Mal bulanındır
BELKIDE INSANLARIN ELINDE KALAN SON SEY UMUTLARIDI
Manisa
Efsaneye göre altı kız, altı erkek çocuğa sahip olan “Niobe” çocuklarının fazlalığı ile övünurmus. Niobe, Apollon ve Artemis’in annesi olan Leto’yu küçümser ve onunla dalga geçer. Annelerinin isteği üzerine Artemis ve Apollon, Niobe’nin tüm çocuklarını öldürür. Bu olay karşısında Niobe çok acı çeker. Bu durumu gören Zeus ise Niobe’nin acılarını dindirmek için Spil Dağı’nda Niobe’yi bir kayaya dönüştürür. Bu kayaya “Ağlayan Kaya” denilmektedir! Bugün bu dağ Turkiye’nin 36 milli parkindan biridir.
Manisa, Romalılar tarafından yönetilmiş, Saruhan Beyliği tarafından Bizanslılar’dan alınmış. Saruhan Beyliği ise daha sonra Osmanlı egemenliğine girince, Osmanlı Devleti içerisinde şehzadelerin yetiştirildiği bir şehir olmuş. Fatih Sultan Mehmet ve Kanuni Sultan Süleyman, Manisa’da yetiştirilmiş ve buradan hükümdarlığa getirilmiş.
Lidya devleti ayrı bir öneme sahiptir. Bu devletin başkenti bugün Salihli ilçesi sınırları içerisinde bulunan Sart (Sardes) beldesidir. Zenginliğini altın işletmeciliğinden alan bu devlet aynı zamanda parayı takas yerine geliştiren ve uygulayan ilk devlet olma özelliğine sahiptir. Çağının en güçlü devleti olabilmiştir. Kredi kartı benzeri “devlet tarafından tasdikli kredi levhaları” uygulamaları olduğu da bilinmektedir. Tarihi “İpek Yolu” yine bu Sart beldesinden geçmektedir. Ayrıca Sart’ta bulunan ve yine Lidyalılardan kalan “Artemis Tapınağının” yanında İncil’de bahsedilen 7 kiliseden birisi bulunmaktadır. Ayrıca bu kalıntılar içerisinde “Piramit Mezar” ise yine ilgi çekicidir. Bu bölge çok ilginç ve gizemlidir. Mitolojide bahsedilen “Lucifer” in mezarının ise bu bölgede bulunduğunu bize mitolojik kaynaklar söylemektedir. Bu bölge yüzlerce tümülüslere (Kral Mezarlarına) sahiptir. Bu yapılar da bir o kadar ilginçtir. İngiliz arkeolog Peter James 1995 ve 1998 yıllarında Manisa’da yaptığı araştırmalar sonucunda BBC ekibi ile bir belgesel çekmiştir. “Atlantis, Spil Dağı’nda” iddiasını ortaya atan İngiliz araştırmacı Peter James, Atlantis’in Manisa’da araştırılması için Londra’da araştırma fonlarına başvurduklarını belirtmiştir. Bu iddialar kanıtlanabilirse eğer Manisa dünyanın en meşhur şehri olabilir.
Kayıp kıta Atlantis Manisa’da mı?
1995 yılının sıcak bir yaz günüydü… Her yaz olduğu gibi bu yaz da güneş ışınları Spil’in dik yamaçlarını yalayarak Manisa’nın üzerine bir ok gibi saplanıyordu. Değişik kıyafetli, buralı olmadığı her halinden belli olan bir yabancı, Manisalı dağcı Haydar Aksakal’ın başına dikildi ve “Niobe, Tantalos, Kibele ile Sülüklügöl’ü görmek istiyorum” dedi. İşte Manisa’da Atlantis macerası böylece başlamış oldu.”
Hikayenin devamını Manisalı dağcı Haydar Aksakal anlatıyor:
Manisa“Yabancıyı bizim dağcılık kulübüne götürdük. Kulüpteki arkadaşlarla sohbete koyulduk. Yabancı, bizim arkadaşların dağcılık, arkeoloji ve daha bir çok alanda yaptığı sohbete hayran kalmış. Ertesi gün, genç dağcılarla birlikte Cüneyt’i de onun emrine verdim. Dört gün boyunca Cüneyt, yabancıyı Spil’de gezdirdi. Tabii bu gezileri sırasında bize hiçbir şey söylemiyordu. Biz de herhalde Manisa Dağı’nı çok sevdi, dolaşıyor diye düşünüyorduk. Neyse yabancıyı geçirdik ve bir daha da görmedik. Taa ki 25 Eylül 1998’e kadar… Bir gün Londra’dan bir telefon geldi, telefondaki kişi adının Peter James olduğunu söyledi. Bir süre hatırlamakta tereddüt ettim ama “Spil’e çıkmıştık” deyince hatırladım; bizim yabancıydı. James, bana Yunanlı arkeolog Nikos Kokkinos ve BBC televizyonundan iki prodüktör, Peter Getsel ve Uri Rodner ile birlikte Manisa’ya geleceklerini bildirdi ve kendilerine yardım edip edemeyeceğimi sordu. Ben de kendilerine yardıma her zaman hazır olduğumu söyledim.
Manisa25 Eylül 1998 günü beş kişi geldiler, oysa biz dört kişi sanıyorduk, meğer TRT’den arkeolog Semih Aközlü’yü de tercüman olarak almışlar. James bana Himalayalar dahil, dünyadaki birçok dağa çıktıklarını, prodüktörlerin de özellikle doğa çekimlerinde çok başarılı olduğunu ekledi. Ben de BBC gelmiş, bizim Manisalı dağcıları da çağırayım da dağcılarımız dünyaca tanınsın, diye düşünüyordum. Ama işin aslı öğle değilmiş.
James, elime kalın bir kitap tutuşturana kadar ne olduğunu anlayamamıştım. Kitabın adı: “Krallığın Çöküşü ve Atlantis’in Sırları Çözüldü” idi. James ile görüşmediğim süre içerisinde bu kitabı yazmış. Kitabın önsözüne göz attığımda, Manisa Dağcılık Kulübü’ne ve dağcılarımıza teşekkür ettiğini gördüm. Olayın arkası çorap söküğü gibi geldi. James’in buraya dağa tırmanmak için değil, kayıp uygarlık Atlantis’i bulmak için geldiğini anladım.” Demiş üstad.
YASAL UYARI VE BİLGİLENDİRME
Türkiye Cumhuriyeti mevzuatı kapsamında define arama faaliyetleri; 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, Define Arama Yönetmeliği ve ilgili diğer mevzuat hükümlerine tabidir.
Define araması yapılabilmesi için ilgili mevzuatta öngörülen şartların yerine getirilmesi ve yetkili makamlardan gerekli izin ve ruhsatların alınması zorunludur. İzinsiz define araştırması ile kültür varlığı bulmak amacıyla gerçekleştirilen izinsiz kazı veya sondaj faaliyetleri kanunen suç teşkil edebilir ve cezai yaptırımlara tabidir.
Sit alanları, korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının bulunduğu alanlar, mezarlıklar ve mevzuatla koruma altına alınmış diğer bölgelerde gerçekleştirilecek faaliyetlerde ilgili kanun, yönetmelik ve yetkili kamu kurumlarının kararlarına kesinlikle uyulmalıdır.
Bu internet sitesi; izinsiz define aramayı, kaçak kazıyı, tarihi veya kültürel varlıklara zarar verilmesini, kültür varlıklarının izinsiz olarak aranmasını, çıkarılmasını, taşınmasını veya ticaretini teşvik etmez, özendirmez ve bu tür faaliyetlere yönlendirme amacı taşımaz.
Site içerisinde kullanıcılar, üyeler veya üçüncü kişiler tarafından paylaşılan yorum, görüş, fotoğraf, video, arazi yorumu, işaret değerlendirmesi, yöntem, tavsiye ve benzeri içerikler paylaşımı yapan kişinin kendi görüş ve sorumluluğundadır. Bu tür içerikler site yönetiminin görüşü, önerisi, onayı veya herhangi bir faaliyete yönelik teşviki olarak değerlendirilemez.
Kullanıcılar, gerçekleştirecekleri her türlü araştırma ve arazi faaliyetinden önce yürürlükteki mevzuatı kontrol etmek, gerekli izinleri almak ve ilgili kamu kurumlarının talimatlarına uygun hareket etmekle yükümlüdür.
Hayim Ventura´nın eşi Zinbul´a ait mezar taşı