İçinizden gelenler...

Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...

Kafkaslı

Süper Moderatör
Süper Moderatör
Katılım
3 Nis 2016
Mesajlar
2,740
Tepkime puanı
3,080
Puanları
23
İlle ALLAH diyen adam
Kimisi deli derdi onun için , kimisi veli . Bıçak biler , hamallık yapar helalinden kazanırdı rızkını .Küçük bir kulübede yaşardı . Bir bisikleti vardı . Onunla dolaşırdı . Bisikleti ile hacca gittiğini söyleyenler vardı.
Memlekette herkes tanır ve severdi onu . En çok da küçük çocuklar severdi . Onlara selam verir ilgilenirdi . İlle Allah dedirtirdi. Kelimeyi şehadeti öğretir şeker verirdi . Çocuklar onu görünce ona doğru koşar ille Allah , ille Allah diye bağırırdı .
Bu çocuklar içinde kardeşim de vardı . Çok severdi onu . Çocukken hep koşardı yanına, onu görünce .
Yıllarca evlenmedi bekâr yaşadı . ileri bir yaşta evlendi . Maalesef bu evliliği uzun sürmedi . Yangında karısını , kulübesini , eşyalarını kaybetti . Kendisi de bu olaydan sonra birkaç sene ancak yaşadı . Namaz kılarken , yanlış hatırlamıyorsam öğle namazında secdede ruhunu teslim ettiğini duydum .
Öldüğünü duyunca kardeşim çok üzüldü . Onunla ilgili üç anım var dedi ve anlattı :
_ Birincisi , oniki onüç yaşlarında İdim . Sıcak bir yaz günü idi. Cuma namazına gitmiştim . Bu ağabey koşturarak geldi yanıma durdu . Çalışıyor yük taşıyordu haliyle terlemiş . Burnuma ter kokusu geldi . Kendi kendime dedimki ;
_ Eğer bu adam veli olsaydı böyle ter kokmazdı . O anda birden ter kokusu gitti . Her taraf gül kokmaya başladı .
İkincisi , orta okula gidiyordum . Doksanlı yıllar . Her yerde geçim sıkıntısı var . Bir bayram günü idi . Evinin önünden geçerken dur şu ille Allah diyen ağabeyi ziyaret edeyim . Kimi kimsesi yokmuş sevinsin dedim .
Gerçekten de çok sevindi . Öyle iltifat gösterdi anlatamam . Ben ona zahmet vermemek için kalkmak istedim . Abisinin bir çay içelim öyle gidersin dedi . Tamam dedim ama bir yandan da üzülüyorum ona zahmet verdiğim için .
Sonra elinde bir tepsi ile geldi ki !
O zaman için en zengin evde bile bulunmayan çeşit çeşit ikramlıklar vardı . Çarşıdaki en lüks çerez satan yerlerde bile bu çerez ve ikramlıklardan yoktu . Nerden buldu ,nerden aldı? hâlâ hayret ederim .
_ Üçüncüsü dayımın kızının düğününde akşam misafirler sofraya oturacak ekmek bitmiş . Beni mahalle bakkalı olan Ali bakkala ekmek almaya gönderdiler .O yıllarda akşam hiç bir yerde ekmek kalmazdı . Hele Ali bakkalda öğleden sonra bile ekmek bulunmazdı . Belki bayat mayat kaldıysa ne bulursan al getir dediler . Onlarında benimde hiç umudum yoktu ekmek bulunacağından .
Ekmek almaya giderken ille Allah diyen ağabeye rastladım . Selam verdi aldım . Artık ben ona bir veli gözüyle bakılıyordum . Allah'ım şu adamın hürmetine ekmek bulayım ne olur dedim .
Bakkala bir gittim ki ! Her taraf ekmek dolu . Hemde o saatte taptaze yumuşacık . Bir kucak aldım getirdim . Herkes hayret etti . Bu saatte bu kadar ekmek hayret dediler durdular . Dedi kardeşim .
Aşağıdaki resim kendi resmidir. 2015 yılında vefat etti. Mezarını yaptırmışlar çok sevindim. Kim yaptırdıysa Allah razı olsun. Kıyamda geçirdiği ömrünü secdede tamamladı.
Rahmetli Mahmut abinin ölümüde bir başka güzel olmuş. O gün mahallede kapı önünde oturan yaşlı teyzelerin yanına nur yüzlü bir dede yaklaşmış onlara:
Mahmud'a hiç baktınız mı? Hali nicedir? diye sormuş. Sonra da ortadan kaybolmuş.
Teyzelerden biri eve girer,bakarki Mahmut abi secdede ruhunu teslim etmiş😥.
Ben O'nu uzaktan tanırdım. Hemşerim olur. Memleket ÇORUM İskilip. İsmi Mahmut Civek'miş. Ben de sonradan öğrendim, öldükten sonra yani.
Memlekette adını pek bilen olmaz ama «İllallah» kimdir desen herkes bilir. Herkes O'na İllallah derdi. Allah rahmet eylesin . Mekanı cennet olsun. Peygamber Efendimiz'e komşu eylesin.
Ne demişler «harabat ehlini hor görme şakir , defineye malik viraneler var».
Not:Bu paylaşım tamamen bana aittir. Ben bu paylaşımı yaptıktan sonra İskilip sayfaları yayınladı.
Mahmut ağabeyin Zöhre teyzenin oğlu olduğunu yorumlardan öğrendim. Zöhre teyze ben çocukken anneanneme gelirdi, çok tatlı bir kadındı. Oğlunun bir kız sevdiğini, ailesinin vermediğini, yataklara düşüp hastalandığını anlatırdı.
Hatta kızı vermek şöyle dursun doktor kızın giydiği bir kıyafeti getirin verin koklasın demiş. Kadıncağız kızın ailesine yalvarmış ama kıyafeti de vermemişler.
Aynı kişimiydi?
Aynı kişi olduğunu düşünüyorum çünkü yerel sayfalardaki yorumlarda gençliğinde başından büyük bir aşk hikayesi geçtiği yazıyordu.
İçinizde hemşehrilerim vardır, bilen var mı?
Rahmetli Mahmut Ağabey ile başka hatıraları olanlar var mı?
Gene bu yorumlardan öğrendim bıçak bileyince:
_ borcumuz ne? diyene:
Bir ekmek parası dermiş rahmetli. Hiç fiyat söylemezmiş.

Ruhuna el Fatiha
 

APOLLONUS

Süper Moderatör
Süper Moderatör
Katılım
24 Eyl 2013
Mesajlar
1,639
Tepkime puanı
2,407
Puanları
23
Aşk ile yola çıkmak ise niyetin, Bela ile imtihan edilirsin. Zü’l Celali ve’l ikram; önce kahır sonra ikram..
Üzerimize vazife olmadan, bir iki kelam da biz palyasalım dedik @Kafkaslı ustam.
Çok güzel bir söz hep hoşuma gitmiştir. Ben de devamlı Allah hayırlısı neyse onu nasip etsin diyegelmişimdir ve bazen çevremdekiler bu ağır bir duadır herkes kaldıramaz bu yükü derler ve tevafuktur herhal de ömrüm hep ağır sınavlarla geçmektedir ☺
 

eser34

Bilgili Üye
Katılım
5 Eyl 2017
Mesajlar
454
Tepkime puanı
199
Puanları
9
Konum
Sirbistan
Çok güzel bir söz hep hoşuma gitmiştir. Ben de devamlı Allah hayırlısı neyse onu nasip etsin diyegelmişimdir ve bazen çevremdekiler bu ağır bir duadır herkes kaldıramaz bu yükü derler ve tevafuktur herhal de ömrüm hep ağır sınavlarla geçmektedir ☺
Allah dağına göre duman verir ustam. Ben de senin gibi düşüyorum, sınavlar ağır geçiyor diyorum, tam o an başka başka kişilerin sınavlarını görüyorum.. Elhamdulillah diyorum. Kötüyüm demek ne haddimize, çok şükür bu halimize!
 

Kafkaslı

Süper Moderatör
Süper Moderatör
Katılım
3 Nis 2016
Mesajlar
2,740
Tepkime puanı
3,080
Puanları
23
Kalbinizi dünya ile doldurursanız baktığınızı göremezsiniz...Kalp boşluk kabul etmez,dünya sızı verir o boşluğa...
 

sandalci14

Operatör
Katılım
8 Ocak 2019
Mesajlar
1,173
Tepkime puanı
1,035
Puanları
17
Yaş
46
Konum
ankara
herşey o elmayı yemekle başladı.adem as. bir kez şeytana uydu(ruldu) tüm cennet saltanatından çıkarıldı.yaklaşık bin yıllık dünya hayatının 300 yılını kahır ve pişmanlıkla af dilemekle secdelerle geçirdi.yıllar sonra af olundu cennetten ayrı çıkarıldığı eşine kavuşabildi dünyada elektrik yok muhabbet edecek kimse yok tek başına. daha sonra 2 oğlundan biri birini öldürdü.bütün dünya onların fakat 2 kardeş bütün dünyayı paylaşamadı.hani bugün yer meselesinden amca çocukları kardeşler birbirine giriyor ya.ömrünün geri kalanını evlat acısıyla geçirdi. imtihanın nereden geleceği belli olmuyor.topu topu 60 yıllık ömürde alayı imtihan. velhasıl üniversitede profun biri öğrencilerini imtihana çekmiş.bir kavanoz ve masada bir sürü enstrüman. kavanoza önce tenis toplarını doldurmuş.öğrencilere sormuş kavanoz doldumu diye.hepside doldu demiş.daha sonra çakıl taşları koymuş onlarda tenis toplarının aralarını doldurmuş tekrar sormuş öğrenciler yine doldu demişler,daha sonra kum taneleri,onlarda çakıl taşları arasını doldurmuş tekrar sormuş tekrar doldu demişler.en son üzerine 2 fincan kahve dökmüş .öğrenciler merak etmiş hoca anlatmış. o pinpon topları hayatınızdaki 1. derece önemli şeylerdir aileniz eşiniz anne babanız akrabalarınız dostlarınız.çakıl taşları 2. derece önemliler,işiniz aracınız eviniz gibi.kum taneleride 3. derece önemli şeyler yani olmasada olurlar.bunlardan her biri kavanoza sığabilir.siz önce kum koysaydınız yada çakıl taşı kavanozda pinpon toplarına yer kalmazdı.hayatınızda daima öncelediklerinize değer verin. derken bizim gibi sivri bir öğrenci atlamış,hocam peki 2 fincan kahveyi neden döktün.hocada bu soruyu bekliyordum demiş.kavanoz ne kadar dolu olursa olsun alan o 2 fincan kahvede hayatınız ne kadar dolu olursa olsun dostlarınızla 2 fincan kahve içmeye her zaman yer vardır. hayatın iyi kötü her aşamasında sizi unutmayan dostlarınız varsa asıl servet budur,gerisi hallolur.
 

Kafkaslı

Süper Moderatör
Süper Moderatör
Katılım
3 Nis 2016
Mesajlar
2,740
Tepkime puanı
3,080
Puanları
23
İnsan için kabullenmek çetin bir yokuştur. Herkes çıkamaz o yokuştan. Kimi içinde bulunduğu hali kabullenemez, kimi bulunmadığı hali. Kimi olduğunu kabul edemez, kimi olmadığını. Kimi yaşadığını kabullenemez, kimi yaşamadığını.''
 
Durum
Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Üst