1. #1
    Lejyoner - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Bilgili Üye
    Durumu
    Çevrimdışı

    Mesajlar
    244
    Tecrübe Puanı
    10
    Rep Derecesi: **

    Arkaik Dönemde Heykeltraşlık

    Arkaik Dönemde Heykeltraşlık [değiştir]7. yüzyıl Yunan heykeltıraşlığı Mısır’ın etkisi altında frontal yani dimdik ayakta duran ve ‘’kuros’’ olarak gösterilen çıplak erkek heykel tipini ortaya koymuştur. Bunun yanında ayakta duran kadın ve oturan erkek heykelleri de vardır. Bu heykellerde insan vücudu ve adalelerin nasıl doğal şekiller aldığını, hareketin nasıl canlılık kazandığını, elbiselerde kumaş kıvrımlarının ne şekilde meydana geldiğini, endividüel katların nasıl belirmeye başladığını veya sanatçının ne suretle tek heykelden heykel gruplarına geçtiğini adım adım izlemek mümkündür. Zamanla bazı heykeltıraşlık ekolleri ortaya çıkmaktadır. Nüfus alanlarının sınırları pek belli olmayan bu ekollerin başlıcaları arasında Girit-Peloponnes ve İonia ekolleri vardır. İon ekolüne ait tipik eserler arasında Efesos’ta büyük tapınağın altındaki sunak kaidelerinden birinin içinde bulunmuş olan fildişi heykelcikler vardır. Bunlar sütun yuvarlaklığındaki şekilleri ve kıyafetleri bakımından doğu, en çok geç Hitit heykeltıraşlığının etkilerini göstermekle beraber üslup bakımından hiç kuşkusuz Yunan eserleridir. Girit-Peloponnes ekolünün karakteristik eserleri arasında ‘’Auxerre’’ heykelini ya da Delos’da Nikandra adında bir kadın tarafından Artemis’e adak edilen heykeli gösterebiliriz. Her iki kadın vücuda yapışık, belden kemerle sıkılmış bir entari giymekte, yan yana duran ayakları eşit olarak vücut ağırlığını taşımaktan, kollar vücuda yapışık olarak aşağıya sarkmakta ya da dirsekten bükülmüş olarak göğsü korumakta, basık alınlı çehre üçgen bir şekil göstermekte, alnı sınırlandıran saç kitleleri stilize edilmiş örgüler şeklinde omuzlara doğru sarkmaktadır. Delfoi'da bulunmuş olmakla beraber Argoslu Polimedes adında bir sanatçı tarafından yapılmış olan Kleobis ve Biton’un heykelleri aynı özellikleri taşımakla beraber geniş omuzları,nefes alıyormuş gibi şişkin göğüsleri,kabarık fakat sınırlı işlenmiş göğüs ve yalnız çizgilerle belirtilmiş karın adaleleriyle dikkati çekmektedir.

    Binaların ve heykellerin seyirci üzerindeki etkisini tamamlamak için Yunan sanatçıları boyaya da başvurmuşlardır. Heykellerin çıplak kısımları cilalanır, elbiseler, gözler ve saçlar boyayla gösterilmek suretiyle çehreleri belirli bir ifade ve heykellere canlılık verilmeye çalışılırdı. Boyalı heykeller hakkında Atina Akropolün’de bulunan paros ya da mermer erkek ve kadın heykelleri bir fikir vermektedir.





    Yunan sanatının önemli heykellerinin ilk örnekleri arkaik üslup devresinde görülür. Normalin üstünde büyüklüğe sahip, Mısır heykelinin frontal duruşu ile bir ayağı öne atılmıştır. Göz büyük, kaşlar onlara paralel, saçlarda inşai bukle, blok anlatım vardır. Yüzde arkaik tebessüm yer alır. Bazı adaleler önemle belirtilmiştir. Kadın heykelleri (KORE) giyinik, erkek heykelleri (KUROS) çıplaktır. Figürler belli bir kişiye ait değildir. Baş, fizyolojik bir özellik taşımaz, ideal insan tipini biçimlendirir.
    Arkaik devrede Yunan sanatçılarının isimleri bilinmemektedir. Bu döneme ait eserlerden Akropolis’te çok bulunmuştur.
    Tapınağı alınlık kabartmaları,Tanrıça Artemis" heykeli en güzel örneklerdir. Ayrıca Homeros’un İlyada - Odisse'sinden tanıdığımız Olympos ailesi için yapılan tapınaklarda mimaride nizamlar ortaya çıkarırken, tapınak süslemeleri de heykel sanatının gelişmesine neden olmuştur.



    Euthydikos tarafından Athena'ya adanmış genç kız heykel başı



    Kuşlu Kore Miletos'ta bulunmuş



    Euthydikos tarafından Athena'ya adanmış genç kız heykel başı



    Kuşlu Kore Miletos'ta bulunmuş




    Kleobis ve Biton




  2. #2
    Lejyoner - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Bilgili Üye
    Durumu
    Çevrimdışı

    Mesajlar
    244
    Tecrübe Puanı
    10
    Rep Derecesi: **
    yapılan yorum..

    Arkaik dönem heykellerinin çoğunda görünüm donuk ve serttir. Sonraları ise heykeltraşlar bronz, fildişi, altın gibi daha kolay işlenebilir malzemeler ve gelişen teknikler sayesinde her an canlanacakmışcasına başarılı heykeller yapmaya başlamışlardır. Zamanla heykellerin duruşundan ve yüzlerinden duygu bile okunabilir hale gelmiştir.

    Yine aynı mimaride olduğu gibi Klasik dönem heykelinde de orantı çok önem vermişlerdir. İnsan vücudundaki oranlar aritmetik olarak hesaplanmıştır. Örneğin başı tüm gövde boyunun yedide biri, ayak avuç içinin üç katı, ayaktan dize kadar olan mesafe avuç içinin altı katı olmalıdır.

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş