Rahmetli Ali’nin nasibi

Meltun

Editör
Katılım
4 Şub 2019
Mesajlar
518
Tepkime puanı
366
Puanları
9
Aşağıda aktardığım olay yaşanmış bir hayat hikayesidir.
Ali memleketimden kan davası nedeniyle kaçarak ayrılmıştım diyerek başladı anlatmaya.Orası senin burası benim derken yolum Trakya ya düştü.İnsanları cana yakın ve samimi olduklarından ayrılasım gelmedi. Yerleştim. Bekarım.Bir müddet sonra geçinmem için çalışmam gerektiğine karar vermiştim.Elde ki neredeyse tükenecekti.
Ne iş yaparım derken baktım ki inşaat işleri hızlı kendime bir talika” iki tekerlekli eşek arabası”,birde eşek aldım.İnşaatlara kum satarım diye düşünmüştüm. Hakikaten kısa zaman sonra bu konuda aranır oldum.Çevremdeki insanlar beni tutmuştu.Derenin de çok güzel kumu vardı.Fazla olmasa da kürekle önce bir yere toplar.Sonra talikaya yükler,sipariş verilen yere getirirdim.Bu çalışmalarımla inşaat işlerinin hızlılığı sonucu çok güzel kazancım oldu
Günler,günleri günler ayları kovaladı.Bir gün kumu bir yere toplamaya çalışıyorum ki küreği kuma daldırdım.Kaydı,Bir daha yine kaydı bir kürekle kumu alamayınca kızdım . Küreğin batmadığı yeri güzelce temizledim .15 cm. Kalınlığında 1,5 metre genişliğinde yaklaşık 2 metre uzunluğunda sert betona benzer bir zemin çıktı karşıma ,üzerinde güneş ışığında renk, renk parlayan küçük ,küçük yerler var o kadar kızmıştım ki arabayı daha gerilerde başka yerde doldurup inşaata getirdim.Boşattım.
Eve de uğrayıp varyozu arabaya koydum.Tekrar geldim. Senmisin benim kum almama engel olan o sert zemini parça ,parça ettim talikaya yükledim.Tepeleme doldurmuştu. Bu arada kırdıkça etrafa saçılan parlayan şeylerden gözüme takılanlar oldu 4 veya 5 tane toplayıp cebime koydum.Kırdıklarımı da uzak olmasına rağmen götürdüm.Mimar Sinan köprüsünden aşağı suya döktüm.Hatta yolda dökülenleri de ne hikmetse alıp tekrar arabaya koydum. Bir zaman sonra işler yavaşladı neredeyse durma noktasına geldiğinde şöyle bir gezeyim dedim ve şehir ,şehir dolaşmaya başladım.Merak ettiğim yerleri bir,bir gezdim.Gezi esnasında da canım sıkıldıkça cebime koyduğum parçaları çıkarıp tespih gibi oynamayı da alışkanlık edinmiştim. Param bittiğinde İstanbul a gelmiştim.Geri döneceğim para yok,tanıdık ta yok can sıkıntısından dolaşırken çarşıya gelmişim.Sıra sıra kuyumcular değişik vitrinler bu arada elimde oynamakta olduğum taşlar aklıma geldi.Kuyumcunun önündeyim.İçeri girdim.
Dükkan sahibi
-Buyurin kuzim ne istemişsiniz.?Diye sordu
-Şunlara bakarmısın?
-Bakalım kuzim.
Bir verdiklerime bir bana baktı

-Kuzim bunlardan sende çok vardir.
-Yok.Hepsi bu kadar.
-Vardir be kuzim vardir
-Yok dedim ya
-Kizma be kuzim bak hiç korkmayasin ne kadar vardir getireceksin bana hepsini alacağim
-Sen bunları al yeter.
-Peki kuzim işte paran.
Tezgahın üzerine saymaya başladı.Bu arada sıkı,sıkı tenbihliyordu.
-Bak kuzim sen getireceksin be alacağim,peşin para böyle unutmayasin sakin.
Tamam kuzim buyur tezgahın üzerine saydığı parayı işaret ediyordu aldım ve oradan çıktım.Kuyumcunun bana verdiği para ile memleketin 4 bir tarafında bir yıl beyler paşalar gibi saltanat sürdüm. Geri dönecek kadar kaldığında ise tekrar Trakya ya döndüm.Döktüğüm yeri biliyorum ya,ertesi gün doğru köprüye parçaları döktüğüm yere,soyundum dereye girdim.Daldım dipte aradım yok biraz öte biraz beri daldım durdum akşama kadar bir parçasına dahi ulaşamadım.Ertesi gün ayni şekilde,daha sonra yine ayni şekilde sanki ben ellerimle oraya atmadım.Bir parçasını ele geçirsem istikbalim kurtulacak yok,yok oldu gitti o kadar parça.Kendi kendime kızdım,kızdım da ne gelir elden olan olmuş büyük bir fırsatı kaçırmıştım.
Anlattıklarından anladığım kadarıyla Horasan içerisine kıymetli taşlar karıştırılarak dökülmüştü,Su içerisinde de eriyip yok olmazdı.Oradadırlar dediğimden ben günlerce uğraştım bir parçasına dahi ulaşamadım deyince,

-Peki bana yerini gösterir misin?
-Tabii gösteririm.
Ve nitekim yerini gösterdi hem de nasıl attığını tekrar, tekrar anlattı rahmetli.
Allah rahmet eylesin.
Kişinin ölümünden sonra burada yaptığım tüm araştırmalar sonuçsuz kaldı
Kaynak;Meltun
 
Son düzenleme:

Siva

Bilgili Üye
Katılım
25 Haz 2016
Mesajlar
439
Tepkime puanı
156
Puanları
7
Guzel bir hikaye gercekten ama degerli oldugunu bildigi halde neden taslari atti suya neden kuyumcuya kalan kirintilari gosterdi madem degersizdi neden suya atti ilginc
 

Meltun

Editör
Katılım
4 Şub 2019
Mesajlar
518
Tepkime puanı
366
Puanları
9
Guzel bir hikaye gercekten ama degerli oldugunu bildigi halde neden taslari atti suya neden kuyumcuya kalan kirintilari gosterdi madem degersizdi neden suya atti ilginc
Güzel kardeşim Değerli olduklarını İstanbul'da öğrenmiş.Daha önce o küçük parçaların değerli bilmiş olsa atarmıydı
 

28karayel28

Moderatör
Moderatör
Katılım
24 Ara 2017
Mesajlar
1,922
Tepkime puanı
1,271
Puanları
17
İnsanın yeri bulası geliyor.☺
 

Meltun

Editör
Katılım
4 Şub 2019
Mesajlar
518
Tepkime puanı
366
Puanları
9
İnsanın yeri bulası geliyor.☺
Araştırmalarım da karşıma çıkan durum şu oldu parçaları attığı derenin altında bir yeraltı nehri var bunlar derede var olan anaforla birbirine bağlı atılan yerde bu anaforun hemen hemen üzeri şahsın kendisinin ve benim yaptığım araştırmaların sonuçsuz kalmasına neden çekim kuvvetiyle parçalar yer altı nehrine gitmiş olma ihtimali
 

Meltun

Editör
Katılım
4 Şub 2019
Mesajlar
518
Tepkime puanı
366
Puanları
9
Yaşanmış bir hayat hikayesidir
 

BulursamKader25

Yaptigim Yorumlar; Resmi Kazilar İcin Gecerlidir.
Katılım
27 Ocak 2016
Mesajlar
10,293
Tepkime puanı
11,121
Puanları
23
Yaş
53
Allah cc herkese rızkını verir.
Ne fazlası ne eksiği..
 
Üst