1. #1
    Koray Kor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Administrator
    Durumu
    Çevrimdışı

    Mesajlar
    551
    Tecrübe Puanı
    10
    Rep Derecesi: **

    Define Yüzey Araştırması ve Kazı

    Geçmiş zamanlarda belli bir serveti ellerinde tutan kişiler, bu servetlerini çeşitli tehlikelerden koruyabilmek için toprağa gömdüler, gizli bir takım yerlere sakladılar.Gömülen yerin daha sonra neresi olduğunu hatırlayabilmek için gömüyü yapan kişiler kazdıkları yerin yakınına (veya uzağına) sadece kendilerinin bileceği bir veya daha fazla işaretler bıraktılar.Bu işaretlerin kalıcı olması için de işaretlerin bir kısmını taşların ve kayaların üzerine işlediler.


    Günümüzde define arayanlar araziye çıktıklarında taşların üzerlerinde pek çok işaretler görüyorlar ve bu işaretlerin bir define işareti olabileceğinden şüpheleniyorlar.Bu işaretlerin manasının ne olduğu hep sorulmuştur.Define arayan kişiler bu işaretleri kendi görüşlerine göre yorumlamışlardır.


    Bir işaretin ne maksatla o taşa çizildiği hiçbir zaman tam olarak bilinemez.O işaretin ne maksatla oraya çizildiğini ancak o işareti çizen söyleyebilir.Bu da mümkün olmadığına göre işaretleri yorumlayan kimselerin görüşlerini bir hakikat, bir doğru anlatımış gibi kabullenmek safça bir davranıştır.Ancak işaretlerin gruplanmış olarak bulunduğu bölgelerden şüphelenmek te doğrudur.Bu bölgelerin araştırılması gerekir.


    Gömen kişi mantığını ve düşünme gücünü kullanarak işaretleri yaptığı için,bizlerde mantığımızı,düşünce gücümüzü vede deneyimlerimizi işaretlerin yorumlarına ekledik ve her yeni tecrübemizide eklemeye devam edeceğiz. Arkadaşlarımıza,kardeşlerimize ve abilerimize yardımcı olabiliyorsak ne mutlu. Allah her üyemizin nasibini verir inşallah


    Definecilik ve arkeolojide kazıya başlamadan önce ilk çalışması yüzey araştırması yapma ve bulduğu bulguları değerlendirme işidir.


    İnsanlar yaşadıkları topraklarda iz bırakırlar, orijinal doğaya yapılan her bir müdahale bir iz bir tabaka oluşturur. Bu tabakaların üzerinde ne kadar zaman geçerse geçsin orijinal doğaya göre farklılık oluşturur. Bu farklılıklar aşağıda anlattığımız şekillerde anlaşılır.

    Müdahale edilmiş ve orijinali bozulmuş tabaka üzerinde yetişen bitki boyları sap kalınlıkları, köklerin kalınlıkları orijinal tabii katmana göre farklı olur. yumuşaktır kolay ve rahat kazılır. Yine insanlar tarafında müdahale edilmiş kayaların yüzeylerinde oluşan yosun tabakası açık renkli ve gençtir.


    Şahıs gömüleri ve kaya mezarları direkt olarak kaya içine yapıldığından kayaların yüzeyinde oluşan farklı tabakaları titizlikle incelenmelidir. bu tür yerlerin sonrada kapatılan kaya etrafında kirli beyaz yada yeşilimtırak renkte bir katman oluşur.


    Yer altına gömülen muhtelif madenler (altın hariç) zaman içinde yanar ve olarak gaz oluşturur, bu gaz yer yüzüne çıkmak için üst katmanları zorlar ve katmanın zayıf noktasına sızarak atmosfere dağılır, bu tür gazın sızdığı yerde bitki tabakası farklı olur, ya ot yetişmez, toprak yapısı çorak gibi dir, ya erken sararır, erken kurur kurumasa bile renkleri sarıya yakın yeşillikte olur.


    Kışın karın lapa lapa yağdığı zaman yüzeysel araştırma yapmak çoğu zaman başarıya götürür. Toprak yüzeyine sızan gaz karın erken erimesine yada kar tutmamasına neden olur. kar tutsa bile kendi çevresine göre geç tutar erken erir,


    Doğal tabakaya göre farklılık oluşturan her bir tabaka bulgu birer ip ucudur, bu ip uçlarının sağlıklı bir biçimde değerlendirilmesi gerekir.
    Görüldüğü gibi definecilik kolay bir iş değil,bilgi tercube ve titiz bir çalışma ister, bu nedenle araştırma yapılan alanlar üzerinde orijinal doğaya aykırı olan, insanların müdahalesi sonucunda oluşan katmanlara odaklanmalıdır.


    Definenin yerinin belli olması için bırakılan işaretler

    -2-tavus-kusujpg

    Ülkemizde hemen hemen her bölgede kayalar üzerine yontulmuş değişik şekillerde figürler,izler, çizgiler, yazılar ve canlılara ait resimlere rastlamak mümkündür. Bu şekilde geçmiş medeniyetlerin bıraktıkları bu izlerin ne anlama geldiği merak edilmiş yıllarca araştırılmış, tartışılmış bazıları hakkında bir takım kanaate varılmıştır. Bu medeniyet izlerinin hepsi define yada gömü gibi anlamak yorumlamak yanlıştır. Bunların bir çoğu define değildir. bizi ilgilendiren konu bunlardan hangileri direkt olarak gömüyü gösterir olanıdır. Unutmayalım ki gömüyü yapan insan kendisinden başka birinin bu gömüyü alma imkanı olmasın, kendi açısında rahat ve kolay olsun, işaret dediğimiz bu tür düzeneklerin yapım mantığı budur. O zaman bu işaretler nasıl çözülecek? sorumuza aşağıda kısaca cevap vermeye çalışacağız.
    Öncelikle aşağıdaki konulara dikkat edelim!


    İşaretin bulunduğu bölge yaşamaya elverişli ve yaşanmış olduğuna dair kalıntı ve izler olması,
    İşaretin yapıldığı kaya iri yerli sabit olması,
    İşaretin oyma yada kabartma olması,
    İşaretin derin kalın biçimde yapılmış olması,
    Aynı alan içerisinde manalı bir bağlantı ile birden fazla olması,
    İşlendiği kayanın bir çok afetlere karşı dayanıklı sağlam olması
    İşaret yapılan kaya su yatakları kenarında olmamalı (kimse su kenarlarına gömü saklamaz)
    Bu niteliği taşıyan işaretler gömü olma ihtimali yüksektir. Bu özellikleri taşımayan figüranlar üzerinde durup uğraşmayalım.


    İşaret çözümünde öncelikle tarihi bilgimizi yoğunlaştırmak, işaretin bulunduğu bölgenin tarihini öğrenmek, yapılan figüranın özelliklerini bilmek(örneğin bir yılan yılanın özellikleri birer ip ucudur) işaretin bulunduğu doğal coğrafyaya aykırı, çukur,tümsek,işaretli kaya gibi unsurları değerlendirmek, En önemlisi arkeolojik metotlara baş vurarak çözüm yollarını aramakla sonuca varılır.

    Define Aranacak Yerler

    -kare-oyma-mahzenjpg

    1- Harabe yerleri (Ören yerleri Gömü mezar ve muhtelif objeler bulunmakta ve sit alanı içinde olup yasal olmayan tahribattan kaçınalım)


    2- Yığma tepeler (Tümülüs ve Höyük yapılarıdır. Muhtelif gömü ve objeler bulunmakta Yasalarımıza göre sit alanıdırlar tahrip etmekten kaçınalım.)


    3- Çeşme veya pınar gibi su kaynakları çevreleri ( Gömü bulunabilinir.)


    4- Üzerinde işaret resim veya sembol bulunan kayaların çevresi (Geneli Mezarlarıdır, içinde muhtelif mezar hediyeleri bulunur.)


    5- Çeşitli medeniyetlere ait mezarlık alanları ( Mezar hediyeleri bulunur)


    6- İnsan yaşantısına uygun mağara önleri (Gömü bulunabilir, yaşayan insanlara ait muhtelif araç ve gereçler ele geçirilebilir.)


    7- Dini yapılar ( sebep ne olursa olsun saygılı davranmak gerekir İnancımızın gereğidir. )


    8- Çakıl yığınlar ( Büyük çakıl yığınları Roma dönemine ait tümülüslerdir, ufak olanları yine mezarlardır, bir çoğunda mezar hediyesi bulunmamaktadır.


    9- Şelale arkaları: Önemli bir araştırma alanıdır, mezar ve gömü bulunmaktadır.


    10- Kale surlarının önleri: muhtelif sikke, savaş malzemesi bulunur.


    11- Halk arasında define var olduğu söylentisi olan alanlar ( Yakın tarihe aittir, sabit ve kalıcı olan yüzey unsurları üzerinde durulmalı)


    Şunu unutmayalım insanlar yaşadıkları yerlerde mutlaka bir kalıntı bırakmışlardır, bırakılan çeşitli kalıntılar zamanında yaşamış insanlar hakkında bilgi verir, Define bu alanlar içinde olduğuna dair Arkeoloji bilimi ispatlamıştır. Başka yanlış yalan ve dolandırıcıların peşinde gidip zaman ve paranızı ziyan etmemenizi tavsiye ederiz.


    Toprak Çeşitleri

    -toprak-katmanlarijpg


    Toprakları ana başlıklar altında çok kısa şöyle özetleyebiliriz.


    1-Taşlı topraklar
    2-Kumlu topraklar
    3-Tınlı topraklar
    4-Killi opraklar
    5-Marnlı topraklar
    6-Humuslu toprakalr
    7- Kireçli topraklar


    1-Taşlı topraklar:İçeriği % 80 taş ve az miktarda topraktan oluşur.Kolay havalanırlar. wfakat su tutma kapasiteleri ve besin ihtivalrı azdır.


    2-Kumlu topraklar:% 80 kum ihtiva ederler.İşlenmeleri kolaydır.Su tutmadıklarından bol sulama gerektirirler buda toprktaki besinin yıkanıp gitmesine neden olur.besince fakir ve genelliklede asit topraklarıdr.


    3-Tınlı topraklar:yarıdan fazlası kum ve % 30-50 arasıda kilden meydana gelirler.tava gelmeleri ve işlenmeleri kolay olduğundan tarım için elverişli topraklardır.


    4-Kili topraklar:İçeriğinin yarıdan fazlasını kil oluşturur.Su tutma kapasiteleri yüksektir. bu nednele geç tava gelirler.tava gelmeden işlenmesi halinde toprak tekstürü zarar görür.Ağır topraklar olup işlenmeleri zordur.Kurak zamanlarda toprak katı bir hal alır.


    5-Marnlı topraklar:İçinde kum, kil,çakıl ve humus bulunur. Bağcılık bakımından uygun topraklardır.


    6-Humuslu topraklariyah enkte bir topraktır. koyu renk olduğu için çabuk ısınıp kolay tava gelirler.su tutma kapasiteleri iyidir.Besin maddelerince zengindirler. Tava gelince kolay işlenirler.


    7-Kireçli topraklar:kil,kum humus ve kireç ihtiva ederler.kalın bir kaymak tabakası bağlarlar.suyu geçirmezler.zor işlenen bir toprak çeşididir.

    Horasan Harcı

    Horasan harcıolarak bilinen harç, antik dönem insanları tarafından bulunan, içinde pişirilmiş ve öğütülmüş toprak ürünleri katılan bir malzemedir eski dönemlerde yapı ustalarının, kullandıkları malzemelerin mukavemetini arttırmak için; malzemenin içine yumurta akı, peynir, reçine, pişmiş toprak gibi katkı maddeleri katarak meydana getirdikleri harçtır. Çok kuvvetli ve Suya dayanıklı bileşimdir.

    Kireç Harçlar

    Antik dönemlerde çimentonun bulunmasına kadar geçen sürede, kireç yapıların inşalarında kullanılan en temel bağlayıcı malzeme olmuştur.
    Kirecin elde edilmesinde kullanılan ham madde kireç taşlarıdır (CaCO3). Doğada değişik kompozisyonlara sahip çok değişik kireç taşları bulunmaktadır. Bu taşlar, bulunduğu yere, dokusuna, mineralojik ve kimyasal kompozisyonlarına göre sınıflandırılabilirler.


    Geçmişte kireç taşlarının kalsinasyonu taştan veya tuğladan inşa edilen fırınlarda yapılmıştır. Bu fırınlara katmanlar halinde odun ve kireç taşı konulduktan sonra yakılmıştır. Fırınlar, bir veya iki gün yakıldıktan sonra soğuması beklenmekte daha sonra sönmemiş kireç fırının alt kısmından alınmaktadır. Kireç taşının yakılması işi beceri ve tecrübe isteyen bir iş olmasına rağmen geçmişte fırınlarda çalışan insanlar, toplumun alt sınıfından oluşmuştur. Roma döneminde kireç fırınlarında suçlular çalıştırılmıştır.


    Bazı eski Yunan dönemi yapılarının harçları, Santorini (Thera) Adası’ndan gelen volkanik tüf kullanılarak hazırlanmıştır. Birçok Roma dönemi yapısı harçları da, Vezüv Yanardağı yakınında bulunan Pozzuoli’den sağlanan puzolanlarla hazırlanmıştır. Bunların en önemlileri, Roma’ da bulunan Pantheon ve Colosseum’dur. Ülkemizde bulunan bazı Selçuklu yapılarının harçlarında da doğal puzolan kullanıldığı belirlenmiştir.
    Hidrolik özelliklerinden dolayı bu harçlar, Bizans, Roma, Selçuklu ve Osmanlı dönemi sarnıç, su kuyusu, su kemerleri ve hamam yapılarında kullanılmıştır.

    Alçı Harçlar

    Harçların hazırlanmasında kullanılan diğer bir bağlayıcı malzeme alçıdır (CaSO4. 2 H2O). Günümüzden 4.500 yıl önce Mısırlılar, piramitleri, yaklaşık 2 ile 45 ton arasında değişen taş bloklar ve alçı harcı kullanarak inşa etmişlerdir. Alçı harcının bu inşadaki fonksiyonu bağlayıcılık olmayıp taş blokların düzgün yerleşmesinde sürtünmeyi azaltmak olmuştur.


    Alçı taşı ocaklarından elde edilen alçı, yaklaşık 135–175°C aralıklarında hemihidrata (CaSO4. 0.5 H2O) dönüştürülür. Su ile karıştırıldığında tekrar alçıya dönüşen hemihidrat, bağlayıcı malzeme olarak kullanılmıştır.


    CaSO4. 2 H2O + Isı → CaSO4. ½ H2O + 1,5 H2O
    CaSO4. ½ H2O + 1,5 H2O → CaSO4. 2 H2O


    Alçının sudaki çözünürlüğü fazladır (25°C’da, 100 ml. suda 0.241 gram). Bu nedenle, suya karşı dayanıksız olmasına rağmen, sahip oldukları basınç dayanımları kireç harç ve sıvalardan daha fazladır. Alçı harçlarının sertleşme süresi de oldukça kısadır (yaklaşık 10 dakika). Bu sürenin uzatılması veya kısaltılması için geciktirici veya hızlandırıcı malzemeler kullanılmaktadır. Bazı organik malzemeler alçının sertleşmesini yavaşlatmaktadır. Bunlardan keratin, nişasta, jelatin gibi malzemeler geçmişten günümüze kadar kullanılmaktadır. Hızlandırıcı olarak ise potasyum sülfat, alön (alun) gibi inorganik tuzlar kullanılmıştır. Alçı sıvaların yapımında hayvan kıllarının kullanıldığı da bilinmektedir. Bunlar sıvaların güçlenmesini sağlarken aynı zamanda alçının sertleşmesini de geciktirmektedirler.

    Ekip Nasıl Olmalı


    Define yalnız aranmaz ve yalnız araştırma yapılamadığı gibi, hiç mi hiç kaçak kazı yapılmaz.Araştırma ve gözlem için bir ekibe ihtiyaç duyulur. Ekip: tarih,elektronik ve arkeolojik bilgisi olanlardan kurulmalıdır.

    Ekip içinde yer alan şahıslardan olması gereken unsurlar.
    Tamahkar olmamalı
    İspiyoncu olmamalı
    Bilgiyi paylaşmasını bilmeli
    İnançlı olmalı
    Uzlaşmacı olmalı,
    Güvenilir ve emin insan olmalı
    Yalan söylememeli
    Gözü tok eli açık olmalı

    Tam Olarak

    1- Sözü doğru olmalıdır.


    2- Tecrübelerini paylaşma işini bir görev saymalı


    3- Çözemediği işaretleri korumalı , kırmamalıdır.


    4- Yasal sınırları aşmamalı, kaçak kazı yapmamalıdır.


    5- Tarihi bilgisi üst seviyede olmalı.


    6- Bu alanda kullanacağı teknolojiyi iyi tanımlıdır.


    7- Nefsine düşkün tamahkâr olmamalıdır.


    8- Definecilik bir geçim kaynağı olarak görmemeli. Bir hobi şeklinde yapmalıdır.


    9- Tarihi izleri korumalı, müze ve yetkili mercilerle temas halinde olmalıdır.


    10-Bir defineci bir arkeolog kadar bilgili ve becerikli olmalıdır.


    11- Yapacağı işleri bir plan dahilinde yapmalıdır.


    12- Her bulduğu veriyi kayıt etmeli, sonrada yorumlamalıdır


    Bu unsurları taşıyan insanların bir araya gelmeleri halinde zor olan şeylerin üstesinden erken gelinecektir. Sakın tanımadığınız hakkında yeterli araştırma yapmadığınız insanlarla yol çıkmayın para tatlıdır canınızdan olabilirsiniz.

    Kazı Tekniği

    -kazi-nasil-yapilirjpg

    Kazı öncesi yapılması gereken önemli işler, kazının amacı, kazı için uygulanacak yöntem ve ayrıntılı bir program hazırlanması başarının temel ilkesidir.
    Kazıya; yasal, parasal ve işgücü şeklindeki sorunlar çözümlenmeden başlanmamalıdır.


    Kazı yapılacak alanın toprak ve jeolojk yapısı kazı yapan için bir kaynak halindedir, bu kaynak yazılı bir metin nasıl okunuyorsa öyle okunmalıdır. Çünkü toprak yapısını katmanlarını okumak bu bilgiler tarhsel bilgi niteliğindedir, toprak katmanları iyice okunmazsa kazıda başarı sağnmayacak kadar ciddi bir konudur. Kazıyı yapacak insanın toprak yapısını çok iyi okuyabilecek bir tercubeye sahip olması gerekir,böyle bir tercubesi yoksa mutlaka uzman birinde yardım almalıdır.


    Kazı işi kendi başına bir bilim dalıdır. Bu nedenle amaç, ve yöntemleri vardır.


    1- Kazılacak alan tabakası çok iyi belirlenmeli ve bulunan tüm özelliklere programa dahil edilmek üzere kayıt altına alınmalıdır. Üzerinde belli bir zaman geçmiş yüzey,açılmış çukur ve benzeri gibi tabakalar insanoğlunun müdahalesi sonucunda oluştuklarında farklılık içerecektir. İnsan tarafından oluşturulan katmanlar üzerinde ne kadar zaman geçerse geçsin orijinal tabakaya göre yımuşak, yine orijinal tabaka bitki örtüsüne göre farklı bir bitki örtüsüne sahiptir. İnsan tarafında oluşturulan katman üzerinde yetişen otlar ana tabakaya göre uzun boylu ve kökleri kalın olur. Bu imceliği ancak bu konuda uzmanlaşmış biri tarafında fark edilebilir. Aradığınız şeyler insan tarafında oluşturlan katman içinde olur aranacak katmanda bu katmandır. bu nedenle katmanlar itina ile incelenmelidir. bBu yöntem kazı biliminin ana öğesidir.


    2- İnsanoğlunun müdahalesi sonucunda oluşan tabaka içinde insan oğlunun izleri vardır. rengi yapısı orijinal katmana göre farklılık taşır. Bu nedenle ana katmanla uğraşıp zaman ve maliyet kaybına neden olmamak yararınıza olacaktır.


    3- Tabaka katmanları aşağıda ki izlenmelidir.
    A)- Zamanla en üste kendiliğinde oluşan katman
    B)- Kamufle katmanı
    C)- Sertleştirilmiş, çamur,kil kum yada taş gibi katman
    D)- Çukur duvarları
    E)- Orijinal katman (ana katman)


    Kazı Ana İlkeleri

    -definejpg


    1- kazı alanı mümkün olduğunca geniş tutmak
    2- Kazıyı uygun aletlerle yapmak (kepce gibi makinalarla yapmamak)
    3- Yanları dik olmalı (90 derece dik olmalı)
    4- Çıkan toprağın nereye atılacağı önceden belirlenmeli
    5- Çıkan toprak enkazı kazı alanında en az 2 metre ileride tutulması.
    6- Kazıdan önce ve sonra alan resimlenmeli,
    7- Kazı öncesi kazı alanı5x5 cm kalınlığında 40 Cm uzunluğunda kazıklar çakılmalı ve bu kazıklara ip bağlanarak kazı alanı bir çerçeve içine alınmalıdır.
    8- Bir miktar toprak kazıldıktan sonra zemin temizlenmelidir, çünkü bu katman insanoğlu tarafında oluşturduğundan, gömüyü yapanın bıraktığ herhangi bir iz sizi sonuca götürebilir.
    Bu anlattıklarımız yasal izin alınmış bir kazı varsayarak anlatmış olduk, yasal olmayan kazı yapmaktan kaçınınız. Bizden uyarılması, hayırlı olsun


    Mezar Kazı Tekniği

    -mezar-kazi-yontemijpg

    Günümüzde olduğu gibi eski medeniyetlerden de cesetler inançlara göre saklanırdı. Bu saklama işi medeniyet ve inançlara göre farklılık göstermektedir. Bu konuda en basit mezar türü toprağa açılmış bir çukur şeklinde, bazen bu çukurun kenarları taşlarla örülerek bir sandık halinde olabilmektedir.


    Eski medeniyetlerde ölüler bazen yerleşim alanı içine gömülürdü, Yerleşim alanı içine gömülen cesetler genelde odaların tabanında yer alırdı. bazende yerleşim alanı içine gelişi güzel yerlere gömerlerdi. Yerleşim alanları dışına yapılan ölü gömme, toplu mezarlık alanları oluşturulurdu.


    Mezar kazılarında öncelikle dikkat edilmesi gereken unsur, kazılacak mezarın hangi medeniyete hangi din mensubuna ait olduğu bilinmelidir. bilinmiyorsa araştırılmalıdır. Mutlaka bir kanaate ulaşılmalıdır. Bu tür mezarlarda pek fazla değerli eşyalar bulunmaz, çoğu zaman boş olurlar, Yani ölü armağanları olmayanlar çoğunluktadır.


    Bu alanlara Kazı yapılırken mutlaka deniyimli olmak yada deneyimli birinde yardım almak kazı yapanın faydasına olacaktır.
    Bu tür kazılarda dikkatlice üstten alta doğru kazılarak inilmelidir. kazının geniş çaplı olmasına dikkat edilmelidir. Cesede ait kemiklere ratlanınca tam orta yerinde temizlenmeli kemiklerin kırılıp dağılmamasına dikkat edilmeli, ölü armağanları alındıktan sonra kemikler paketlenip en yakın müzeye teslim edilmelidir. Mezarda çıkabilecek içi toprak dolu kap kacak gibi eşyalar rast gele boşaltılmamalı, içindeki toprak paketlenip incelenmek üzere iligili müzeye teslim edilmelidir.


    Yerleşim yerleri dışında toprak üzerinde hiç bir nişanesi olmayan mezarlıkların keşfi çoğu zaman rastlantı şeklinde olmuştur. Böyle bir rastlantı esnasında mezarlık alanı iyice tespit edilmeli.

    Bunun için:


    Bitki örtüsünün farklılaştığı yerde başlanarak 5x5 cm kalınlığında 40 cm uzunluğundaki kazıklar 1x1 metre aralıklarla çakılmalı, ve bu kazıklar ip ile birbirine bağlanmalıdır. Daha sonra 25 MM kalınlığında darbelere dayanıklı 150 cm uzunluğunda T şeklinde bir demir kazık ile iple yaptığımız plan karelerine merkezine çakmalıyız. demir kazğımızın kolaylıkla çakıldığı yer mezardır.

    Bu anlattıklarımız yasal izin alınmış bir kazı varsayarak anlatmış olduk, yasal olmayan kazı yapmaktan kaçınınız.


  2. #2
    SatukBuğra - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Member
    Durumu
    Çevrimdışı

    Mesajlar
    84
    Tecrübe Puanı
    10
    Rep Derecesi: **
    Tam bir bilgi yükleme tazeleme oldu ustam ALLAH RAZI OLSUN
    Koray Kor, toyalp Bunu beğendi

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş