romAntik
Aktif Üye
- Katılım
- 29 Ağu 2015
- Mesajlar
- 159
- Tepkime puanı
- 11
- Puanları
- 0
Yurdumuz akarsu yönünden ve altın madenleri yönünden zengin bir coğrafyaya sahiptir. Bu bölgeler şöyle özetlenebilir:
Bolkar dağları,Yeşelli mağarası civarı,Erzurum Narman –Karadağ civarı,Manisa Salihli,Hatay-Kızıldağındaki altın Akillı Çay, Asi nehrine karışır.Kırklareli-İğneada kumsalları Çanakkale maden dağı,Kartal dağı,Serçeler,Terziler bölgeleri,Bilecik Söğüt arası Rize-Çayeli ,Ergani Artvin,Yusufeli,Esendere,Kastamonu –Küre,Bakibaba,Aşıköy, İzmir,Karşıyaka,İzmir-Arapdağ,Antakya-Kisecik,Kars-Kagızman,Çanakkele-Yenice, Bayındır,Ödemiş,Kula,Alaşehir,Salihli,Antalya Boğaçayı,Bergama,Çanakkele Asytra maden bölgesi,Çanakkale Şahinli bölgesi, Bilecik Korudanlık maden bölgesi, Balıkesir Beyköy maden bölgesi,Manisa Sart maden bölgesi,Balıkesir Havran Küçükdere civarı,Artvin Ardanuç,Artvin cerattepe,Eskişehir sivrihisar,kaymaz.İzmir efemçukuru,Uşak,eşme,Kışladağ,Gümüşhane-Mastra ,Çanakkel ayvacık.............
Saymakla bitmez aslında ülkemiz altın madeni ve diğer madenler yönünden oldukça zengindir. Bu sayı yaklaşık Beşbin tondur. Evet yanlış duymadınız 5.000 tondur. Muhtemelen bu rakamda küçültülerek bizlere verilen rakamlardır. Muhtemelen gerçek rakam bu sayının belkide kat ve kat fazlasıdır. Uydulardan yapılan maden araştırmalarına göre Ülkemizde 580 noktada altın maden yatakları tespit edilmiştir.
Binlerce yıldır işletilen Anadolu madenleri 1920 li yıllardan sonra yavaş yavaş kapanmış ve kapılarına kilit vurulmuştur. Dünya definecileri sadece gömü araştırmakla kalmazlar. Yer altında bulunan bu altın madenlerinin yer yeryüzüne döktüğü zenginlikleride araştırırlar. Fakat biz ülkemizde ne yapıyoruz. Beşbin ton altın dururken sikke peşinde koşuyoruz. Ülkemizde bu işe hevesli kimselerin madenler konusunda da kendilerini geliştirmeleri gerekmektedir. Dedektörle bir araziyi araştırırken belki de yanında bulunan bir dere yatağında bir kiloluk altın bir külçe kaya yatmaktadır. İşte bu gibi durumlara düşmemek için arayıcıların çok yönlü arama yapmaları kaçınılmaz olmaktadır.
Yüzeyde altın çok nadir olarak bulunur. Büyük çoğunluğu yer altında bulunmaktadır. Bu sebeple çok derin maden tünelleri kazılmaktadır.
Ancak akarsular bu zahmetten bizleri kurtarmışlardır. Birçok akarsu yeraltında bulunan altın madenlerinden geçerlerken sürükledikleri parçaları yeryüzüne dökmüşlerdir. Genelde dere yataklarında altın bulunmakla birlikte bunların da ince yönleri bulunmaktadır.
Altın ağır bir madendir. Büyük parçaların yüzeye çıkması nadir olmakla birlikte büyük bir güç ile çıkabilmektedirler. Ancak fazla şiddetli olmayan sular tarafından fazla sürüklenemezler bu sebeple akarsu kaynaklarının başlangıç noktalarında takılıp kalırlar. Büyük parçalar genelde akarsu başlangıç noktalarında bulunmaktadırlar. Altın bulunduğu ortamdan yaklaşık 5,5- 6 kat daha ağırdır. Bu yüzden de akarsu tarafından taşınırken belirli noktalarda dibe batmakta ve orada birikir altın rezervlerini oluşturmaktadır.
Akarsularda altın arama yapılacağı zaman dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır.
1-Arama yapacağınız akarsu yatağı kurumuş ve belki binlerce belki milyonlarca yıl önce kurumuş bir yer olsun. Yani taze bir yatak olmasın. Bunun nedeni de binlerce yıl boyunca taşınan altın ile yeni taşınmaya altın arasında büyük bir fark vardır.
2-Akarsu yataklarında suyun aşındırdığı ana kaya bulunmalıdır. Ana kayadan kasıt suyun aşındırması sonucu taşınan malzemelerin altında kalan kaya kütleleridir. Ancak bu tortul kaya kütlesi olarak anlaşılmamalıdır. Bu konu karıştırılmaktadır. Tortul tabaka sonradan taşınarak ana kaya üzerinde birikim yapmış çöküntü malzemelerden oluşur. Bizim aradığımız böyle karman çorman bir tabaka değil, suyun taşıyamadığı ana kaya tabakası.
3-Su yoluyla taşınan altın akarsu içinde bulunan anakaya üzerindeki çatlaklara dolarlar. Ancak bu çatlaklarda suyun akışına teğet olmalıdır. Suyun akış yönünde bulunan çatlakların altın tutması beklenemez.
4-Suyun akış yönüne teğet bulunan çatlakların alt tarafları kese şeklinde oyuk olabiliyorlar ve altın zerrelerin birleşmesi sonucu altın yumruları meydana çıkıyorlar. Böyle çatlaklar bir keski yardımıyla kırıldığı zaman bu yumrulara kolayca erişilebilir.
5-Kuru akarsu yataklarının dönemeç kısımlarında viraj bölümlerinde altın parçacıkları bulunabiliyor. Bunun özelliğide altının bu virajlara takılıp kalmasından ibarettir.
Ekli dosyayı görüntüle 96006
Ekli dosyayı görüntüle 96007
Ekli dosyayı görüntüle 96008
Ekli dosyayı görüntüle 96009
Ekli dosyayı görüntüle 96010
YASAL UYARI VE BİLGİLENDİRME
Türkiye Cumhuriyeti mevzuatı kapsamında define arama faaliyetleri; 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, Define Arama Yönetmeliği ve ilgili diğer mevzuat hükümlerine tabidir.
Define araması yapılabilmesi için ilgili mevzuatta öngörülen şartların yerine getirilmesi ve yetkili makamlardan gerekli izin ve ruhsatların alınması zorunludur. İzinsiz define araştırması ile kültür varlığı bulmak amacıyla gerçekleştirilen izinsiz kazı veya sondaj faaliyetleri kanunen suç teşkil edebilir ve cezai yaptırımlara tabidir.
Sit alanları, korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu alanlar, mezarlıklar ve mevzuatla koruma altına alınmış diğer bölgelerde gerçekleştirilecek faaliyetlerde ilgili kanun, yönetmelik ve yetkili kamu kurumlarının kararlarına kesinlikle uyulmalıdır.
Bu internet sitesi; izinsiz define aramayı, kaçak kazıyı, tarihi veya kültürel varlıklara zarar verilmesini, kültür varlıklarının izinsiz olarak aranmasını, çıkarılmasını, taşınmasını veya ticaretini teşvik etmez, özendirmez ve bu tür faaliyetlere yönlendirme amacı taşımaz.
Site içerisinde kullanıcılar, üyeler veya üçüncü kişiler tarafından paylaşılan yorum, görüş, fotoğraf, video, arazi yorumu, işaret değerlendirmesi, yöntem, tavsiye ve benzeri içerikler paylaşımı yapan kişinin kendi görüş ve sorumluluğundadır. Bu tür içerikler site yönetiminin görüşü, önerisi, onayı veya herhangi bir faaliyete yönelik teşviki olarak değerlendirilemez.
Kullanıcılar, gerçekleştirecekleri her türlü araştırma ve arazi faaliyetinden önce yürürlükteki mevzuatı kontrol etmek, gerekli izinleri almak ve ilgili kamu kurumlarının talimatlarına uygun hareket etmekle yükümlüdür.