Zaman Soygunu- Likya Bolgesine ait eski tas baskilar (gravurler)

jeolog

Co Admin
Co Admin
Katılım
1 Tem 2016
Mesajlar
3,597
Tepkime puanı
4,546
Puanları
23
Konum
Muğla
İngiliz asıllı ressam gravürcü ve arkeolog Sir George Scharf (1820-1895) (okunuş: Ser Corc Şarf) University College okulunda eğitim görür. 1838 yılından itibaren Royal Academy'de profesörlük yapar. 1840 yılında Likya'ya ikinci yolculuğunu gerçekleştiren Sir Charles Fellows'a refakat eder ve 1843'te Britanya'nın Anadolu'ya gönderdiği arkeolojik ekibin resmi sanatçısı sıfatını alır.

İngiltere'ye döndüğünde, Scharf, arkeoloji ve sanat konulu yayınların resimlenmesi ile uğraşır. Koleksiyoncular Birliği ve National Gallery üyesi olur. Nitekim National Gallery (Londra sanat galerisi) Scharf'ın sanatına çok şey borçludur. Scharf, 1856 yılında, Londra'daki Crystal Palace sergi sarayının iç avlularının antik Yunan Roma ve Pompei stilinde düzenlemesini üstlenir. Ayrıca, İngiltere'de birçok tarihî binayı ziyaret etmiş ve bunlar hakkında çeşitli sanat tarihi dergilerinde yayınlanan sayısız makale kaleme almıştı. 1857 yılında kraliçe Victoria tarafından şövalye ünvanını alır ve 1858'de Roma Arkeoloji Enstitüsü üyeliğine seçilir.

Scharf'ın elyazması not defterleri bugün Londra'nın National Gallery müzesinde bulunmakta; arkeolojik araştırma ekibi üyesi olarak Anadolu'ya yaptığı gezide çizdiği arkeolojik eser ve tarihî manzara desenleri ise British Museum'da korunmaktadır. Bu desenlerden birkaçı, Ch. Fellows'un açıklamaları eşliğinde, burada sözkonusu olan yayının ilk bölümünü oluşturmaktadır. Gravürler Hullmandel ve Walton tarafından taşa nakşedilmişti. Hullmandel ayrıca Chr. Wordsworth'un okurlar tarafından pek sevilen kitaplarının resimlenmesi işinde de çalışmıştı.

Gine aynı ciltte, Scharf'ın 1843 Kasım ayından 1844 Şubat ayına dek Anadolu'nun Likya yöresinde bulunurken, Ch. Fellows'un talimatları üzerine çizdiği 29 adet taş baskı (gravür) yer almaktadır.

Britanya'lı arkeolog Sir Charles Fellows'un (okunuş: Ser Çarls Felous) (1799-1860)
14 yaşından beri çizdiği desenler daha sonra Lord Byron'ın yaşamını anlatan bir kitabın başlık sayfasında süs olarak kullanılır. Fellows 1820 yılından itibaren Londra'da yaşayıp İngiltere Bilimler Derneğinin (British Science Association) faal bir üyesi oldu. Annesinin ölümünden sonra, 1832 yılından itibaren uzun bir süre İtalya Yunanistan ve Doğu'da yaşar. Birçok deseni Lord Byron'un ünlü şiiri Childe Harold'da süs olarak kullanılmıştır. Fellows 1832'de İzmir'e yerleşir, buradan yola çıkıp Anadolu'nun o zamana kadar Batı Avrupalılar tarafından hiç bilinmeyen Lidya, Misya, Bitinya, Frigya, Pisidia, Pamfilya, Likya, Karya gibi yörelerine keşif gezileri yapar. Cesaretli bir karakteri olan Fellows yanına büyük sayıda yardımcı alarak özellikle o zamana kadar bilinmeyen Likya bölgesini (üç kez: 1838, 1839, 1844 yıllarında) araştırır. Ksanthos, Tlos, Telmissos, Myra, Olympos, Patara v.b. yerleri gezip buralardan Britanya devleti yararına sayısız arkeolojik eser taşır. Sadece bir seferinde, 1842 yılının Haziran ayında, İngiltere'ye heykel ve arkeolojik parçalarla dolu 72 adet sandık götürür. Tüm sefer masraflarını kendisi karşılamış olan Fellows ayrıca keşif gezilerinden çeşitli arkeolojik yazıtlar ve bitki ile hayvan dünyasından örnekler de toplamıştı.

Fellows, ilerideki yıllarda, araştırmalarının sonuçlarını -bilimsel açıdan tümüyle belgelere dayanmamakla birlikte- üç ayrı kitapta yayınlar. Bugün British Museum'da sergilenen bulguları "Ksanthos mermerleri" adıyla bilinmekte. Devlete hizmetleri ve Ksanthos mermerlerinin memleletine taşınması için gösterdiği gayret nedeniyle kendisine şövalye ünvanı verilmişti.

Fellows'un Anadolu'nun iç kısımlarını gezme fikrini kendisinden sonra izleyen öteki gezginler de aynı şekilde yolculuğun son derece zor koşulları, yer adlarının zamanla aşınıp değişime uğraması nedeniyle antik kaynaklardaki yer adlarıyla özdeşleşmesindeki büyük zorluklar, ve çeşitli etnik grupların ağır tavrı ve ağır yaşam ritmiyle karşılaşırlar.

Yazan: İoli Vingopoulou

Asagida bu ingilizin yaptigi bazi gravurlerde 1800lerde bu mezarlarin zaten acilmis oldugu goruluyor.

FB_IMG_1546706371351.jpg

FB_IMG_1546706425170.jpg

FB_IMG_1546706358241.jpg

FB_IMG_1546706347901.jpg

FB_IMG_1546706341717.jpg

FB_IMG_1546706299242.jpg
 

toyalp

Bulaşan mazlumun ahıdır.Kainat bu yükü kaldıramaz.
Süper Moderatör
Katılım
29 Kas 2016
Mesajlar
2,229
Tepkime puanı
418
Puanları
12
Konum
İstanbul
Ellerine sağlık ustam. Bunların bir çoğu selçuklular bir çoğu osmanlı bir çoğu da cumhuriyet döneminde devlet tarafından görevlendirilen memurlar tarafından açıldığı zaten bilinmekte. Hatta romalılara ait olmayanlarının romalılar tarafından soyulduğu da söz konusu. Bu yüzden bize en derinlerini bırakmışlar. Bu yüzden sağlam bir tespit aracı lazım :)
 

jeolog

Co Admin
Co Admin
Katılım
1 Tem 2016
Mesajlar
3,597
Tepkime puanı
4,546
Puanları
23
Konum
Muğla
Gün yüzune cikartmak bizim donemimize kalmis olmasi bir onur olsa gerek :)
 
Üst