- Katılım
- 11 Şub 2018
- Mesajlar
- 2,167
- Tepkime puanı
- 2,000
- Puanları
- 23
Malum ki, yıllardır uluslararası Arenada lobi faaliyetleri ile üzerimize gelinen bir konudur.
iş bu konu tartışılırken, özenle ricamdır ki;
hakaret ve küçümsemeden uzak durulsun.
Konu zıvanadan çıkarsa, yetkili kardeşlerimden ricamdır;
konu kapatılsın ve hakarete başvuranlara gerekli ceza uygulansın..
Unutulmasın ki; Savaşların yek kazananı, SİLAH TÜCCARLARI’dır.
Gelelim konunun özüne...
söz konusu döneme ilişkin yaptığım tarihi kayıtlar ve canlı şahitlerin bileşiminden ortaya çıkardığım sonuç şöyledir;
hınçak ve Taşnak cemiyetinin, Fransa ve İngiltere desteği ile silahlandırılıp ayrılıkçı ve şiddet odaklı faaliyetleri sonucu Ruslarında sahaya aktif
Olarak girmesi ile vurkaç şeklindeki katliamları toplu katliama dönüşmüştür.
müslüman Kürt ve Türk halk; Rusların işgali ile evlerinde mahsur iken bu vahşi örgüt sokakta gördüklerini dahi ellerindeki baltalar ile katletmişlerdir.
Ruslara yol gösteren, elleri ile kurmuş gibi şehrin püf noktalarını öğreten de yine bu vahşi örgüttür.
bir çok Osmanlı siperlerinde askerlerin sırtlarından vurulup şehit edildikleri kayıtlarda mevcuttur.
ihanet içeriden olunca; ne kapı kilit tutar ne de düzen velhasıl..
devam edelim; bu gözü kana bürünmüş örgüt, Ruslar çekilinceye kadar müslümanları katledip şehit etmeye devam ettiler.
Hala o dönemden kalma toplu şehit mezarları yeni yeni çıkarılıyor
Hep bir huzur var idi orda oyun oynamayı sever idim bir namazlık taşı vardı. bahçede kıyısında onun yanında şehit edip gömmüş şerefsizler.
Derken devran dönüp Rusların geri çekilmesi ile bunlar tutuşmaya başladı.
bir evin girişinde kaçtıkları bu gece merdivenin girişine bırakılmış 200 reşatı tespit için gitmiştim ve hikaye aynen şöyle idi;
sabahına toplanıp gidecektik. Ne olur ne olmaz diye bir diz kazıp bıraktık Geceden ferman gelince alamadan apar topar çıktık. Bunu ev sahibi başka birinden yıllarca uğraşıp öğreniyor. Ev daha sonra yıkılıp yeniden yapılınca bulamıyor tabi. Orda tespitten sonra ihanete uğradık ama neyse konuya dönelim.
İşte tam bu Rusların döndüğü zaman ne var ise bıraktılar..
hınçak Taşnakta dağa ve mağaralara çekildi.
sonra müslümanlar toparlanıp cenazelerini defin ile uğraştılar.
sonra bir garip şekilde islamla uzaktan yakından alakası olmayan bir fetva çıkarıldı;
“7 Ermeni öldüren Cennete girecektir.”
Müslüman halkın acısı ile bu fetva birleşince merhamet unutuldu. İslam unutuldu!
savaş kuralları unutuldu!!!
bizimkiler de onlara benzemeye başladı.
acımadılar onlar gibi
Hele bazıları çocuk kadın demeden boğazladılar!
bunları bizzat 10 yıl önce 115 yaşında olan bir yaşlımızdan duydum.
Burada detaya girmek istemiyorum ama dinleyince epey kötü olmuştum.
mukayese etmeye başlayınca bizimkilerin de çoğu onlar gibi davranmıştı!
onlarda ayırt etmedi çocuğu kadını bizimkiler de acısını dindiremedi, nefsine uydu.
Hz Ali’nin savaşta mübarek yüzüne tüküren müşrik’i Öldürmeyip; seni şu an öldürsem Nefsimden Öldürmüş olurdum dediği anlayıştan bahsediyorum.
yavaş yavaş sonlandırır isek;
bir soykırım yaşanmamış fakat karşılıklı bir katliamlaşma yaşanmıştır.
kahve ağzı ile; bizimkiler daha fazla öldürmüştür diyecek halim yok amma;
kıyasa vurulunca evet; yaptıklarına karşın misli ile karşılık verilmiştir.
Bu her bölgede böyle aksettirilmemiştir;
Misalen inceleme yaptığım şeylerin olduğu bir köyde pir; 2 ay bunlara müddet vermiş ve ahaliye kimse bunların kılına dokunmayacak demiştir. Bunlar 1 ay içinde saklayacaklarını şaklamış ve gitmiştir.
bir yandan bak merhametli imiş dedim ama tespitlerimde metrelerce tünel ve derinlikte zorluğu görünce keşke o kadar müsaade etmeyeymiş diyor insan tabi
Velhasıl Soykırım olayı tamamen kurmaca olup buradaki topraklarından hak iddia etmek amaçlı büyük bir oyunun parçasıdır.
sanmayın ki amaçları bir avuç topraktır, toprağın altında kalan atalarının mezarı ve gömdükleri mallarıdır ve bu mallar dudak uçuklatacak derecede hala fazladır hala çokçadır. Gidenler kalanların çeyreği bile değildir!!!
YASAL UYARI VE BİLGİLENDİRME
Türkiye Cumhuriyeti mevzuatı kapsamında define arama faaliyetleri; 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, Define Arama Yönetmeliği ve ilgili diğer mevzuat hükümlerine tabidir.
Define araması yapılabilmesi için ilgili mevzuatta öngörülen şartların yerine getirilmesi ve yetkili makamlardan gerekli izin ve ruhsatların alınması zorunludur. İzinsiz define araştırması ile kültür varlığı bulmak amacıyla gerçekleştirilen izinsiz kazı veya sondaj faaliyetleri kanunen suç teşkil edebilir ve cezai yaptırımlara tabidir.
Sit alanları, korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu alanlar, mezarlıklar ve mevzuatla koruma altına alınmış diğer bölgelerde gerçekleştirilecek faaliyetlerde ilgili kanun, yönetmelik ve yetkili kamu kurumlarının kararlarına kesinlikle uyulmalıdır.
Bu internet sitesi; izinsiz define aramayı, kaçak kazıyı, tarihi veya kültürel varlıklara zarar verilmesini, kültür varlıklarının izinsiz olarak aranmasını, çıkarılmasını, taşınmasını veya ticaretini teşvik etmez, özendirmez ve bu tür faaliyetlere yönlendirme amacı taşımaz.
Site içerisinde kullanıcılar, üyeler veya üçüncü kişiler tarafından paylaşılan yorum, görüş, fotoğraf, video, arazi yorumu, işaret değerlendirmesi, yöntem, tavsiye ve benzeri içerikler paylaşımı yapan kişinin kendi görüş ve sorumluluğundadır. Bu tür içerikler site yönetiminin görüşü, önerisi, onayı veya herhangi bir faaliyete yönelik teşviki olarak değerlendirilemez.
Kullanıcılar, gerçekleştirecekleri her türlü araştırma ve arazi faaliyetinden önce yürürlükteki mevzuatı kontrol etmek, gerekli izinleri almak ve ilgili kamu kurumlarının talimatlarına uygun hareket etmekle yükümlüdür.