Dedektorburada Banner Mobile

Kurt başı topal ayı geyik balıklar

  Dedektorburada Banner Mobile

paytoncu

Bilgili Üye
Katılım
14 Şub 2023
Mesajlar
267
Tepkime puanı
108
Puanları
7
Konu sahibi yazmışta yazmış valla okumadım.
ama bu kadar hikaye yalansız olmaz
bu işler aslında basittir bu kadar konuşmaya bile gerek olmaz.
artık bu işler ayağa düştü hatta daha da aşağıya
kişi kendinden bilir işi siz okadarmı sahtekar yalan düzenbazsınız herkesi kendinizle karıştırmışsınız.. uslub yaratılmış en yüksek makamdır ayak takımında bulunmaz.. ayağa düşen aslında kendinizsiniz..
 
Katılım
6 Ağu 2025
Mesajlar
1
Tepkime puanı
3
Puanları
1
Selam ve muhabbetle…
Yazdığınız metni bir solukta okudum. Her bir sembol, her bir figür adeta taşlara kazınmış bir destan gibi. Bu anlatının içinde sadece define değil, bir halkın sesi, bir medeniyetin izleri var.
Kurt başı kuzeydoğuya bakıyorsa, bu yönün seçilmesi tesadüf değildir. Türk mitolojisinde kurt, rehberdir; yön gösterir. Dili dışarıda, S harfi gibi kıvrılmışsa, bu bir geçişin, belki de bir sınavın işaretidir.
Gözleri olmayan insan figürü… Bu beni derinden etkiledi. Gözsüzlük bazen körlük değil, içsel bir görüdür. Belki de bu figür, hakikati dışarıda değil içeride arayan bir bilgeyi temsil eder.
Topal ayı ve topal geyik… İki farklı doğa gücü, iki farklı anlatı. Ayı korur, geyik rehberlik eder. Nergis çiçeği ise yeniden doğuşun sembolüdür. Bu üçlü bir aradaysa, orada bir dönüşüm vardır.
Bakraçlı kız, sepetle ot uzatan figür… Kadın figürleri genellikle bereketi, rehberliği ve geçişi temsil eder. Bu alan bir ritüel alanı olabilir. Belki bir adak yeri, belki bir saklı geçit.
Yılanlar, topuz, haç… Bu semboller bir sınavın, bir korumanın ve bir geçidin işaretidir. Zincirli insanlar ve esir figürleri, belki de bu geçidi aşamayanları anlatır.
At ayağı, insan ayağı, kantar, kaşık, kadeh… Bunlar bir yaşam alanının izleri. Belki bir saklı sofra, belki bir kutsal alan. Her biri bir hikâye anlatıyor.
ZO harfleri ve tahrip edilmiş yazılar… Bu bana unutturulmak istenen bir hikâyeyi çağrıştırıyor. Belki bir eşkıya anlatısı, belki bir yasaklı aşk, belki de bir halk kahramanının izi.
Bu anlatı sadece taşlara değil, kalbe de kazınmış. Her bir sembol, bir anahtar gibi. Ve bu anahtarlar, doğru yorumlandığında bizi sadece defineye değil, bir kültürün kalbine götürür.
Yorumlarınızın derinliği ve anlatımınızın gücü için teşekkür ederim.
Bu izleri birlikte çözmek, bu hikâyeyi birlikte tamamlamak dileğiyle…
Saygı ve sevgiyle,
 

james

Aktif Üye
Katılım
17 Ağu 2024
Mesajlar
113
Tepkime puanı
71
Puanları
5
kişi kendinden bilir işi siz okadarmı sahtekar yalan düzenbazsınız herkesi kendinizle karıştırmışsınız.. uslub yaratılmış en yüksek makamdır ayak takımında bulunmaz.. ayağa düşen aslında kendinizsiniz..
Maşallah kardeşim. umarım muvafık olursun.
 

paytoncu

Bilgili Üye
Katılım
14 Şub 2023
Mesajlar
267
Tepkime puanı
108
Puanları
7
Selam ve muhabbetle…
Yazdığınız metni bir solukta okudum. Her bir sembol, her bir figür adeta taşlara kazınmış bir destan gibi. Bu anlatının içinde sadece define değil, bir halkın sesi, bir medeniyetin izleri var.
Kurt başı kuzeydoğuya bakıyorsa, bu yönün seçilmesi tesadüf değildir. Türk mitolojisinde kurt, rehberdir; yön gösterir. Dili dışarıda, S harfi gibi kıvrılmışsa, bu bir geçişin, belki de bir sınavın işaretidir.
Gözleri olmayan insan figürü… Bu beni derinden etkiledi. Gözsüzlük bazen körlük değil, içsel bir görüdür. Belki de bu figür, hakikati dışarıda değil içeride arayan bir bilgeyi temsil eder.
Topal ayı ve topal geyik… İki farklı doğa gücü, iki farklı anlatı. Ayı korur, geyik rehberlik eder. Nergis çiçeği ise yeniden doğuşun sembolüdür. Bu üçlü bir aradaysa, orada bir dönüşüm vardır.
Bakraçlı kız, sepetle ot uzatan figür… Kadın figürleri genellikle bereketi, rehberliği ve geçişi temsil eder. Bu alan bir ritüel alanı olabilir. Belki bir adak yeri, belki bir saklı geçit.
Yılanlar, topuz, haç… Bu semboller bir sınavın, bir korumanın ve bir geçidin işaretidir. Zincirli insanlar ve esir figürleri, belki de bu geçidi aşamayanları anlatır.
At ayağı, insan ayağı, kantar, kaşık, kadeh… Bunlar bir yaşam alanının izleri. Belki bir saklı sofra, belki bir kutsal alan. Her biri bir hikâye anlatıyor.
ZO harfleri ve tahrip edilmiş yazılar… Bu bana unutturulmak istenen bir hikâyeyi çağrıştırıyor. Belki bir eşkıya anlatısı, belki bir yasaklı aşk, belki de bir halk kahramanının izi.
Bu anlatı sadece taşlara değil, kalbe de kazınmış. Her bir sembol, bir anahtar gibi. Ve bu anahtarlar, doğru yorumlandığında bizi sadece defineye değil, bir kültürün kalbine götürür.
Yorumlarınızın derinliği ve anlatımınızın gücü için teşekkür ederim.
Bu izleri birlikte çözmek, bu hikâyeyi birlikte tamamlamak dileğiyle…
Saygı ve sevgiyle,
çok teşekkür ediyorum değerli yorum ve bilginiz anlayınış ve aydın görüşünüz için . saygı ve sevgi bizden olun.
ben demek yakışık almaz lakin sanıyorlarki herşey gözümüzle görüp benzettiğimizden ibaret oysa aranan bulunmuyorsa sırlarla doludur. bunu çözmek bilgelik akıl mantık ve iz sürmekle birlikte araştırmada iter sadece duyum yada görsel yeterli değildir her bölgede aynı hesaplar var ama biri doğrudur gerisi oyalayıcı ve dikkat çekmek için kullanılmış şeylerdir. lakin kimse anlamıyor sanıyorlarki elimde yazı var yada sitelerden bakıp yazıyorum .. oyaki benim hiçbir siteyle yazıya ihtiyacım yok zaten kimseyede yok ben alana girip oturduğumda o alanda ne varsa görüyorum zaten belgeyi gözümemi sokayım.. alanda yok denilecek kadar oygun olmuş nadir yerlerde küçük ufak tefek şeyler gitmiş hepsi bu.. yani doğru yerde isen ne belge nede başkasına ihtiyaç duymazın zaten.. okuma nezaketinden dolayı teşekkür ederim
 
Üst