEN NE KÖTÜ SEY MUKABILINDE SATTIKLARINI BILMIS OLSALARDI (Bakara Suresi ayet 102)” demiştir.
    Gömüler için Tılsım (kara Büyü) yapılabilir mi?
    İnsanlar kıymet verdikleri şeyleri belki daha sonra kullanmak yada kendinden başkasının kullanmasını engellemek için gizleme zorunluluğu hissederler. Eskiden banka olmadığı için emanetlerini toprak, kaya, suların içine saklayarak birtakım işaretler ve tılsım kullanarak gizlemeyi başarabilmişlerdir.
    Tılsım (büyü) ı bozmak mümkün müdür?
    Evet, bütün tılsımlar çözülebilir. 2 yolu vardır;
    1- İstenilen ritüelleri yerine getirmek
    2- Okumalarla büyüyü bozmak
    Birincisi; tılsım yapan kişinin ne tür bir tılsım yaptığı ve bunu bozmak için neler gerektiği bilinemediği için genelde yapılmaz. Ancak Çok büyük gömülerin manifestosu (yazması) vardır. manifestoya sahip olan kişi bu ritüelleri yerine getirebilir ve tılsımı bozabilir. Gerekli Ritüeller bilinse bile bazen bunları yapmak dahi mümkün olmayabilir. Çünki öyle kuvvetli tılsımlar vardır ki istenilen şey Müslüman ise kafir olmasına sebep hatta yasal suç, ve vicdanen ömür boyu kahır sebebidir.
    İkincisi; hem kolay hem zordur. Basit bir tılsımsa okumalarla kolayca çözülür. Güçlü bir tılsımsa basit okumalar yeterli olmaz. İşinin ehli, maneviyatı güçlü kimseler ancak bu tılsımları bozabilir.
    Ruhani varlıklar insanoğlundan farklı enerjiden oluştukları için bizleri aldatabilir, sıkıntı verebilir, hastalandırabilir. Bu yüzden tılsımlı olan yerlerde dikkatli ve tedbirli olmak gereklidir.
    Yaşadığımız dünya sadede maddeden değil, mana ile bir bütündür. Maddaye meyl edip manayı görmezden gelmenin sonu hüsrandır. Allah (c.c) pek çok nimeti insanoğlunun hizmetine sunmuştur ve bir imtihandır. Rabbim cümlemizi her iki Dünya da mesut etsin.


Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş