• Soru sorabilmeniz için KAYIT olmalısınız.

Kutna Hora’da Sızlayan Bir Yapı: Kemik Kilisesi

_Mithra_

Operatör
Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
5 Haz 2018
Mesajlar
2,655
Beğeni
567
Puanları
113
Yaş
47
Konum
İstanbul
Kutna Hora’da Sızlayan Bir Yapı: Kemik Kilisesi

Ekli dosyayı görüntüle 225573

Çek Cumhuriyeti’nin ikinci büyük şehri olan Kutna Hora, Prag’ın 70 kilometre doğusunda bulunan küçük bir şehir.


1995 yılında tarihi merkezi, St. Barbara Katedrali ve Virgin Mary Kilisesi UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alınmış olan bu bölge, tüyler ürperten bir geçmişe sahip. Seldec Kostnice, Çek Cumhuriyeti’nin başkenti Prag yakınlarında, geniş bir mezarlığın ortasından yükselen, duvarları kurukafa yığınlarıyla bezenmiş bir Katolik kilisesi. Kilisenin görüntüsü kadar öyküsü de şaşırtıcı.

Ekli dosyayı görüntüle 225574

Hikâye, 13. yüzyılın ikinci yarısında Anton isimli bir keşişin bölgede gümüş yatakları bulması ile başlıyor. Kutna Hora madencilikle uğraşan bir kasaba olarak kuruluyor ve kısa zamanda bölgenin ikinci büyük kenti oluyor. Şehirde bir darphane kuruluyor ve burada basılan Prag Groschen’i denilen gümüş sikke bütün Avrupa’da geçerli hale geliyor. Kutna Hora’daki Azize Barbara Katedralinin yapımına Prag’taki Aziz Vitus Katedralinin de mimarı olan Peter Parler 1380 yılında başlıyor. Daha sonraki yıllarda da çeşitli eklemeler yapılıyor. Bohemya Gotik tarzının önemli bir örneği olarak kabul görülüyor.

Ekli dosyayı görüntüle 225575
Seldec Kilisesi, dünyanın en çok turist çeken kiliselerinden biri.

KUTSAL TOPRAK


Efsaneye göre Sedlec Manastırı Başrahibi Heinrich, Çek Kralı II. Otakor tarafından 1278’de kutsal topraklara, Filistin’e, elçi olarak gönderilir. Görevini tamamlayan Heinrich, Kudüs’ten ayrılırken, İsa’ın çarmıha gerildiği Golgotha’dan bir avuç toprak alır. Seldec’e dönüşte toprağı Kunta Hora’daki kilisenin mezarlığına serper. Böylece mezarlığın kutsal toprakların bir parçası olduğu inancı doğar. O yıldan sonra, mezarlık büyük bir üne kavuşur. Önce çevresindeki kasabalardan, sonra uzak kentlerden, komşu ülkelerden pek çok kişi buraya gömülmek ister. 14. yüzyılda veba salgını başladığında, mezar sayısı giderek çoğalır. Sadece bu salgında 40 bin kişi ölür. Ardından 1421’deki Husit Savaşları başlar. Husitler, kiliseyi basıp 500 keşişi öldürüp yapıyı tahrip eder. Tüm savaş kayıpları Kunta Hora’ya defnedilir. Mezarlık alanı 35 hektara çıkar.


Ekli dosyayı görüntüle 225576

TÜRK’ÜN GÖZÜNÜ OYAN KARGA


Savaşın ardından yıkık binanın onarımını Schwarzenberg Ailesi üstlenir. Hem yapıyı onarmak hem de mezar sorununa çözüm bulmak gerekmektedir. Hıristiyan geleneğinde yüzyıllardır uygulanan yönteme başvurulur. Mezarlardan çıkarılan iskeletler için bir şapel yapılır. Bu gelenek Anadolu’daki Rum kiliselerinde de uygulanıyor. Kemiklerin saklandığı salona osteofilakio adı verilir.

Ekli dosyayı görüntüle 225577

13. yüzyılda Avrupa’daki Hristiyanların gömülmek için çok rağbet ettiği bu mezarlık, gelen talebe cevap veremeyecek duruma gelmiştir. Üstüne bir de şehirdeki veba salgını nedeniyle yaşanan toplu ölümler eklenince mezarlıktaki kemikler ara ara kilisenin içine, bahçesine, şapeline yığılır. 16. yüzyılda çılgın mimar Santini tarafından kullanılmaya başlayan kemikler, kiliseye bugünkü halini vermek üzere dekore edilmiştir. Hatta kemiğe öyle fazla ihtiyaç duyulmuş ki, başka mezarların açılıp kemiklerin buraya getirildiği söylenir.

Ekli dosyayı görüntüle 225578

19’uncu yüzyılda kilisenin bir kez daha restorasyonu gündeme gelir. Bu kez oyma ustası Frantısek Rınt, çok farklı bir yöntem önerir. Schwarzenberg Ailesi’nden onay alınca, hayal gücünü kullanıp mezardan çıkardığı 40 bin iskeleti temizler, birbirinden ilginç tasarımlar oluşturur. 1870’de, Seldec Kostnice, yani Seldec’in kemik kilisesi açılır.


Kilisenin içinde, Schwarzenberg Ailesi’nin kemiklerden yapılmış bir arması bulunuyor. Armanın sağ alt kısmında bir kafatası yerleştirilmiş. Yanı başındaki karga iskeletinin gagası, kafatasının gözünün içinde. Bu figür, Schwarzenberg Ailesi’nin 1591’deki Raab Savaşı’nda Türklere karşı kazandığı zaferin simgesi. Avusturya, Eflak seferine çıkan Osmanlı ordusu, 1594’te Raab Kalesi’ni ele geçirir. Satırcı Mehmed Paşa, dört yıllık mücadele sonucu Avusturya ile barış anlaşması yapmaya çalışırken, 1598’de Raab Kalesi’ni kaybeder. Osmanlı’dan bir kalenin bile geri alınması önemli olduğundan, Schwarzenberg Ailesi kendisini kahraman ilan eder. Başarısı kargayla sembolize edilir.

Ekli dosyayı görüntüle 225579
‘Türk’ün gözünü oyan karga’

Ekli dosyayı görüntüle 225580

Kemikli kilise, merdiveninden avizesine, mihrabından kapı tokmağına kadar her türlü süslemenin, dekorasyonun, inşaat malzemesi yerine insan kemiğinin kullanıldığı bir kilise. Kemikten yapılan bu yapının ürkütücü olduğu kadar üzücü hikâyesinin dışında, görünürde estetik ve hayal sınırlarını zorlayan etkisi oldukça şaşırtıcı.

Ekli dosyayı görüntüle 225581
Tüm bu kemikler dezenfekte edilip ilaçlandığı için herhangi bir bakteri vs. barındırmıyor.

Ekli dosyayı görüntüle 225582
Bu kilise hala Schwarzenberg Ailesi’ne ait.


NOT: https://sanatkaravani.com/kutna-horada-sizlayan-bir-yapi-kemik-kilisesi/ alıntıdır.
 
 

Gönül_Eri

Operatör
Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
24 Kas 2018
Mesajlar
2,085
Beğeni
1,433
Puanları
113
Konum
Galatia
Kutna Hora’da Sızlayan Bir Yapı: Kemik Kilisesi

Ekli dosyayı görüntüle 225573

Çek Cumhuriyeti’nin ikinci büyük şehri olan Kutna Hora, Prag’ın 70 kilometre doğusunda bulunan küçük bir şehir.


1995 yılında tarihi merkezi, St. Barbara Katedrali ve Virgin Mary Kilisesi UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alınmış olan bu bölge, tüyler ürperten bir geçmişe sahip. Seldec Kostnice, Çek Cumhuriyeti’nin başkenti Prag yakınlarında, geniş bir mezarlığın ortasından yükselen, duvarları kurukafa yığınlarıyla bezenmiş bir Katolik kilisesi. Kilisenin görüntüsü kadar öyküsü de şaşırtıcı.

Ekli dosyayı görüntüle 225574

Hikâye, 13. yüzyılın ikinci yarısında Anton isimli bir keşişin bölgede gümüş yatakları bulması ile başlıyor. Kutna Hora madencilikle uğraşan bir kasaba olarak kuruluyor ve kısa zamanda bölgenin ikinci büyük kenti oluyor. Şehirde bir darphane kuruluyor ve burada basılan Prag Groschen’i denilen gümüş sikke bütün Avrupa’da geçerli hale geliyor. Kutna Hora’daki Azize Barbara Katedralinin yapımına Prag’taki Aziz Vitus Katedralinin de mimarı olan Peter Parler 1380 yılında başlıyor. Daha sonraki yıllarda da çeşitli eklemeler yapılıyor. Bohemya Gotik tarzının önemli bir örneği olarak kabul görülüyor.

Ekli dosyayı görüntüle 225575
Seldec Kilisesi, dünyanın en çok turist çeken kiliselerinden biri.

KUTSAL TOPRAK


Efsaneye göre Sedlec Manastırı Başrahibi Heinrich, Çek Kralı II. Otakor tarafından 1278’de kutsal topraklara, Filistin’e, elçi olarak gönderilir. Görevini tamamlayan Heinrich, Kudüs’ten ayrılırken, İsa’ın çarmıha gerildiği Golgotha’dan bir avuç toprak alır. Seldec’e dönüşte toprağı Kunta Hora’daki kilisenin mezarlığına serper. Böylece mezarlığın kutsal toprakların bir parçası olduğu inancı doğar. O yıldan sonra, mezarlık büyük bir üne kavuşur. Önce çevresindeki kasabalardan, sonra uzak kentlerden, komşu ülkelerden pek çok kişi buraya gömülmek ister. 14. yüzyılda veba salgını başladığında, mezar sayısı giderek çoğalır. Sadece bu salgında 40 bin kişi ölür. Ardından 1421’deki Husit Savaşları başlar. Husitler, kiliseyi basıp 500 keşişi öldürüp yapıyı tahrip eder. Tüm savaş kayıpları Kunta Hora’ya defnedilir. Mezarlık alanı 35 hektara çıkar.


Ekli dosyayı görüntüle 225576

TÜRK’ÜN GÖZÜNÜ OYAN KARGA


Savaşın ardından yıkık binanın onarımını Schwarzenberg Ailesi üstlenir. Hem yapıyı onarmak hem de mezar sorununa çözüm bulmak gerekmektedir. Hıristiyan geleneğinde yüzyıllardır uygulanan yönteme başvurulur. Mezarlardan çıkarılan iskeletler için bir şapel yapılır. Bu gelenek Anadolu’daki Rum kiliselerinde de uygulanıyor. Kemiklerin saklandığı salona osteofilakio adı verilir.

Ekli dosyayı görüntüle 225577

13. yüzyılda Avrupa’daki Hristiyanların gömülmek için çok rağbet ettiği bu mezarlık, gelen talebe cevap veremeyecek duruma gelmiştir. Üstüne bir de şehirdeki veba salgını nedeniyle yaşanan toplu ölümler eklenince mezarlıktaki kemikler ara ara kilisenin içine, bahçesine, şapeline yığılır. 16. yüzyılda çılgın mimar Santini tarafından kullanılmaya başlayan kemikler, kiliseye bugünkü halini vermek üzere dekore edilmiştir. Hatta kemiğe öyle fazla ihtiyaç duyulmuş ki, başka mezarların açılıp kemiklerin buraya getirildiği söylenir.

Ekli dosyayı görüntüle 225578

19’uncu yüzyılda kilisenin bir kez daha restorasyonu gündeme gelir. Bu kez oyma ustası Frantısek Rınt, çok farklı bir yöntem önerir. Schwarzenberg Ailesi’nden onay alınca, hayal gücünü kullanıp mezardan çıkardığı 40 bin iskeleti temizler, birbirinden ilginç tasarımlar oluşturur. 1870’de, Seldec Kostnice, yani Seldec’in kemik kilisesi açılır.


Kilisenin içinde, Schwarzenberg Ailesi’nin kemiklerden yapılmış bir arması bulunuyor. Armanın sağ alt kısmında bir kafatası yerleştirilmiş. Yanı başındaki karga iskeletinin gagası, kafatasının gözünün içinde. Bu figür, Schwarzenberg Ailesi’nin 1591’deki Raab Savaşı’nda Türklere karşı kazandığı zaferin simgesi. Avusturya, Eflak seferine çıkan Osmanlı ordusu, 1594’te Raab Kalesi’ni ele geçirir. Satırcı Mehmed Paşa, dört yıllık mücadele sonucu Avusturya ile barış anlaşması yapmaya çalışırken, 1598’de Raab Kalesi’ni kaybeder. Osmanlı’dan bir kalenin bile geri alınması önemli olduğundan, Schwarzenberg Ailesi kendisini kahraman ilan eder. Başarısı kargayla sembolize edilir.

Ekli dosyayı görüntüle 225579
‘Türk’ün gözünü oyan karga’

Ekli dosyayı görüntüle 225580

Kemikli kilise, merdiveninden avizesine, mihrabından kapı tokmağına kadar her türlü süslemenin, dekorasyonun, inşaat malzemesi yerine insan kemiğinin kullanıldığı bir kilise. Kemikten yapılan bu yapının ürkütücü olduğu kadar üzücü hikâyesinin dışında, görünürde estetik ve hayal sınırlarını zorlayan etkisi oldukça şaşırtıcı.

Ekli dosyayı görüntüle 225581
Tüm bu kemikler dezenfekte edilip ilaçlandığı için herhangi bir bakteri vs. barındırmıyor.

Ekli dosyayı görüntüle 225582
Bu kilise hala Schwarzenberg Ailesi’ne ait.


NOT: https://sanatkaravani.com/kutna-horada-sizlayan-bir-yapi-kemik-kilisesi/ alıntıdır.
Ustam teşekkür ederim bilgi için. İçimiz açıldı gece gece :D :D
 
 

Mal bulanındır

Moderatör
Moderatör
Katılım
27 Nis 2018
Mesajlar
10,512
Beğeni
9,790
Puanları
113
Konum
Yaşamın olduğu her yer
ustam tesekkurler. boyle saherserleri insaa eden medeniyetlerin.pesinden gidip kalintilarini ve kiymetlilerini zor tespit etmemiz..olagan sonuctur...O donemlerdeki kamu binalarini bile kalite yapanlarr.tabiki paha bicilmez eserlerini gizledikleri yerleri onkat daha titizce yapmislardirr..
 
 

_Mithra_

Operatör
Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
5 Haz 2018
Mesajlar
2,655
Beğeni
567
Puanları
113
Yaş
47
Konum
İstanbul
Ustam teşekkür ederim bilgi için. İçimiz açıldı gece gece :D :D
estağfirullah
bu gün facebookta bir define grubunda bu kiliseyle ilgili asparagas bir haber vardı o yüzden konu açayım dedim
güya haçlı seferleri sırasında öldürülen Türklerin kemiklerinden yapıldığı yazıyordu orada
evet çok şehitler verdik haçlı seferlerinde ama bu kilisedeki kemiklerin bizim şehitlerimizle ilgisi yok
 
 

szihoprenic

Editör
Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
30 Eyl 2018
Mesajlar
513
Beğeni
32
Puanları
28
Avrupaya baksan barbar olan biziz.
Adamlar dünde türk düşmanı bugunde kafa ayni kafa zihniyette gecmiste ne ise bugünde aynı
 
 

_Mithra_

Operatör
Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
5 Haz 2018
Mesajlar
2,655
Beğeni
567
Puanları
113
Yaş
47
Konum
İstanbul
Avrupaya baksan barbar olan biziz.
Adamlar dünde türk düşmanı bugunde kafa ayni kafa zihniyette gecmiste ne ise bugünde aynı
evet malesef Türkün gözünü oyan kargayı bile kutsamışlar zavallılar
düşmanlık bir yere kadar anlarım da bu ne kindir arkadaş
 
 

Gönül_Eri

Operatör
Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
24 Kas 2018
Mesajlar
2,085
Beğeni
1,433
Puanları
113
Konum
Galatia
estağfirullah
bu gün facebookta bir define grubunda bu kiliseyle ilgili asparagas bir haber vardı o yüzden konu açayım dedim
güya haçlı seferleri sırasında öldürülen Türklerin kemiklerinden yapıldığı yazıyordu orada
evet çok şehitler verdik haçlı seferlerinde ama bu kilisedeki kemiklerin bizim şehitlerimizle ilgisi yok
Katılıyorum size ustam o çok ayrı bi konu. Zamanında haçlılar filistinde büyük katliamlar yaptılar özellikle tapınak şövalyeleri denilen zorba ateist kontrolsüz gurup şuanki ilimunaticilerin ataları. Lakin burayla sizinde dediğiniz gibi ilgisi yok :) Bugün hadis metinleri dersi çalışırken Peygamberimizin hayvanlar ve bitkiler ile alakalı söylediği mübarek sözlere denk geldim orda bi hususa parantez açılmış danimarkada fokların kanadada boğazlarından kesilmek sureti ile yunusların katliamına değinmiş yazar. Hakkaten kim zalim ? Kim zorba ? İyi düşünüp irdelemek gerek. Daha nice örnekler var ama uzar gider :)
 
 

szihoprenic

Editör
Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
30 Eyl 2018
Mesajlar
513
Beğeni
32
Puanları
28
evet malesef Türkün gözünü oyan kargayı bile kutsamışlar zavallılar
düşmanlık bir yere kadar anlarım da bu ne kindir arkadaş
Ustam
Adamlar gercekten okuyorlar tarihlerini cok iyi biliyorlar bizim aksimize bu kin olayını nesilden nesile aktariyorlar ki geçmişte yasadigimiz sıkıntıları tekrar yasamayalim diye
Bizde oturdugumuz yerden gobegimizi kasiya kasiya gecmiste 3 kitaya hukmetmisiz nidalari atariz iste
 
 

_Mithra_

Operatör
Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
5 Haz 2018
Mesajlar
2,655
Beğeni
567
Puanları
113
Yaş
47
Konum
İstanbul
Katılıyorum size ustam o çok ayrı bi konu. Zamanında haçlılar filistinde büyük katliamlar yaptılar özellikle tapınak şövalyeleri denilen zorba ateist kontrolsüz gurup şuanki ilimunaticilerin ataları. Lakin burayla sizinde dediğiniz gibi ilgisi yok :) Bugün hadis metinleri dersi çalışırken Peygamberimizin hayvanlar ve bitkiler ile alakalı söylediği mübarek sözlere denk geldim orda bi hususa parantez açılmış danimarkada fokların kanadada boğazlarından kesilmek sureti ile yunusların katliamına değinmiş yazar. Hakkaten kim zalim ? Kim zorba ? İyi düşünüp irdelemek gerek. Daha nice örnekler var ama uzar gider :)
tamamen haklısın ustam
onlar sözde medenidir ama her haltı yemekten de geri durmazlar
nerede petrol nerede zengin yeraltı kaynakları var ilk onlar gider ve yerli halkı katletmekten geri kalmazlar
yeniçağla beraber coğrafi keşiflerle başladı bu katliamlar emperyalizmle durmaksızın devam ediyor maalesef
biz bir olmazsak iri olmazsak diri olmazsak bizi de sofraya koymaları an meselesi
 
 

Kamhi Leonard

PiSaGoR
Kayıtlı Kullanıcı
Katılım
15 Ağu 2018
Mesajlar
4,493
Beğeni
3,398
Puanları
113
Konum
♨️TATVAN♨️
Bunu bir kez okudum yanlız benim okuduğum kaynak çok daha çarpıcıydı
Malum normal sitelerden bakmıyoruz
Doğal olarak tüm çıplaklığıyla kaynağı sunan siteleri arayıp buluyoruz

Konuyu gelince emeğine sağlık ...
Lakin bu şahsi düşüncem vahsetlik yamyamlık
 
 

aslan81

Moderatör
Moderatör
Katılım
13 Şub 2015
Mesajlar
279
Beğeni
7
Puanları
18
Yaş
58
Türkler Nasıl ve Neden Müslüman Oldu? - Dünyalılar LİNKE TIKLAYIN GERÇEK TARİHİ OKUYUN

BENGİ TAŞLARDAKİ YAZILAR…


Yüzyıllar öncesinin Türk yöneticilerinin halklarına yaptıkları uyarıların, çağrıların bugün bile geçerliğini korumakta olduğunu görmek ürpertici ve şaşırtıcıdır. Uçsuz bucaksız Orhun vadisinde, Yenisey-Yedisu bölgesinde, yükselen dev taş yazıtlarda sonsuzluğa yazılanların geleceğin, hatta bu günlerin bir öngörüsü gibi olduğunu söylemek pek bir abartı gibi görünmedi bana:
Anca kazganmış itmiş ilimiz törümüz erti. Türk Oguz begleri, budun eşiding. Üze tengri basmasar, asra yir telinmeser, Türk budun, ilirigin törürgin kim artatı ? Türk budun ertin, ökün! Küregürig ün üçün igidmiş bilge kağanırigın ertmiş barmış edgü ilirige kentü yarigıldığ, yablak kigürtüg.
(Orhun Yazıtları, Doğu Yüzü: 22, 23)
“Bizim onca çabayla kazanılmış, düzene konmuş ülkemiz, töremiz vardı. Ey Türk Oğuz beyleri, ey ulus işitin! Yukarıda gök yıkılmadıkça, aşağıda yer yarılmadıkça, ey Türk ulusu, senin yurdunu, senin töreni kim bozabilir? Ey Türk ulusu girdiğin o yoldan vazgeç, geri dön, pişman ol! Başıbozukluğundan dolayı, özgür ve bağımsız yaşadığın yurduna, Bilge kağanına ihanet ettin, kendini alçalttın.”
Bu yazı Erdağ Duru tarafından, 6 Kasım 2014 tarihinde Türkiye.net sayfasında yayınlanmıştır.
 
 
Üst Alt