Lahitler

adszz

Member
Katılım
24 Kas 2018
Mesajlar
57
Tepkime puanı
2
Puanları
3
Ekli dosyayı görüntüle 224106Ekli dosyayı görüntüle 224107Ekli dosyayı görüntüle 224108
Ekli dosyayı görüntüle 224109
LAHİT

Pişmiş toprak, taş ya da mermer vb.’den yapılan, içine ölünün yerleştirildiği sanduka.

TARİHÇE

Mısır’da lahitlere, Eski İmparatorluk döneminden başlayarak pi*ramitlerin mezar odalarında, mastabalarda ve kayalara oyulmuş nekropolislerde rastlanır; genellikle saray cephelerini an*dıran süslemelere sahiptirler. Daha sonraları lahitler mitolojiden alınma sahnelerle süslendi. Dikdörtgen prizma biçiminde ve oldukça büyük boyutlarda olan granit, ki*reçtaşı vb. lahitler, yapımları tamamlanma*dan yerlerine konur, lahdin içine de mum*yayı barındıran tabut yerleştirilirdi. Geç dönemde, tabutun kendisi mumya şekli*ni aldı. Cenaze töreninden sahnelerin betimlendiği resimlerle süslü, Aya Triada’da ortaya çıkarılmış lahitten de anlaşıldığı gi*bi, Girit’te Minos döneminde İ.Ö. XV. yy.’a doğru pişmiş toprak lahitler kullanılıyordu.

Yunanistan’da lahit kullanımının yaygın*laşması Hellenistik dönemdedir. Sidon’da (bugün sayda) ortaya çıkarılan ve büyük bir olasılıkla son yerel hükümdar Abdalonymos’a ait olan ünlü “İskender lahdi” (İ.Ö. IV. yy.), bu dönem lahitlerinin en dik*kate değer örneklerinden biridir. Savaş sahnelerinin güçlü ve ritim dolu bir üslup*ta ele alınması, gerçeğin yeni bir anlayış*la kavrandığını gösterir. Bu da, Hellenis*tik döneme özgü temel bir niteliktir. Sidon kentinin nekropolisinde Osman Hamdi Bey tarafından 1887’de ortaya çıkarılan la*hitler, İstanbul Arkeoloji müzeleri’ndedir. Sidon krallarının gömülü olduğu bu lahit*ler çeşitli dönemlere tarihlenir: klasik yu*nan sanatının etkilerini taşıyan Satrap ve Lykia lahitleri İ.Ö. V. YY’dan, Ağlayan ka*dınlar ve İskender lahitleriyse İ.Ö. IV. yy. ikinci yarısındandır. Bu lahitlerin tüm cep*heleri üstün nitelikte kabartmalarla süslü*dür. Lykia bölgesinde ahşap inşaattan esinlenen çok sayıda lahit yapılmıştır (Ksanthos’ta payeli lahitler, Payava lahdi).

Etruria’da, lahit olarak adlandırılan san*dukalar, aslında ölünün küllerinin kondu*ğu, kapağı ziyafet yatağı biçiminde me*zar umalarıdır. Lahit kapaklarında, yarı yatmış durumda betimlenmiş çiftlerin yüz ifadelerindeki canlılık ve ellerindeki zarif*lik, sanatçıların killi toprağı şekillendirme*deki teknik ustalığını ortaya koyar.

Ölülerini yakma geleneğinin de varlığı*nı sürdürdüğü Roma’da mermer lahit kullanımının, yunan etkisinde kalmış Anado*lu kentleriyle temaslar sonucu ortaya çık*tığı sanılmaktadır. Hellenistik natüralizminin etkisini taşıyan seri bir imalatla karşı*laşılır. Roma’da yapılan lahitlerin üç yüzü süslenmiştir; II. yy.’ın sonlarına doğru mi*tolojik sahneler, yerlerini günlük yaşam*dan alınmış konulara bırakırlar. Anadolu’ da bir yol boyunca dizilmiş ya da anıt me*zarda bir niş içine duvara yerleştirilmiş ro*ma lahitlerinde, genellikle bir cephe özen*le işlenmiştir. İstanbul Arkeoloji müzeleri’nde ve öteki müzelerde sergilenmekte olan bu lahitlerde yaprak ve meyvelerden mey*dana gelen askı çelenkleri taşıyan öküz başları (bukranion) ya da Nike ve Eros ka*bartmaları yer alır. Bunların yanı sıra Medusa başları ya da tiyatro maskları da kul*lanılmıştır. Mitolojiden alınan kabartmalar arasında Phaidra ile Hippolytos efsanesi*nin işlendiği ve İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde sergilenmekte olan lahit güzel ör*neklerdendir. Phaidra lahdin ana cephe*sinde, yüksek kabartma biçiminde işlen*miştir. Bu dönemin en iyi örneklerinden bi*ri de İ.S. II. yy.’dan Sidamara Lahdi’dir (İs*tanbul Arkeoloji müzeleri). Gövdesi sütun

ve kabartmalarla süslü lahit, Konya Ereğlisi’ndeki Sidamara’da bulunmuştur 3 m.’yi aşan uzunluğuyla bu türün en büyük ör*neklerindendir. Uzun ve kısa yüzlerinde, korinthos düzeninde sütunlarla ayrılmış nişler içindeki figürler yüksek kabartma tekniğiyle işlenmiştir ve heykel görünümündedirler. Sardeis’te ortaya çıkarılmış ve yazıtına göre Claudia Antonia Sabina’ ya ait bir lahitteyse sütunların arasında heykeller bulunur. Bu lahitlerin kapağının üzerinde lahdin sahiplerini uzanmış biçim*de betimleyen heykeller vardır.

Kabartmalarla süslü Hıristiyan lahitleri*nin çoğu IV. yy.’a aittir. Atölyeler, Roma, Provence, İspanya, İstanbul ve Afrika’da bulunuyordu. Ravenna’da, İstanbul ve Roma’dan süzülerek gelen yunan ve doğu etkileri görülür. Figürlü (özellikle İsa ve Ha*varileri) lahitler dizisi, 440-450 yıllarında son bulur, buna bağlı olarak da, bu lahit*lere özgü güçlü plastik anlayış, yerini, süs*lemeye ağırlık veren bir üsluba bırakır: içinde palmiyeler ve haçlar bulunan aediculalar; kuzu sürüleri; daha sonraları, ölü üzerine bilgi veren yazıtı çevreleyen basit haçlar. Sonunda, el sanatlarının (do*kumalar, fildişi eşyalar) esinlediği örgü bi*çimli ve girift bezemelerin yaygınlaşmasıy*la, yaratıcılık yok olur.

İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde IV. ve V. yy.’lardan, Bizans imparatorlarına ait, tek parça kırmızı porfirden oyulmuş lahitler bulunmaktadır. Ayrıca küçük, Hıristiyanlığı simgeleyen motiflerle süslü örnekler de vardır. İstanbul’un Fatih semtinde, Sarıgüzel’de ele geçen Sarıgüzel lahdi, çok ka*liteli, saydamımsı mermerden oyulmuştur; gövdesinin uzun yüzlerinde Havariler’in kabartmaları yer alır. Ayasofya’nın avlu*sunda da Bizans lahitlerinden örnekler sergilenmektedir. Zeyrek Camisi’nden (Pantokrator manastırı kilisesi) getirilmiş büyük bir lahit yeşil breşten yapılmıştır.

Galya’da, Arles okulu etkisinde yapılmış olan figürlü lahitler, Antikçağ geleneğini sürdürür; Aquitania okuluna bağlı olanlar ise, daha çok geometrik şekillerle süslüdür. Merovenjler döneminde, lahitler yivli bezemelere sahip, yamuk biçiminde ka*ba sandukalardır. Roman döneminde, ye*raltındaki bezemesiz asıl lahdin üzerine, zengin oymalarla süslenmiş bir yalancı sanduka ya da sütunların ve aslan figürlerinin taşıdığı basit bir kapak yerleştirilir. Gotik dönemde, kapağın üzerinde, yatmış pozisyonda bir heykel yer alır. Rönesans döneminde ise, üzerlerinde çoğu kez ölü*nün betimlendiği az çok oymalı lahitler, zengin mimari süslemelere sahiptir.

Lahitler, klasik dönem anıt mezarların*da sıkça kullanılmıştır; bu anıtlarda ölü, diz çökmüş ve dua eder biçimde (Kardinal de La Rochefoucauld’nun Buyster tarafından yapılmış olan mezarı) ya da tören yatağı*na benzer bir yatağa uzanmış olarak (H. de Keyser’in gerçekleştirdiği Sessiz Willem’in Delft’teki mezarı; Coyzevox tarafın*dan yapılmış olan Mazarin’in mezarı) betimlenmiştir. Roma’da, San Pietro bazilika-sı’nda yer alan Urbanus Vlll’in mezarın*da (Bernini) papa, içinden bir iskeletin çık*tığı lahdinin üzerinde betimlenmiştir.
Alıntıdır. sef_er
 
Son düzenleme:

sef_er

Operatör
Katılım
3 Şub 2014
Mesajlar
1,311
Tepkime puanı
10
Puanları
0
Yaş
51
adszz benim icin ilginc bir konu, fakat cok tehlikeli gozukuyor, bakalim nasil tepkiler gelecek, tşk
 

bestami

Aktif Üye
Katılım
29 Ağu 2018
Mesajlar
100
Tepkime puanı
4
Puanları
4
çok özel bilgiler, teşekkürler üstadım, bilgiler için
 

adszz

Member
Katılım
24 Kas 2018
Mesajlar
57
Tepkime puanı
2
Puanları
3
sef_er ustam internetten rastgele alma paylaşayım istedim.
 

Mal bulanındır

BELKIDE INSANLARIN ELINDE KALAN SON SEY UMUTLARIDI
Katılım
27 Nis 2018
Mesajlar
7,969
Tepkime puanı
9,730
Puanları
23
Konum
Yaşamın olduğu her yer
sef_er ustam internetten rastgele alma paylaşayım istedim.
kardes iyi niyetlisin ama busekilde olmaz....tarif .azmettirme.yonlendirme on ayakolma .ozendirme gibi suclamalarla karsikarsiya kalirsin basin agrir..gelsen kardesini dinlee.zaten millet bahaneye bakiyo..muzeciler tav olmus zaten bize..kendini orseletme..boss konusmam ben.koy bi manzara resmi havamiz degissin..
 

sef_er

Operatör
Katılım
3 Şub 2014
Mesajlar
1,311
Tepkime puanı
10
Puanları
0
Yaş
51
adszz altına alinti olduğunu yazsaydıniz keşke, size mal edilebilir
 

Kamhi Leonard

PiSaGoR
Katılım
15 Ağu 2018
Mesajlar
3,864
Tepkime puanı
3,820
Puanları
23
Konum
♨️TATVAN♨️
Iyi hoş lakin sonlara doğru çiğneyip atmışsın.. :)
Mumyalama işlemi yapılırken kullanılan sıvı
Ve sıkışmış demini almış metan gazi

Ama en önemlisi ise ...
Lahit neden yerinden canlanmasın para eden kısmı budur bilmediğiniz şeyler var yok deyil ama sorarak öğrenilir ortaya teori veya idda atarak deyil
 

sef_er

Operatör
Katılım
3 Şub 2014
Mesajlar
1,311
Tepkime puanı
10
Puanları
0
Yaş
51
Kamhi Leonard ustam konu tehlikeli şüphesiz, ama ogrenmek te bir sakınca yok herhalde, fakat yanlış olanlar nedir biraz yazarmisiniz
 
Üst