Sayfa 1/2 12 Son
  1. #1
    GERMO - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Editör
    Durumu
    Çevrimiçi

    Mesajlar
    1.420
    Tecrübe Puanı
    19
    Rep Derecesi: **

    Beyin enerjisini kullanma

    Beyin enerjimizi nasıl kullanabiliriz

    Beyindeki her faaliyet, bellli bir enerji üretir. Duygularımızın yönlendirmesi ile oluşan düşünce de beyinde enerji yükünün oluşmasına yol açar. Bu biriken enerjiyi, yönlendirme ile kullanabiliriz.

    Einstein'ın rölativite teorisine göre, quantlar denen titreşimler, o maddenin cinsine göre titreşimler topluluğu olarak canlanma bulur. Her oluşum, atomun en küçük parçacığı olarak bilinen quant taneciklerinin belli oranda yoğunlaşmasıdır (düşünce, duygu, ışık, madde, herşey). Titreşim ve titreşimler topluluğu, kendisinden zayıf titreşime sahip maddeyi kendi etkisine düşürdüğü gibi; kendisinden güçlü titreşimlerin de tesirine girebilir. Bütün herşey için geçerli olan bu doğa yasasına göre; ruhsal yapısı olmayan iki madde titreşim yoğunluklarının gücü ölçüsünden birbirini etkiledikleri halde, hem maddî, hem de ruhsal bir yapıya sahip olan insan, bir cismi veya diğer bir insanı etkileyemez mi? Öz indiksiyon akımında; bir telden bir akım geçerse, o telin etrafında bir manyetik alan oluşur. Bu manyetik alanda bir iletken tel bulundurursak, mevcut manyetik alandan dolayı o telden de bir akım geçmeye başlar. İndiksiyon akımı oluşturur. Diğer telde ters yönde bir elektrik akımı oluşur. Transformatör de bu mantıkla çalışır. Bazı kişiler, güçlü ruhsal gelişimleri kapasitesince beyinlerinde önemli bölgeleri devreye sokmuştur (Bazılarında, doğuştan devrededir). Bu kişiler, güçlü verici ve alıcı dalgalar yayar. Karşısındaki kişinin beynine ek kapasite yükleme yapar. Onun güçlü enerjisi, yaydığı dalgaların etkisi iledir. Düşünce de bir enerjidir. Yoğunluğuna göre Hertz dalgalarından daha fazla olarak dalgalar evrene yayılır. Bu yayılan dalgalar, çevremizde ışınım yapan titreşimler yaratır. Bu titreşimler, irademiz dışında, bu düşüncenin konusuna eğilim gösteren diğer düşünce titreşimlerine çarpar. Güçlü iradeve arzu ile yönlendirilen düşünce titreşimleri, istenen mesafe ve mekana ulaştırılır (Uzaktan enerji gönderme). Kendisine düşünce formları gönderilen kişinin aurasında dalgalanır. Telepati, sevgi veya olumsuz duyguların karşıya iletilmesi bu formülle olur. Düşünce formları fiilen kapsadıkları enerjiye doğrudan etki eder. Düşünce ile oluşan beyinsel hareket, organizma hududunu aşar, aurayı titreştirir. Bu titreşimi uzağa iletir, sonra onları almaya uygun beyinlerle irtibata geçirir. Şifalandırmada da benzer yöntem uygulanır. Düşük veya uygun olmayan bir titreşimi, daha süptil güçlü bir frekansla rezone etmektir (Sağaltma, enerji yükleme, şifa ayeti okuma, kanal olma, öpme sırasındaki enerji geçişlerini böyle izah edebiliriz). Bozuk titreşen bir hücre bile, organizmada duygu ve düşüncelerde olumsuz etki yapar. Olumlu veya olumsuz bir duygunun düşüncelerimize, fizyolojimize etkilerini artık biliyoruz (Moral). Beyin programlanmasında nöronların birbirleriyle etkileşime geçerek değişim ve dönüşümleri, şuuru oluşturur. Zikirde aynı kelimenin tekrarı ile hücre grubunu açar, devreye sokar, mananın zuhuru, idrakle kavranımı ile orayı mana istikametinde programlarız. Bilinçlenir ve tekamül ederiz. Bizdeki mevcut o vasıf ortaya çıkar. Keramet veya istidraç, beynin farklı yönlerinin devreye girerek farklı enerjileri devreye sokmaktır. İnsan vücudunda hücre, organ, kas, kemik vesaire, belli frekanslarda titreşir. Bu frekansın değişmesi, o bölgede sorunun olduğunu belirtir ve hastalığı işaret eder. Eğer vücudumuzun bir hücresi bile yanlış frekansta ise bu durum aurayı etkiler. Uygun bir frekans uygulaması ile (renk, taş, enerji terapisi, zikir) bu titreşimi rezone edip dengeyi kurabiliriz. Beden, uygun şartlar altında her zaman orijinal yapısını kazanma eğilimine sahiptir. Kıskançlık, öfke, nefret, korku, evham gibi hisler kalıcı huy haline dönüştüğünde, ciddi organik değişiklikler yaratabiliyor. Olumsuz duygu ve düşünceleri değiştirdiğimiz zaman, fiziksel olarak da değişime uğruyoruz. Doktor Carles Philmore, "İnsan bedeninin ihtiyacı olan bütün ilaçlar zihinsel olarak üretilmektedir, zihindeki yenilenmeler, vücuttaki hücrelerin de yenilenmesine sebep olur." der. Düşüncelerin şekline göre vücudumuzu bozabilir veya yeniden yaratabiliriz. Yaşamımız da bu döngünün içindedir. Ruhumuz sürekli özüne, aslına dönmek, bütünleşmek adına gelişmek ister. Gelişmesi için deneyim yaşaması lazımdır. Bilgi, olayı değerlendirmeye alabilmek için gerekli olan altyapının bölümüdür. Gelişme, tekamül için bilginin deneyimlenmesi, uygulanması lazımdır. Ruh, sürekli ihtiyacı olan için düşünce, şekil üretir. Bu hayallerle evrene talep vermektedir. Ona ihtiyacını bildirmektir. Ve evren, bu titreşimlere uygun enerjilerle yeni oluşumları, kişinin yaşamına verecektir.

    NE DÜŞÜNÜRSEK, OYUZ...


    Alıntıdır

    Konu GERMO tarafından (06.05.19 Saat 18:58 ) değiştirilmiştir.

  2. #2
    GERMO - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Editör
    Durumu
    Çevrimiçi

    Mesajlar
    1.420
    Tecrübe Puanı
    19
    Rep Derecesi: **
    Enerji Çalışmaları
    Enerji çalışmaları ikiye ayrılır:

    1) İçsel Çalışmalar: Duygu, düşünce ve davranışları kontrol altına alıp olumlu titreşimleri olması gereken düzeye hatta daha saf titreşim haline getirmek (Bilinç seviyesini yükseltmek).

    2) Dış Çalışmalar: Evrenden yardım alarak bizim bozuk titreşimlerimizle çekemediğimiz enerjiyi bilinçli yönlendirmelerle rezone olabilmek. Sorunlu bölgeye yönlendirilen enerji o bölgedeki titreşimleri olması gereken düzeye getirir. Bunun için;

    İbadetler
    Müzik (ses)
    Beslenme
    Teknik Çalışmalar (Nefes Çalışmaları, Reiki, Meditasyon, Yoga, Bioenerji Terapileri)
    Renklerle Terapi (Kromoterapi)
    Doğa Terapileri
    Renk Terapisi:
    Dünyadaki bütün elementler güneşte bulunmaktadır. Güneş ışınları bize tüm kimyasal bileşikleri oluşturan her bir elementin enerjisini getirir. Beyaz ışık güneşteki elementlerin ve kimyevi maddelerin enerjisini taşır. Dünyadaki hiçbirşeyde renk yoktur. Canlı - cansız her madde quant taneciklerinin belli frekansta yoğunlaşmasıdır (duygu ve düşünceler de öyledir). Işık, maddelere çarpınca, maddenin ememeyip de dışarı kırarak yansıttığını renk olarak algılarız. Frekans yoğunluğuna göre her maddenin rengi farklıdır. Şakraların, auraların rengini de bu düzen tesbit eder. Bir ağaca ışık vurduğunda gövdeyi kahverengi, yaprağı yeşil, meyveyi kırmızı gösteren, her birimin ayrı frekansta oluşudur. Işık olmayınca, herşey renksizdir.

    Şakralar, iç salgı bezlerinin üstündedir. Işık, çalışması için gerekli enerjiyi, uygun vibrasyonla şakralara yükler. Bu da bizdeki vücut kimyasını etkiler. İç salgı bezleri düzgün çalışınca, düzgün salgılanan hormonlar kana karışır, sağlıklı oluruz. Bu; duygudan düşünceye, oradan eylemlerle evrene açılan ve bize biz ne isek, ne durumda isek, nerede olmak istiyorsak oraya dönüşüm yapan bir döngüdür. Takdir, düzenin şekline göre evrene verilendir. Evrensel yasalardır. Kısmetimiz, bizim hakettiğimizdir. Tekamülümüz, bize bilgiyi doğru kullanmayı, doğru kullanılan bilgi de, yaşamı başarmayı getirir. Evrede mevcut enerji hazırdır. Ne kadarını, hangisini çekeceğimiz bize bağlıdır. Onu ayarlayan bizleriz.
    Konu GERMO tarafından (06.05.19 Saat 18:57 ) değiştirilmiştir.

  3. #3
    GERMO - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Editör
    Durumu
    Çevrimiçi

    Mesajlar
    1.420
    Tecrübe Puanı
    19
    Rep Derecesi: **
    Aura Renkleri:
    Kaliteli gelişmiş bir kişiliğimiz varsa, renklerimiz parlak, canlı ve üst düzey saf yüksek frekanslı enerjileri çekebilen renklerdendir. Şakralarla fiziksel bedenei o tür enerjileri iletir. Düşük frekanslarda (negatif yüklü) renkler bozuktur. O türlü enerjileri çeker. Sistemleri (duygusal, fiziksel, zihinsel) o titreşimlerle sorunlu çalışır. Ruhsal, fiziksel ve zihinsel sorunlar oluşur. Gökyüzü pırıl pırıl, doğanın renkleri canlı iken nasıl içimiz açılıyor, kapalı - bulutlu iken kasvet çöküyorsa, aurası berrak, canlı (pozitif yüklü) olanların karşısında hep mutlu ve olumlu oluruz. Ne biz ona olumsuz enerji yükleyebiliriz, ne de o bizden veya evrenden olumsuz enerji çeker. İki sistemimiz vardır; İstem Dışı Sistem: Kalp atışı, solunum, otomatik fonksiyonlar.
    İstemli Sistem: Merkezi beyin, omuriliktir. Düşünür, hisseder, eylemde bulunuruz.


    İlk yaradılan, öz varlığımızdır. İstemli sistemin bilinçli kontrolü ve sağlıklı titreşim yayması, istemdışı sistemin ve fiziksel organizmanın faalietlerini sağlıklı kılar. Sağlığımızın bozulmasının en önemli sebeplerinden biri, yanlış duyguların yönlendirdiği yanlış düşünceden kaynaklanır. Düşünce, tasavvur edip ona gönderdiklerimizin gerçekleşmesini, oluşum haline gelmesini sağlayan şuuraltına etki eder. İyileşme, herşeyde olduğu gibi zihinde, beyinde değişiklikle başlar. Bireysel şuur, evrensel şuurun bir parçasıdır. Yönlendirilmesi ile evrensel şuur tetiklenir (yeni oluşum için). Bunun için zihni ve şuuraltını çok iyi kullanabilmeli, imgelemeyi çok ustalıkla yapabilmeliyiz. Bunun için imgeyi uzun süre tutup, niteliğini (canlılığını, parlaklığını) koruyabilmeliyiz. Daha sonra bu imgeyi uygun yere yönlendirmeliyiz. Bunu alışkanlık haline getirmeliyiz. Enerji sistemimizdeki sorunlu şakrayı bularak (soruna göre şakranın az çok dengesiz oluşu, sistem sorununa göre hangi şakranın sorumlu olduğu, organlara göre hangi şakranın sorumlu olduğunu bularak) niteliğini bilerek egzersizleri öncelikle uygun elementine uygun şartlarda yapmamız gerekir. Nefes teknikleriyle renkleri yükleyebileceğimiz gibi (yani o titreşimdeki enerjileri), bunu doğal materyaller (yiyecekler, taşlar, kristaller, giysiler) ile takviye edebiliriz.

  4. #4
    GERMO - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Editör
    Durumu
    Çevrimiçi

    Mesajlar
    1.420
    Tecrübe Puanı
    19
    Rep Derecesi: **
    Nefes tekniklerinde şakranın rengine uygun renk yüklemesi yapacaksak, o rengi imgeleyerek nefesi burundan alıp burundan vermeliyiz (bu az çalışan şakra için geçerlidir). Tamamlayıcı, dengeleyici renk kullanacaksak, bu karma bir renkse, nefesi burundan alıp ağızdan vermeliyiz (bu da fazla çalışan bir şakra için geçerlidir). Aldığımız hava enerjiye dönüşür, bütün vücuda enerji pompalar. Birinci şakradan başlayıp tüm şakraları güçlendirin. İlk üç şakranın; yeryüzünden, aşağıdan alındığı imgelenir. Şakraların dönüşü, erkeklerde birinci şakra soldan sağa, ikinci şakra sağdan sola olmak üzere sırayla devam eder. Kadınlarda tam tersidir. İmgelerken, bu dönüşü tasavvur edin. Her şakranın çalışması lokal olduğu kadar diğerleri ile de bağımlıdır. Dengede ve ortak çalışmaları, bu koordinen kurulması lazımdır. Dördüncü şakra yatay ve dikey düşünülür. Beş, altı ve yedinci şakralar için yukarıdan, gökyüzünden o ışığın alındığı tasavvur edilmelidir.


    Birinci Şakra: Yaşam isteği, yaşam çabası, yaratıcılık ve üreticiliği temsil eder. Ana Renk: Kırmızı, Tamamlayıcı Renk: Mavi.
    Ayaklara, bacaklara hitap eder ve topraklanmaya yardımcıdır. İkinci Şakraindirim, bağırsaklar, özümseme, sezgi ve alt bilinç duygu seviyesini temsil eder. Ana Renk: Turuncu Tamalayıcı Renk: Turkuaz.


    Üçüncü Şakra: Böbrekler, pankreas, karaciğer. Ana Renk: Sarı Tamamlayıcı Renk: Mor. Dördüncü Şakra: Kan ve dolaşım sistemi, kollar, sinir sistemi. Ana Renk: Yeşil Tamamlayıcı Renk: Eflatun. Beşinci Şakra: Boğaz, tiroid, paratiroid, metabolizma, hormonlar. Ana Renk: Mavi Tamamlayıcı Renk: Kırmızı. Altıncı Şakra: İç salgı sisteminin dengesi, beyin, göz, burun, kulak. Ana Renk: Mor Tamamlayıcı Renk: Sarı. Yedinci Şakra: Sağlıkla değil, bilinçle ilgilidir. Mikrokozmos olan insanın, makrokozmos olan evrenle, yaradanla bağlantısını kurduğu yerdir. Ana Renk: Beyaz Işık...


    Alıntıdır

  5. #5
    Mal bulanındır - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Operatör
    Durumu
    Çevrimiçi

    Mesajlar
    7.230
    Tecrübe Puanı
    117
    Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: **
    Butunlemeye kalmış tembel öğrenciye ceza vermiş gibi buney yaaa..abi dayamissin ağır konuyu..bizi bozar bu..az şöyle akarsu orman çimenlik maçik kuzu koyun keçi resmi koy....aha ben çayı koydum..

    Beyin enerjisini kullanma-20190423_111823jpg
    feltom, GERMO, mayhem, R00T, rengo1, Tastan Bunu beğendi

  6. #6
    Tastan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Uzman
    Durumu
    Çevrimiçi

    Mesajlar
    934
    Tecrübe Puanı
    15
    Rep Derecesi: **
    Ellerine saglık usta nacizane okuyup anlamaya calıştım biraz karışsada benim hatlar toparladım sonunda @Mal bulanındır ustamın cay senfonisi yetti algılama antenlerini acmaya 😊
    GERMO, Mal bulanındır, R00T Bunu beğendi

  7. #7
    R00T - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Profesyonel
    Durumu
    Çevrimdışı

    Mesajlar
    1.890
    Tecrübe Puanı
    35
    Rep Derecesi: Rep Derecesi: **
    @Mal bulanındır ustam o çay olmasa ben yazmayacaktım.Hani bu efkar saatinde çayın da olmasa biz bitmişiz. Deli ustam nerde buyursun çaya.
    GERMO, Mal bulanındır Bunu beğendi

  8. #8
    GERMO - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Editör
    Durumu
    Çevrimiçi

    Mesajlar
    1.420
    Tecrübe Puanı
    19
    Rep Derecesi: **
    @R00T ustam bu can ciğer kardeşimiz @Mal bulanındır ustami ancak böyle yola getirelim, yoksa çay ismarlayacagi yok, @mayhem ustada bugünlerde yok, kala kaldık sana kardeşim, bilki insanca sohbetlerin son noktası dostla içilen çaydır, Allah cc razı olsun sizlerden size iyisiniz demiyorum, iyi dediklerim bozuluyor, en iyisi ya böyle gorundugunuz gibi kalin, yada boyle oldugunuz gibi olun.
    Alıntı R00T Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    @Mal bulanındır ustam o çay olmasa ben yazmayacaktım.Hani bu efkar saatinde çayın da olmasa biz bitmişiz. Deli ustam nerde buyursun çaya.

  9. #9
    R00T - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Profesyonel
    Durumu
    Çevrimdışı

    Mesajlar
    1.890
    Tecrübe Puanı
    35
    Rep Derecesi: Rep Derecesi: **
    Eyvallah daim var olasın @GERMO ustam .Abimizsin adamın hasısın şükür @mayhem ustam bugunlerde sessiz.
    GERMO, mayhem Bunu beğendi

  10. #10
    Mal bulanındır - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Operatör
    Durumu
    Çevrimiçi

    Mesajlar
    7.230
    Tecrübe Puanı
    117
    Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: **
    @GERMO ustam su konu içinde cevaben attığım linklerdeki konularla.koca semaver Çay içilir buraların zabaa geç olur dedirtir.

    Definenin ışıması olayı, defineyi göz ile görme olayı... | Define Sohbeti - Define İşaretleri Çözümü
    feltom, GERMO, R00T Bunu beğendi

  11. #11
    Kamhi Leonard - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Operatör
    Durumu
    Çevrimiçi

    Mesajlar
    2.694
    Tecrübe Puanı
    223
    Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: **
    Emeğine sağlık @GERMO
    Sıkıntılı yine de teşekkürler

  12. #12
    GERMO - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Editör
    Durumu
    Çevrimiçi

    Mesajlar
    1.420
    Tecrübe Puanı
    19
    Rep Derecesi: **
    Bizde birdirbir oynarız, köşe kapmaca oynarız, vakit dediğin nedirki, akşamla sabah arası, muhabbet basladimi çaya şekeri atmakla karıştırma arası bir süre, doldur gardaş doldur, adamı adam yapan davsan kanı olsun, dikkat et tilki çakal kanı bulaşmasın demlige.
    Alıntı Mal bulanındır Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    @GERMO ustam su konu içinde cevaben attığım linklerdeki konularla.koca semaver Çay içilir buraların zabaa geç olur dedirtir.

    Definenin ışıması olayı, defineyi göz ile görme olayı... | Define Sohbeti - Define İşaretleri Çözümü
    feltom, Mal bulanındır Bunu beğendi

  13. #13
    Metalicvoice - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Uzman
    Durumu
    Çevrimiçi

    Mesajlar
    924
    Tecrübe Puanı
    32
    Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: **
    Başkası yazmamış biz yazalım.

    Konuya en güzel örneklerden biri de tasavvufta rabıta tekniğidir. Bunun ile kalpten gaflet atılıp feyz çekilir... Bu duygu mürşidini sevmedeki yoğunluğa göre değişir.

    Basit bir örnek: insan limonun tadını çok iyi bildiğinden. Elinde ağzında limon yokken limondan bahsetse yine de ağzı sulanır. Yani limona rabıta yapmış oldu. Vücudunda fizyolojik değişiklik oldu. Oysa ortada limon falan yoktu... Bunun gibi...

    Bu platformda da çoğu insan anlasada anlamasa da gümüye- hazineye hala rabıta yapmaktadır...
    feltom, GERMO, Mal bulanındır Bunu beğendi

  14. #14
    GERMO - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Editör
    Durumu
    Çevrimiçi

    Mesajlar
    1.420
    Tecrübe Puanı
    19
    Rep Derecesi: **
    @Kamhi Leonard ustam eyvallah Sağol ustam abim varolasin
    Alıntı Kamhi Leonard Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Emeğine sağlık @GERMO
    Sıkıntılı yine de teşekkürler
    feltom Bunu beğendi

  15. #15
    toyalp - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Super Moderator
    Durumu
    Çevrimdışı

    Mesajlar
    2.515
    Tecrübe Puanı
    58
    Rep Derecesi: Rep Derecesi: Rep Derecesi: **
    İşin özü aslında Allah'u Alem'in bize verdiği nimetleri ne amaçla kullandığımızdan geçer. Mesela benim bir kuzenim var zikirle namazla niyazla çok iç içedir ve seninle konuşurken ya da telefonda sesini duyduğu kişinin vücut rahatsızlıklarını tek tek sayma yetisi vardır. Bu konular biraz karışık konulardır. Einstain falan hikaye kardeşim. Dinimizde ve yüce kitabımızda her şey müslümanlara verilmiş durumda ama biz ısrarla öğrenmemek için elimizden geleni yapıyoruz. Bu arada rabıta denilince aklıma daima iletişim gelir. En sağlam ve en hakiki iletişim kalp ile olandır. Kalp ile ilgili hadis ve ayetleri biraz araştırmanızı tavsiye ederim. Allah karuna hazine bilgilerini vermeseydi kalbine bunu işlemeseydi asla zengin olamazdı. Hz. Süleyman'ın kalbini temizlemeseydi belki o da şaşardı. Bundan dolayı niyet önemlidir. Bundan dolayı bütün ibadetlerin başında niyet ederiz. Kalbimizi niyetimize göre temiz tutarsak her türlü iletişimi kurma yeteneği doğar. Ama biz kalbimizi körleştirip farklı amaçlar için kullanırsak el yapar biz bakarız. Bu konu çok derindir. Aslında konuşup aydınlatmak gerekli ama yazarken çoğu gelen ilham daha klavyeye dokunmadan unutuluyor. Bu kadarı ancak yazabildim. Vesselam

    (49/HUCURÂT-10: Şüphesiz müminler birbiri ile kardeştirler; öyle ise dargın olan kardeşlerinizin arasını düzeltin; Allah'tan sakının ki size acısın.)

Sayfa 1/2 12 Son

Konu Bilgileri

Users Browsing this Thread

Şu an 1 kullanıcı var. (0 üye ve 1 konuk)

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  

Giriş